Home
11 Mart 2026 ( 0 izlenme )
Reklamlar

İBB davasında üçüncü gün sona erdi! İBB tutuklusunun anlattıkları salonu buz kestirdi


İBB Davası'nda üçüncü gün sona erdi. İlk iki gün gerginliğin had safhada geçtiği dava Türkiye'nin ana gündem maddesi. Davanın üçüncü gününde savunmalar devam etti. Duruşma selamlaşmanın jandarma tarafından engellenmesi yüzünden gerginlikle başladı. Bulut Aydöner savunmasını yapıp beraatini istedi. Aydöner cinayet koğuşunda kaldığını açıkladı. Sırrı Küçük savunmasını yaptı.


İBB'ye yönelik soruşturma kapsamında açılan davada, İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile birlikte toplam 107 tutuklu isim dün ikinci kez hakim karşısına çıktı.

Davanın ilk celsesinin ikinci oturumu da gergin başladı. Mahkeme başkanının kararıyla avukatlara kimlik kontrolü uygulanmak istenmesi salonda tartışma yarattı; avukatların itirazı üzerine bu uygulamadan vazgeçildi.

Mahkeme başkanı, savunmaların arife gününe (19 Mart) kadar devam edeceğini ve nisan sonunda ara karar verileceğini açıklamıştı.

İddianame özetinin okunmasının ardından ilk kez kürsüye çıkan İmamoğlu, yargılamanın adil yürütülmesi çağrısı yaptı.

İkinci günde İmamoğlu’na söz verildi ve beyanları ilk kez zapta geçti. Savunma yapan Aykut Erdoğdu ise iddianamedeki bazı iddiaları eleştirerek “Bana 24 yaşında siyahi futbolcu diyorsunuz” sözleriyle dosyadaki değerlendirmelere tepki gösterdi.

Halk TV muhabiri Gamze Altunay, davanın üçüncü gününde yaşananları Silivri'den anbean aktardı.

İŞTE ANBEAN YAŞANANLAR:

16.10 | ÜÇÜNCÜ CELSE SONA ERDİ!

Davada üçüncü celse sona erdi.

Mahkeme heyeti, duruşmanın yarın sabah 10.00’da devam etmesine karar verdi.

15.30 | AVUKAT "İBB BORSASINI" İFŞA ETTİ!

Sabah gazetesi “Aziz İhsan Aktaş’a suikast” haberi yaptı, Fatih Keleş’in azmettirici olduğunu ileri sürdü. İBB Davası’nın sanıklarından Fatih Keleş, avukat Recep Seyhan’ın kendisini ziyaret ederek, “Adın Aziz İhsan Aktaş’ı öldürmeye azmettirme dosyasında geçiyor” dediğini söyledi.

Aynı Recep Seyhan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük’ü de ziyaret ettiği ortaya çıktı. Sırrı Küçük’ün avukatı Hüseyin Cengiz şunları söyledi:

"Sırrı'nın ziyaretçisi, avukat Recep Seyhan, tarih 12.08.2025 akşam cezaevine giriş saati 17:18. Kayıtlar istensin, kameralar istensin, incelensin. Kardeşim senin bu tutuklunun yanında ne işin var? Avukatı değilsin. Tanıdığı değilsin. Tutukludan ne talep ettin? Oradan kovulmaktan hiç utanmadın mı? Sırrı’yı dinlediniz. Sırrı'dan iftiracı olmaz. Sırrı'nın borsada değeri yoktur. Şimdi bunu tutanaklara geçirmemizin nedeni borsa müptezellerinin de tarihe not olarak düşürülmesi."

15.28 | İMAMOĞLU'NDAN MESAJ: EN BAŞINDAN BERİ SİYASİYDİ

Sırrı Küçük'ün savunmasının sona ermesinin ardından avukatları savunmaya devam ediyor. Bu sırada tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun uluslararası sosyal medya hesabından yeni bir mesaj paylaşıldı. Mesajda bu sürecin başından beri siyasi olduğu ancak kendilerinin de kararlı olduğu vurgulandı.

İmamoğlu:

"Sandıkta bizi durduramayınca tutuklamalara başvuruyorlar. İstanbul’a karşı yürüttüğü görevi tamamladıktan sonra, savcı kılığına girmiş bir siyasetçi bakanlık makamıyla ödüllendiriliyor.

En başından beri bu süreç siyasiydi. O siyasi kararla yalnızca beni değil, halkın iradesini de hedef alıyorlar. Bizim kararlılığımız ise sarsılmaz."

15.07 | "PETROL İSTASYONUNDA BAZ VERMİŞİM..."

Küçük, birçok tutuklu gibi baz verilmesinden dolayı tutuklanmasını şu şekilde eleştirdi:

"Bana iki işletmenin adı soruldu. Bir tanesi Esenyurt’ta bulunan bir otel diğeri de bir petrol. Esenyurt’taki otele bir çok kez gittim. Partimizin programları olmuştur gitmişimdir, tanıdığım birinin düğünü olmuştur gitmişimdir. Sayın Vekilimizi oraya götürdüm. Sonra arabayı park edip Vekilimizin fotoğrafını çekerim.

Ben alnımın teriyle çalışan bir şoförüm. Adam bana sonuçta maaş veriyor nereyi isterse oraya götürüyorum. Sayın Vekil benim yanımda kimseyle bir para konuşması yapmamıştır beni de bununla ilgili görevlendirmemiştir.

Petrol istasyonunda baz vermişim çünkü kahve almışımdır, çay almışımdır, tuvaletini kullanmışımdır. Benim orada baz vermem hayatın doğal akışına uygundur. Ben rüşvete aracılık etmekle suçlanıyorum. Burada sanıklar var, avukatlar var, heyet burada.
Şimdi burada saydığım binlerce vatandaş baz veriyor diye rüşvete aracılık ediyor denebilir mi? Ben de petrol istasyonunda baz verdiğim için gözaltına alındım. Ömer Güngör ben tutuklandıktan 12 gün sonra ifade verdi. İfadesi baştan sona çelişki. Neymiş beni aramış “Sana 5 Milyon TL vereceğim.” demiş.

Ben de o petrol istasyonunda buluşmuşum binlerce kameranın ortasında 5 Milyon TL’yi almışım. Aptal mıyım ben affedersiniz. Sonra ben bu kişi beni tanımadığını söylüyor. İftirayı atıyor çocuğuna eşine kavuşuyor, ben günlerdir ayrıyım.

Bugün kendimi ifade edebildiğim için vicdanım rahat."

14.54 | "CEZAEVİNDE 16 KİLO VERDİM! KOĞUŞTA HÜKÜMLÜNÜN BOĞAZINI KESTİLER"

Sırrı Küçük ifadesine devam ediyor:

"İBB’ye yönelik 5. dalga operasyon kapsamında ismim geçti. Üç gün boyunca neyle suçlandığımı bilmiyordum; gazeteyi görünce büyük bir şaşkınlık yaşadım. Günlerce neyle suçlandığımızı bilmeden, çekilen görüntüler yüzünden suçlu konumuna düşürüldük. Eşim “televizyonu açamıyorum” dedi. Kızım görüşe geliyor; onu öpüyorum, kokluyorum, onunla oynuyorum ama o 45 dakikalık görüş bittikten sonra benim cehennemim yeniden başlıyor. Bir insanın evladına sınırlı süreyle sarılmasını Allah kimseye yaşatmasın. Bana yazık, siz de bir babasınız diyerek konuşurken sesi titredi.

Eşim psikolojik destek alıyor. Kızım okula başladı ama ne ona şahit olabildim ne de karnesini aldığını görebildim; hepsini babasız yaptı. Bana bir hayat daha verseniz bunları telafi edemem. Kızımın öğretmeni, “Babamı çok özledim” diye ağladığını söylüyor; pedagog desteği alıyor. Biz bu acıları yaşadık ama inşallah kimse evladıyla sınanmaz.

Cezaevinde bulunduğum sürede yengem vefat etti, çocukluk arkadaşım vefat etti; cenazelerine katılamadım. Günlerce ağladım. Kaldığım koğuşta birçok kavgaya şahit oldum; kafasında su bardağı kırılan, altı dikiş atılan insanlar oldu. Benim dışarıda bir kavgam, sabıkam yoktur ama hükümlülerle aynı koğuşta kalıyorum. Başka bir hükümlü, tahliyesine 20 gün kala başka bir hükümlünün boğazını kesti.

Cezaevine girerken 74 kiloydum, şimdi 58 buçuk kiloyum. Günlerce korkudan duş alamadım. Suçlamanın asıl noktasında ise kolluk ve savcılıkta bana iki işletme soruldu; o işletmelerde bulunup bulunmadığım soruldu."

sirrikucuk.jpg
İBB tutuklusu Sırrı Küçük

14.45 | SIRRI KÜÇÜK: 4 YAŞINDAKİ KIZIMA YALAN SÖYLEMEK ZORUNDA KALDIM

Sırrı Küçük savunmasına üzerine atılan suçlamayı kabul etmediğini söylerek başladı. Küçük, 4 yaşındaki kızına tutuklandığını söylemediğini, Silivri'de görevde olduğunu söylediğini belirtti:

"Eylem 22 gerçekleşmedi, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Avukat arkadaşımla birlikte, Ömer Güngör’ün 12 Haziran 2025 tarihinde ifade verdiğini tespit ettik; ancak bu tarihten önce ne ifadede ne de bilgi notunda adım geçiyor. Buna rağmen 31 Mayıs 2025 günü 3–4 polis memuru beni neden gözaltına aldı? Neden 165 gün Silivri’de cezaevinde kaldım? Ben dört yaşındaki kızıma neden yalan söylemek zorunda kaldım; Silivri Cezaevi’nin bir polis okulu olduğunu söylemek, her görüşte ağlamak zorunda kaldım. Ömer Güngör ailesiyle dolu dolu zaman geçirirken ben aileme hasret kaldım. Burada el salladık diye suçlu olduk; ben kızımı ayda bir kez, sadece 45 dakika görebiliyorum. Ben 285 gündür tutukluyum. (Sesi titredi.) Masal Su, 31 Mayıs’a kadar kızıma hiç yalan söylemedim. Sabah polisler kapıyı çaldığında çocuğumu korkutmadan gözaltı yapmaları için rica ettik. Şifreyi daha sormadan verdim; hatta yanlış yazmışlardı, düzelttim. Arama yaptılar. Kızımın odasına gittim, alnından öptüm, kokladım; eşime sarıldım, ağlıyordu, ben de gözyaşına boğuldum. Kızım “Nereye gidiyorsun?” diye sordu; “Abilerle işe gidiyorum, geleceğim” dedim ve hayatımda ilk kez yalan söyledim. İşlemediğim bir suç dolayısıyla buradayım ve 285 gündür bunun cezasını çekiyorum. Vatandaş herkes birbirine “Neden alındın?” diye soruyor, kimse bilmiyor."

14.33 | SIRRI KÜÇÜK SAVUNMA VERECEK

Tutuklu sanıklar salona alınırken "Sizi seviyoruz" sözleriyle karşılandı. Duruşma "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganıyla başladı. Savunmasını yapmak üzere kürsüye gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, duruşma salonuna kızının fotoğrafını gösterdi.

14.26 | TUTUKLULAR SALONA GETİRİLİYOR

Duruşmaya verilen aranın ardından tutuklular salona getiriliyor.

EKREM İMAMOĞLU İKTİDAR MEDYASINA ÇOK SERT ÇIKIŞTI

Duruşmaya ara verilmesi ile salondan çıkarılan cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu basın mensuplarına dönerek: "İyi ki varsınız. Siz olmasanız sesimiz çıkmazdı. Bir yıldır her gün bize hakaret eden, üç gündür burada kelime yazamayan basın utansın." dedi.

13.01 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Mahkeme heyeti duruşmaya saat 14.00'a kadar ara verdi.

11.43 | BULUT AYDÖNER BERAATİNİ TALEP ETTİ

Bulut Aydöner savunmasını bitirip mahkemeden beraatini talep etti.

MAHKEME BAŞKANI VE AYDÖNER ARASINDAKİ DİYALOG

Mahkeme Başkanı Aydöner'in, Serbülent Danış hakkındaki ifadelerinin ardından Aydöner ile diyaloğa girdi:

Mahkeme başkanı: Fiyat ve benzeri konuları sözlü mü konuştunuz?

Aydöner: Evet. Herhangi bir usulsüzlük yok. Tapu ve yasa neyi uygun görüyorsa o şekilde yaptık.

Mahkeme başkanı: Bu dosyada iki tane senet var.

Aydöner: Ekran görüntülerini gördüm. Resmî belgede 5 tapu memurunun imzası var. Satışta bir sorun olsa memur söylerdi. Parasını aldığını da beyan ediyor. Başka bir senet düzenlenmedi.

Mahkeme başkanı: Aranızda nasıl bir husumet vardı ki böyle bir beyanda bulundu?

Aydöner: Bunu kendini kurtarmaya yönelik bir ifade olarak görüyorum. Önce Fatih Keleş’i tanımadığını söylüyor, 15-20 gün sonra ise bir senaryo oluşturup görüşmediğini söylüyor. Benimle herhangi bir husumeti yok, tanışıklığımız da yok. Kendini kurtarmaya yönelik bir beyan.

11.30 | BULUT AYDÖNER TUTUKLANMASINA GİDEN SÜRECİ ANLATTI

Bulut Aydöner tutuklanmasına giden süreci anlattı: "Benim hakkımdaki iddialarına ilişkin tek doğru var. Biri beni tanımadığı diğer şirketime ve unvanıma dair belirttiği detaylar. Serbülent Danış yalan beyanlarla beni tutuklattırdı. İlk ifadesinde beni hatırlamayıp, abim tutuklandıktan sonra ikinci ifadesinde beni hatırladığını söylüyor."

İBB TUTUKLUSU CİNAYET KOĞUŞUNDA!

Aydöner yaptığı savunmada 3 defa koğuş değişikliği yapıldığını ve şu anda cinayet koğuşunda kaldığını söyledi:

Beni burada tanıyan yoktur. Ancak emniyet döneminde ve cezaevinde avukat kabininde denk geldiğimizde tanıştık. Cezaevinde 3 kez koğuş değişikliği yaşadım. Maalesef cinayet koğuşunda kalıyorum”

10.51 | BULUT AYDÖNER SAVUNMA YAPTI

Mahkeme, CHP PM Üyesi Baki Aydöner'in kardeşi, iş insanı Bulut Aydöner'in savunması ile başladı. Aydöner iş insanı olduğunu ve kendisi hakkında araştırma yapılmadan tutuklu bulunduğunu söyledi. Halk TV muhabiri Gamze Altunay, Bulut Aydöner'in savunmasını şu şekilde aktardı:

Kendisinin iş insanı olduğunu söyledi. Sözde mağdur isimlerin verdiği beyanlar sebebiyle, hakkında hiçbir araştırma yapılmadan tutuklu bulunduğunu ifade etti. Elinde usulsüzlük olmadığına dair belgelerin basılı olduğu dövizleri ve aldığı tapulara ilişkin arsaların görsellerinin yer aldığı dövizleri gösterdi.

Kendi şirketini annesinin maddi varlığı ve sağladığı avantajlar sayesinde büyüttüğünü, çeşitli mağazaları bulunduğunu söyledi. Bu mağazaların yerlerini de tek tek saydı.

“Emeklerimiz hiçe sayılırcasına bir MASAK raporu hazırlanmış ve dosyaya konulmuş. Şirket benim kendi şirketim; emek vererek büyüttüm. Hiçbir şekilde rüşvet söz konusu olamaz” ifadelerini kullandı.

“Talimatla hareket ettiğim suçlamasına maruz kaldım” diyen Aydöner, iddianame kapsamında şirketin büyüme sürecini bu nedenle anlattığını belirtti. “Bütün işlerim düzgün, usule uygun şekilde yürütülmüştür. Kayıt dışı hiçbir işlem yapılmamıştır. 30 yıldır annem ve babamla ikamet ediyorum. Kaçma şüphem olamaz” dedi.

Talimat iddialarına da değinen Aydöner, “Abim Baki Aydöner’in bana talimat vermesi ya da benim ona talimat vermem söz konusu olamaz. Tek bir harama bulaşmadım. Şirketim adına aldığım iki arsa sebebiyle de bu iddianameye dahil edilmiş durumdayım” ifadelerini kullandı.

Bir yandan inşaat faaliyeti de yürüttüğünü söyleyen Bulut Aydöner’e, bu sırada Mahkeme Başkanı bir senet gösterdi. Devri yapılan arsalarla ilgili olduğu belirtilen, Serbülent Danış adına düzenlenmiş 5 milyon 500 bin liralık senette imzasının bulunduğu ifade edilerek konu kendisine soruldu.

Aydöner ise “Parayı verdiğimden eminken neden böyle bir şeye gireyim? Bu resmi bir senettir. Zaten yırtılıp atıldı, başka bir senet de düzenlenmedi” dedi.

Şirketten para gönderilmiş olsaydı, karşı tarafın nakit ihtiyacı nedeniyle bankadan çekim yapmış olabileceğini söyleyen Aydöner, “Başka bir parayı çekip bana verdiğinde de ‘Bulut Aydöner’e verdim’ diyebilirdi. Kendini kurtarmaya çalıştı. İfadelerinin çelişkili olduğunu anlatmaya çalıştım” dedi.

Danış’ın ilk beyanında Fatih Keleş’i tanımadığını söylediğini, daha sonra ise tanıdığını ifade ettiğini belirten Ay Döner, “Medyada görüp senaryo kurmak amacıyla böyle bir şey yaptığını düşünüyorum. Benimle de bir husumeti yok. Neden böyle bir şey yaptı anlamadım” ifadelerini kullandı.

Savcı da duruşmada söz alarak, “Senetler nasıl oluşturulmuş olabilir? Üzerinde kaşe var. İmzaları da inceledim, sizin imzanıza da benziyor” şeklinde soru yöneltti.

Bunun üzerine Aydöner, “Yaptığım işler hep e-imzalıdır. Artık dijital bir çağdayız. O kaşe benim kullandığım resmi kaşe değildir. O kadar yalan söyleyen biri sahte evrak da düzenleyebilir diye düşünüyorum” dedi.

Yaklaşık bir saati aşan savunmasının ardından Bulut Aydöner’in avukatları söz aldı. Mahkeme heyeti zaman zaman sanıklara ve avukatlara soru yöneltip yöneltmeyeceklerini sordu. Şu ana kadar Aydöner’e yalnızca Mahkeme Başkanı ile savcının soru sorduğu, söz konusu senedin de salondaki ekrana yansıtılarak gündeme getirildiği belirtildi.

10.41 | BULUT AYDÖNER SAVUNMASINA BAŞLADI

Bulut Aydöner savunmasına başladı. Kimlik tespiti yapıldı.

10.40 | MAHKEME BAŞKANI JANDARMAYI UYARDI!

Mahkeme başkanı, jandarmaya "El sallayanlara müdahale etmeyin" talimatı verdi.

Avukat: Yani siz duruşmaya başlamadan sayın Başkan, salon gerim gerim gerildi. İzleyicileri selamlamak açısından bu çok sağlıklı bir durum değildi. Bu konuda talimatı verecek olan sayın Başkan sizsiniz. Veya başkasıysa, kolluk kuvvetleriyse, en azından ailesini selamlama noktasında bir mahsur olmadığına dair bir talimat verilirse bunun fayda sağlayacağını düşünüyorum. Sizin takdirinize sunuyorum.

Mahkeme Başkanı: Kayıtlara bakıp değerlendirelim, usule aykırı bir hareket var mı diye? Ya şöyle; el sallamakta tabii ki mahsuru yok. Yani sorun o değil…

10.35 | HEYET GELDİ, DURUŞMA BAŞLADI

Mahkeme heyeti geldi. Tutuklu sanıkların salona getirilmesinin ardından heyet duruşmayı başlattı.

10.32 | İMAMOĞLU GELDİ

Tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu 10.32 itibarıyla duruşma salonuna getirildi. İmamoğlu, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganlarıyla ve alkışlarla karşılandı. İmamoğlu ilk iki günün aksine bu defa elinde dosyalarla içeri girdi. İmamoğlu ilk iki gün elinde kitapla gelmişti.

ekremm.jpg

10.28 | FATİH KELEŞ VE NEZATİ ÖZKAN DA SALONDA

Fatih Keleş ve Necati Özkan da mahkeme salonuna getirildi.

10.21 | "MEHMET SAVUNMANIN ONURUSUN"

Gazeteci Muratcan Altuntoprak, İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın salonda “Mehmet savunmanın onurusun” diyerek karşılandığını, Pehlivan'ın da gülümseyerek el salladığını kaydetti..

10.15 | MURAT ONGUN ALKIŞLARLA KARŞILANDI

Gergin başlayan duruşmada sanıklar salona getirilmeye devam ediyor. Murat Ongun alkışlarla karşılandığı bildirildi.

10.11 | DİLEK İMAMOĞLU'NUN KARDEŞİ: BANA İNSAN GİBİ DAVRANIN!

Dilek İmamoğlu’nun tutuklu kardeşi Cevat Kaya, jandarmalara tepki gösterdi. Kaya, jandarmaların izleyicileri selamlamasını engellemesinin ardından “40 yıldır bu ülkeye vergi ödüyorum. Bana insan gibi davranın” diyerek tepki gösterdi.

10.00 | DURUŞMADA GERGİNLİK! JANDARMA MÜDAHALE ETTİ

Tutuklu sanıklar duruşma salonuna alkışlarla geldi. Bu sırada seyircilere selam vermeye çalışan Yavuz Saltık'ın, jandarma tarafından ittirildiği öne sürüldü. Saltık "Ben suçlu değilim, kime selam vereceğimi size sormam" dedi. Salonda gerginlik çıktı. Avukatlar jandarmaya tepki gösterdi.

09.55 | SANIKLAR VE HEYET BEKLENİYOR

Basın mensupları ve avukatlar duruşma salonuna alındı. Tutuklu sanıklar ile mahkeme heyetinin gelmesi bekleniyor. Dava tutuklu iş insanı Bulut Aydöner'in savunmasıyla başlayacak.

09.44 | DİLEK İMAMOĞLU DURUŞMAYI İZLEMEYE GELDİ

Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu davayı izlemek için duruşma salonuna geldi

09.14 | MURAT ÇALIK'IN ANNESİ DE SİLİVRİ'DE

Gazeteci Burcu Uğur, dava nedeniyle Silivri'deki yoğunluğu bir fotoğraf ile kayıtlara düşürürken, tutuklu belediye başkanlarından Murat Çalık'ın annesinin de Silivri'ye geldiğini yazdı.

silivri-yogunluk.jpg
Foto: Burcu Uğur X hesabı

09.10 | SALONA GİRİŞLER BAŞLADI

10.00'da başlayacak olan dava için duruşma salonuna girişler başladı.

09.00 | HALK TV MUHABİRİ GAMZE ALTUNAY GELİŞMELERİ AKTARDI

Halk TV Muhabiri Gamze Altunay, Silivri'de güncel gelişmeleri ve dün yaşananları aktardı.

Altunay, Bulut Aydöner, Sırrı Küçük ve Ümit Polat'ın savunmalarını yapmasının beklendiğini ifade etti.

Kaynak:Halk TV

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Sağlık Bakanı açıkladı: 9.107 yeni vaka tespit edildi, toplam vaka sayısı 2.655.633'e, can kaybı da 28.213’e yükseldi! İHH temsilcisi müdür oldu, AKP’lilere teşekkür etti! Benim Baba annem İstanbul Kongresi kararının ardından CHP'nin kongreleri tek tek engelleniyor