Tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun da yargılandığı İBB davasında
42 gün geride kaldı. Dün 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin ardından
yapılan ilk duruşmada daha önce etkin pişmanlıktan yararlanan iş adamı
Vedat Şahin ifadesini geri çekmiş, yönlendirme ile ifade verdiğini
söylemişti.
Dünkü duruşma özellikle CHP hakkında verilen butlan kararından sonra İmamoğlu'nun yapacağı açıklamalar açısından kritik önem taşıyordu. İmamoğlu yaptığı kısa konuşmada butlan konusuna değinip, Kılıçdaroğlu için "Allah onu affetsin diye dua ediyorum ama millet affetmeyecek" ifadelerini kullandı.
Bugünkü duruşma tutuklu sanık Yunus Göçer'in savunması ile başladı, Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Onur Aldı'nın savunması ile bitti. Silivri'de ziyaretlerin de olduğu günde duruşma erkenden bitti.
Bugünkü duruşmada Hasan Yalaz'ın savunmasının ardından savunma sırası 3 kişi atladı. Bunun nedeni ise "Bir tutuklunun avukatının cenazesi olduğundan, bir sonraki tutuklulunun görüşte olmasından ve diğer tutuklulunun hazırlanamadığı, avukatının salonda olmamasından dolayı sıra atlandığı ifade edildi" şeklinde açıklandı.
Davanın 43. duruşmasına Murat Ongun'un soruları damgasını vurdu. Ongun, iddianamede kendisine bağlı bir örgüt üyesi olarak tanımlanan Onur Aldı'ya sorular sordu. Bu sorular duruşmanın en dikkat çeken anlarından birisi oldu.
İşte İBB davasının 43. gününde yaşananlar...
Onur Aldı, savunmasını tamamladıktan sonra Murat Ongun'un sorularını yanıtladı. Ongun, iddianamede kendisine bağlı bir örgüt üyesi olması ile suçlanan Aldı'ya sorular sordu. Murat Ongun ile Onur Aldı arasındaki soru cevap şu şekilde oldu:
Murat Ongun: Onur Bey, sizi işe kim aldı?
Onur Aldı: Ben, Ertan Bey ile bir toplantı yaptım. zaten şöyle; ben daha önce...
Murat Ongun: Yani size iş davetini, iş teklifini kim yaptı ve kimlerle görüştünüz?
Onur Aldı: Murat Abbas Bey'le daha öncesinde çalışıyorduk. Doğuş Grubu'nda da birlikte çalışmıştık ama ayrı birimlerdeydik. Zorlu'da birlikte çalıştık daha çok. Ardından Murat Abbas Bey İBB'de işe başladığında, ben Zorlu'da çalışıyordum. Oraya kendileri davet ettiler. Ve yine, o görüşme... Yani 3-4 aşamalı görüşmelerden geçtim.
Murat Ongun: Yani size iş daveti aldığınızda zaten mevcuttaki bir işiniz vardı, çalışıyordunuz?
Onur Aldı: Evet.
Murat Ongun: Peki benimle tanışıyor muydunuz
Onur Aldı: Hayır tabii ki tanışmıyordum
Murat Ongun: Peki. Sözde bana bağlı, örgüt kodunda bir üyem olduğunuza ilişkin soruları size yöneltiyorum. İddianame yazarları tarafından Kültür A.Ş.'nin bütün iş ve işlemlerinin, ihalelerinin, her ne varsa, Allah ne verdiyse bunların hepsinin benim talimatım, benim emirlerim doğrultusunda yapıldığı ve benim bilgim doğrultusunda yapıldığı iddia ediliyor. Siz beni Kültür A.Ş.'de hiç gördünüz mu?
Onur Aldı: Görmedim.
Murat Ongun: Siz, benim Kültür A.Ş. ile ilgili yaptığınız işlere herhangi bir müdahalemi... Siz Genel Müdür Yardımcısısınız, yani üst düzey yöneticisiniz. Sizi bir kez dahi arayıp herhangi bir talimat ya da bir bilgi verdim mi?
Onur Aldı: Asla.
Murat Ongun: Peki sizinle herhangi bir sosyal yakınlığım var mı? Oturup bir bardak çay içmişliğimiz var mı?
Onur Aldı: Yok, asla. Organizasyonlarda, şeylerde belki yan yana gelmişizdir.
Murat Ongun: Peki. Biraz evvel Savcı Bey'in sorduğu soruyu biraz daha açayım. Ben Dijital Deneyim Müzesi'nin yapımı ile ilgili olarak ihale süreçlerinde hiçbir toplantıda, hiçbir etkinlikte ben bulundum mu? Size herhangi bir firma önerisinde bulundum mu?
Onur Aldı: Yok, hayır.
Murat Ongun: Bahse konu Tuce firmasının müze kurulumu dediğiniz inşai işlerle herhangi bir ilgisi var mı?
Onur Aldı: Yok, hayır.
Murat Ongun: Kültür A.Ş.'nin Tuce'ye ödediği herhangi bir para var mı?
Onur Aldı: Hayır. Yani detayını bilmiyorum ama yok.
İBB davasında savunma sırası 3
kişi atladı. Kürsüye kendisini savunmak için Onur Aldı çıktı. Davada
kendisini henüz savunmayan tutuklu sayısı 33'e geriledi. Savunma
sırasının 3 kişi atlamasının nedeni belli oldu. Bir tutuklunun
avukatının cenazesi olduğundan, bir sonraki tutuklulunun görüşte
olmasından ve diğer tutuklulunun hazırlanamadığı, avukatının salonda
olmamasından dolayı sıra atlandığı ifade edildi.
Tutuklu Hasan Yalaz'ın savunmasının ardından mahkeme heyetinin verdiği 1 saatlik ara sona erdi. Aranın sona ermesi ile heyet ile tutuklular salona getirildi.
Yunus Göçer, Serdar Haydanlı'nın ifadesinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak dışarı çıkma telaşından başka bir şey olmadığını söyledi. Savunmasını tamamlayan Göçer'in ardında söz alan avukatı Murat Aydoğan ise "Haydanlı verdiği ifadede İBB ile iş yapan tüm şirketler hakkında naylon faturası iddiasını kullanıyor. Doğru olmadığı dosyadaki delillerle sabittir" dedi.
Göçer savunmasında hakkında tanık beyanı veren Gürkan Coşkun'un ifadelerinin 19 Mart'tan 3 gün sonra olduğunu ve bu ifadelerin de aynen iktidar medyasında yayımlandığını söyledi. Coşkun ile 2023'te büyük bir iş yaptığını kaydeden Göçer, parasını alamadığı için dava açtığını, malının bir kısmını almasının ardından piyasadan utandığı için iade ettiğini belirtti.
Etkin pişmanlıkçı Serdar Haydanlı ile yakinen tanış olduklarını, kendisi hakkınad naylon fatura suçlaması yaptığını ancak bunun doğru olmadığını söyledi. Bu isimlerin ifadelerini sadece dışarı çıkmak için verdiğini kaydeden Göçer, yaşamı boyunca İBB İştiraki Kültür AŞ'den bir tane ihale aldığını söyledi.
Davanın 43. duruşmasında tutuklulardan Yunus Göçer savunmasın yapmak üzere hakim karşısında.
Beltur'daki usulsüzlük belgelendi! İBB sosyal tesisleri peşkeş çekti12 izlenme
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ hastaneye kaldırıldı!13 izlenme
Diva Yaşama Veda Etti14 izlenme
Adalet Bakanı Aydınlık’a konuştu: 'Son sözü Türk mahkemesi söyleyecek'10 izlenme
DÜNYADA 2 . SIRADAYIZ .1. AMERİKA 2.TÜRKİYE 3.FRANSA14 izlenme
Erdoğan'dan yeni bir ek vergi müjdesi!12 izlenme
"Kara kutu" Cemal Mahmud Abid Mabruk itirafçı oldu.14 izlenme
Raflar meğerse doluymuş13 izlenme
Son dakika: Milli Eğitim Bakanlığı ara tatil sonrası ilk haftanın programını paylaştı! İşte TRT EBA haftalık ders programı...
Danıştay'dan Andımız kararı: Artık okunmayacak!
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ’Egemenlik haklarımızı kullanmakta tereddüt etmiyoruz”
Baba Vanga’nın tüyler ürperten kehanetleri