İBB davasında etkin pişmanlık ifadeleri etrafındaki tartışma büyüyor. Dava sürecinde en az 7 sanık, daha önce verdiği ifadeleri kabul etmediğini ya da geri çektiğini söyledi. 2 sanığın avukatı ise müvekkillerinin ifadelerinin baskı, yönlendirme veya seçilerek tutanağa geçirilme yoluyla dosyaya konulduğunu iddia etti.
İBB davasında Tartışmalı ifadelere ilişkin son çıkış, bugün mahkeme huzurunda savunma yapan iş insanı Serkan Öztürk’ten geldi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada, etkin pişmanlık kapsamında alınan ifadeler yeniden tartışma konusu oldu.
Davada bazı sanıklar doğrudan ifadelerini geri çekti. Bazı sanıklar ve avukatları ise önceki beyanların baskı altında alındığını, savcılık yönlendirmesiyle oluşturulduğunu ya da tutanaklara bağlamından koparılarak geçirildiğini söyledi.
Son olarak 8 Haziran 2026’da savunma yapan iş insanı Serkan Öztürk, önceki ifadelerini okumadan imzaladığını söyledi. Öztürk, savcılıkta verdiği bazı ifadelerin bağlamından koparıldığını belirtti.
Öztürk, mahkeme heyetine şöyle konuştu:
“Ben ifadelerin hiçbirini okumadım Başkanım yani, çok açık net söylüyorum.”
Öztürk, etkin pişmanlık dilekçesiyle savcılığa çağrılma sürecini de anlattı. Eski avukatının yönlendirmesiyle dilekçe verdiğini söyleyen Öztürk, “Yani bu etkin pişmanlık müessesesini kendi yararına kullanmış biriyim, suçsa bu. Onu yazıp orada da etkin pişman olamadım yani” dedi.
Öztürk, Murat Kapki hakkındaki ifadelerine ilişkin de “Ben Murat Kapki'nin husumetinden bahsetmedim orada, 11 Eylül'de” diye konuştu. Öztürk, kendisine sorulan “Hiç mi bakmadınız?” sorusuna ise “Hiç bakmadım başkanım. Ama işin özünü söylüyorum” yanıtını verdi.
Serkan Öztürk, İnan Güney’e ilişkin iddianamede yer alan bazı beyanları da reddetti. Öztürk, “Bunu defaatle söyledim Sayın Başkanım. Şöyle söyleyeyim; hiçbir şekilde böyle bir şey söylemedim” dedi. Öztürk, savunmasının devamında da “Hiçbirini kabul etmiyorum, hiçbir şekilde böyle bir beyanım olmadı” ifadelerini kullandı.
İBB davasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ifade veren iş insanı Murat Kapki, 24 Mart 2026’da mahkemeye sunduğu dilekçeyle önceki beyanlarını geri çekti. Kapki, ifadelerini savcıların tahliye vaadi ve yönlendirmesiyle verdiğini söyledi.
Kapki’nin dilekçesinde, baskı altında ifade verdiği ve kandırıldığı yönündeki beyanları öne çıktı. CHP Lideri Özgür Özel’in kamuoyuna duyurduğu ifadeye göre Kapki, “Baskı gördüm. ‘Bir gün bile burada yatmazsın’ demelerine aldandım. Tahliye vaadine kandım. Savcıların yönlendirmesiyle doğru olmayan şeylere imza attım” dedi.
Kapki, daha sonra duruşmada da ifadelerini özgür iradesiyle vermediğini söyledi. Kapki, “Verdiğim ifadeler özgür iradeyle verilmiş ifadeler değildi. Bana ‘sen mi vurdun’ deseler ‘evet ben vurdum’ derdim, ‘Roma’yı sen mi yaktın’ deseler ‘evet ben yaktım’ derdim” ifadelerini kullandı.
İBB davasında etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Vedat Şahin’in önceki beyanlarını geri çektiği, 1 Nisan 2026’daki duruşma sürecinde mahkemeye yansıdı. Şahin’in avukatı Muhittin Arık, müvekkilinin dört ifade verdiğini ancak yalnızca ilk ifadenin geçerli sayılması gerektiğini söyledi.
Arık, Şahin’in cezaevindeyken bazı avukatlar tarafından yönlendirildiğini savundu. Arık, “Müvekkilimin emniyette ve savcılıkta toplamda dört ifadesi var. En samimi verdiği ifadeler emniyetteki ve savcılıktaki 22 Mart tarihli ifadeleridir” dedi.
Arık, sonraki ifadelerin baskı altında alındığını belirterek, “Bu baskı ve psikolojiyle savcılığa gidiyor; savcı odasında da ‘hakkında şu kişi şöyle konuştu’ denilerek müvekkilimin iradesi fesada uğratılmış ve ifadeler o şekilde alınmıştır. Gizlilik kararı kalktıktan sonra ise böyle bir suçlamanın olmadığını gördük. Biz bugün emniyette ve savcılıkta verilen ilk ifadeyi kabul ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Tutuklu Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven’in daha önce etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilen ifadesinden vazgeçtiği, 2 Nisan 2026’da duruşma sürecine yansıdı. Güven’in avukatı Ruşen Gültekin, müvekkiline gerçeğe aykırı ifadeler yazdırıldığını savundu.
Gültekin, Güven’in hastaneye götürüleceği söylenerek adliyeye götürüldüğünü belirtti. Gültekin, “Gerçeğe aykırı şekilde ve ifade vermeyi dahi bilmeyen birine kafasına göre bir şeyler yazdırılıyor ve buna ‘etkin pişmanlık’ deniliyor. Müvekkilim etkin pişmanlığın ne olduğunu bile bilmiyor” dedi.
İBB Bilgi İşlem personeli Emrah Yüksel’in önceki beyanları, 7 Nisan 2026’da görülen duruşmada tartışma konusu oldu. Yüksel’in avukatı Hayrettin Berksoy, müvekkilinin ifadesinin savcılığın yönlendirmesiyle alındığını savundu ve tutuklu İBB Akıllı Şehirler Müdürlüğü personeli Yusuf Utku Şahin’den helallik istedi.
Berksoy, “Onun hakkına girmişsek hakkını helal etsin; kendisinden özür diliyorum. Müvekkilim adına özür diliyorum” dedi.
Berksoy, savcılık sürecini eleştirerek, “Ama savcılık o kadar hasmane, o kadar düşmanca bir soruşturma yürüttü ki… Emrah Yüksel’in, C.C.S. savcımızın nasıl ifade aldığını herkes burada iyi biliyor. Bunu anlatmama gerek yok” ifadelerini kullandı.
İBB davasında tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt, 6 Mayıs 2026’da görülen duruşmada, emniyet sorgusu sürecinde avukat Selcan Akar’ın kendisine etkin pişmanlık ifadesi dayattığını söyledi.
Yeşilyurt, “Sabah 07.00’den tutuklu olarak emniyetteyim, ailemle hiçbir şekilde görüşemiyorum. Benim bu hükümler kapsamına girebilecek bir bilgim olsa ben zaten kendim söylerdim. ‘Böyle bir durumum yok’ dedim, üstünü çizdim. Normal ifade yazdım. Oradan savunduktan sonra, ailemden öğrendiğim kadarıyla onlara da bilgisayar üzerinden bir sözleşme götürmüş, aynı ibare yazıyor. Orada da 'etkin pişmanlık' yazıyor. Ailem de demiş ki: 'Yağmur böyle bir şey imzalamaz.' O da demiş ki: 'Evet imzalamadı, üstünü çizdi.' Oradan ayrıldıktan sonra biz yine devam ettik tabii kendisiyle. Bir hafta ya da 14 gün sonra ben tutuklandım. Ben tutuklandıktan 15 gün sonra personel, tutuklandıktan 1 ay sonra ailemin zoruyla bir itiraz dilekçesi verdirmeye çalıştım. Zorla verdirttik. Daha sonra ailem kendisinden itiraz dilekçesinin görüntüsünü istemiş. Zorla onu da aldık. Orada yine 'etkin pişmanlık kapsamında' yazıyor. Bu sebeple kendisini azletmek durumunda kaldım” dedi.
Yeşilyurt, tutuklandıktan sonra hazırlanan itiraz dilekçesinde de “etkin pişmanlık kapsamında” ifadesinin yer aldığını görünce avukatını azlettiğini belirtti.
Tutuklu sanık Adem Başer, 29 Nisan 2026’da yaptığı savunmada, savcılık ifadesinin değiştirildiğini ve bazı beyanları kabul etmediğini söyledi. Başer, Cebeci maden sahasına ilişkin suçlamalar kapsamında yargılandığını, ancak milyonlarca liralık sahte fatura organizasyonu kurmasının mümkün olmadığını savundu.
Başer, “Benim 5 bin TL ödeme yapma yetkim bile yokken, milyonlarca liralık sahte fatura organizasyonu kurmam mümkün değildir. Bu firmaları tanımıyorum, bu faturaları organize etmedim” dedi.
Avukatının mahkemeye sunduğu dilekçeyi kabul etmediğini, onu azlettiğini ifade eden Başer, "Ben maaşlı bir çalışanım ve görevimi yerine getirdim. Belediyeden, valilikten, bakanlıktan teşekkür yazısı, plaket bekliyordum. İşimi iyi yaptım. Oğlumu çok özledim, tahliyemi talep ediyorum" dedi.
İş insanı Şeyhmus Sarıboğa, 21 Mayıs 2026’da yaptığı savunmada, etkin pişmanlık ifadesini avukat Selcen Akar’ın yönlendirmesiyle verdiğini söyledi. Sarıboğa, önceki ifadelerini kabul etmediğini belirtti.
Sarıboğa, “Avukatımın yönlendirmesiyle bazı banka işlemlerini rastgele kabul ettim. Bana bu kişilerin ifadeleri okunmadı. Sahte faturayla ilgili bir şey söylenmedi. Önceki ifadelerimi irademle oynandığı için kabul etmiyorum” dedi.
Sarıboğa, Akar’ın cezaevinde kendisini ziyaret ettiğini ve tahliye vaadinde bulunduğunu öne sürdü. Sarıboğa, “Bana ‘Etkin pişmanlık ifadesi ver, Murat Kapki’yle ilgili beyanda bulun, A. ve C. savcıyı tanıyorum, seni de tahliye ettireyim’ dedi. Ben ‘Ortada suç yokken neyi itiraf edeceğim, kime iftira edeceğim’ diye tepki gösterdim” ifadelerini kullandı.
Tutuklu sanık Serhat Kapki’nin avukatları, 21 Mayıs 2026’da yaptıkları savunmada, soruşturma sürecindeki ifadelerin seçilerek dosyaya konulduğunu savundu. Serhat Kapki’nin avukatı Buğra Özdoğan, müvekkilinin Murat Kapki’nin kardeşi olduğu için tutuklu bulunduğunu ileri sürdü.
Özdoğan, “Bu ana kadar kimse Serhat Kapki'ye bu örgüte üye misin diye sormadı. Serhat Kapki, Murat Kapki'nin kardeşi olduğu için tutuklu” dedi.
Özdoğan, soruşturma makamlarının metne yalnızca işlerine gelen kısımları koyduğunu savundu. Özdoğan, “3 kere, 4 kere ifade vermiş insanlar var. Sanki bir kere ifade vermişler de anlattıkları sırf bundan ibaretmiş gibi yazılmış olması yalnızca bizden değil, mahkemeden de delil saklamaktır” ifadelerini kullandı.
Evladı tekrar cezaevine gönderilen Murat Çalık'ın annesi gözyaşlarına boğuldu: "Bir üçüncüsüne kalbim dayanmaz"7 izlenme
Bu ilkel kabile kadınlarının Hamile kalmak için öyle bir yöntemleri var ki inanamayacaksınız !26 izlenme
Yalı Çapkını’nın Ferit’i9 izlenme
GELEN İSTİFA BÜYÜK TEPKİ TOPLADI10 izlenme
Dolar 32 liraya yaklaştı, Euro 35 lirayı aştı8 izlenme
Suriye’den acı haber geldi! İki şehit, iki yaralı12 izlenme
Feyzioğlu'ndan af yasasına PKK uyarısı: Torbacılar örgüte çalışıyor10 izlenme
Abdüllatif Şener: Kanal İstanbul ısrarı mal varlığı incelemesi olmasın25 izlenme