İBB davasında yargılanan Aykut Erdoğdu ve Ramazan Gülten’in müdafileri avukat Hüseyin Ersöz ve avukat Enes Ermaner, savunmalar sırasında uygulanan süre kısıtlaması ve mahkemenin takındığı tutum nedeniyle "tarafsızlığın şüpheye düştüğü" gerekçesiyle mahkeme heyetinin reddini (reddi hakim) talep etti. Dilekçede, "Ergenekon" davası örnekleri de hatırlatıldı.

Dilekçede, 08 Temmuz 2026 tarihli duruşmada mahkeme başkanı Selçuk Aylan ve üye hâkimlerin, ilk olarak tahliye taleplerine ilişkin savunmalara "15 dakikalık süre sınırı" getirdiği, ardından bu uygulamadan da vazgeçerek tutukluluk incelemeleri öncesinde sanık ve avukatlarına söz hakkı tanımadığı ifade edildi.
Son duruşmada ise mahkeme başkanı, bir sanık müdafisinin savunmasını
yarıda keserek beyanını saat 13.00’e kadar tamamlaması yönünde sözlü bir
uyarıda bulundu. Ayrıca, iddianamedeki tüm eylemlerden fail olarak
sorumlu tutulan İBB Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının da bir sonraki günün sonuna kadar yetiştirilmesi yönünde irade gösterilerek süre sınırlandırması dayatıldı.
Savunma makamı, iddia makamına binlerce sayfalık suçlamayı yöneltirken hiçbir süre ve içerik kısıtlaması uygulanmazken, sanıkların kendilerini savunmasının engellenmesini "Silahların Eşitliği" ilkesinin açık bir ihlali olarak nitelendirdi.
Avukatlar, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) delillerin tartışılması
ve söz sırasına ilişkin herhangi bir üst süre sınırı bulunmadığına
dikkat çekerek, mahkemenin getirdiği kısıtlamaların hukuk devletinde
kabul edilemeyeceğini vurguladı. Üstelik sözlü olarak bildirilen bu
kısıtlama kararlarının ve duruşma tutanaklarının UYAP sistemine
zamanında yüklenmemiş olması da "keyfiyet" eleştirilerini beraberinde
getirdi.
Mahkemeye sunulan dilekçede, geçmişte benzer şekilde savunma sürelerini kısıtlayan hâkimlerin ceza aldığına dair çarpıcı bir hukuki emsal paylaşıldı. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2024 tarihli kararına atıf yapılan başvuruda, kamuoyunda "Ergenekon Davası" olarak bilinen yargılamada savunmayı 1-2 günle, esas hakkındaki beyanları ise 1-2 saatle sınırlayan eski mahkeme başkanının "Görevi Kötüye Kullanma" suçundan mahkum edildiği hatırlatıldı.
Yargıtay’ın "Savunma süresinin kısıtlanması sanık üzerinde baskı oluşturur ve adil yargılanma hakkını ihlal eder" yönündeki yerleşik içtihatları mahkemeye sunularak, bugünkü heyetin de benzer bir hukuka aykırılık içinde olduğu vurgulandı.
Avukatlar Hüseyin Ersöz ve Enes Ermaner tarafından mahkemeye sunulan dilekçede, davanın İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nden alınarak sırf bu yargılama için ayrı bir heyet olarak atanan mevcut kadroya verilmesinin en başından beri "Doğal Hâkim" ilkesi ve bağımsızlık yönünden şüphe uyandırdığı ifade edildi. Süreç boyunca sanıklar arasında ayrım gözetildiği, adli kontrol kararlarında ve tefrik (dosya ayırma) uygulamalarında eşitsiz davranıldığı ve adeta savunma makamı üzerinde kasti bir baskı mekanizması kurulduğu vurgulandı.
Dilekçede, CMK’nın 24. maddesi uyarınca tarafsızlığını yitiren Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan ve üye hakimlerin reddi talep edildi. Heyetin bu talebi kabul etmemesi halinde ise dosyanın incelenmek üzere bir üst merci olan yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesi istendi.
Sahne kıyafeti olay oldu23 izlenme
Şimdi de İzmir! Maalesef tam 12 gün oldu ama hâlâ…15 izlenme
İsrail Gazze'de fosfor bombası kullandı12 izlenme
ABD GKRY'e asker gönderiyor! Özersay: Gerginliğe yönelik bir adım!13 izlenme
Almanya'daki Türkçe düşmanlığına soruşturma!6 izlenme
Seda Sayan’ın 4 milyon dolarlık göz kamaştıran evi!32 izlenme
Eşinin ihanet görüntüsünü ifşa etmişti! Bilal Hancı ile Esin Çepni boşandı12 izlenme
A101'de BUGÜN ve YARIN Tencere tabak setleri, Elektrkli Eşyalar Kadn Bakım ve Bakliyat %50'ye varan indirimle! Ürünler ilk yorumda24 izlenme