Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 414 sanıklı İBB davasının ilk duruşmasının 64. günü Silivri'de başladı.
Mahkeme başkanı, ilk celseyi 9 Temmuz itibarıyla bitirmekte kararlı olduğunu açıkladı. Ancak "örgüt lideri" olduğu iddiasıyla yargılanan ve tam 16 aydır cezaevinde bulunan İmamoğlu'nun esasa ilişkin savunması için yalnızca öğleden sonraki yarım günlük sürenin verilmesi büyük bir tepki dalgasına yol açtı.
Zamanlamaya yönelik asıl eleştiri ise davanın uluslararası ve ulusal gündemin en yoğun olduğu anla çakıştırılması oldu. İmamoğlu’nun savunma saatinin, dünya genelinde gözlerin çevrildiği NATO Zirvesi’ne ve tam da liderlerin basın açıklaması yapacağı saat dilimine denk gelmesi dikkat çekti.
CHP lideri Özgür Özel de duruşmayı izlemek için Silivri'ye geldi. Ekrem İmamoğlu kürsüde söz alarak, "Ben sorgu için gelmedim. Bazı düşüncelerimi talep ve itirazlarımı dile getirmek için geldim" dedi.
İmamoğlu, mahkeme başkanı ile arasında çıkan tartışmanın ardından salondan çıkarıldı.
Verilen aranın sona ermesinin ardından salona gelen mahkeme başkanı ara kararını açıkladı.
Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Ceyda Kıryak, Serap Karay, Mehmet Karataş, Metin Bal ve Seyfullah Demirel hakkında tahliye kararı verildi.
Bir sonraki tutukluluk incelemesi 6 Ağustos'ta, ikinci celse ise 17 Ağustos'ta görülecek. Sadece tutuksuz sanıklar dinlenecek.
İBB davasının ikinci celsesinin başlangıç tarihi 17 Ağustos olarak değiştirildi.
Mahkeme başkanı, İmamoğlu için "Söz hakkı verdik, savunmasını yapsaydı" dedi. Milletvekili Sera Kadıgil ise bu söz üzerine mahkeme başkanına tepki gösterdi. Mahkeme başkanı, Kadıgil’in salondan çıkarılmasını istedi.
Mahkeme başkanı, tutukluluk incelemesi için savcıya mütalaasını sordu. Duruşma savcısı, İnan Güney, Ceyda Kıryak ve Serap Karay'ın tahliyesini talep etti. Mahkeme başkanı, karar için 1 saat ara verdi.
Avukat Demir, Ekrem İmamoğlu'nun 143 eylemden sorumlu tutulduğunu, diğer sanıkların yaptığı savunmaların da İmamoğlu'nun savunması niteliğinde olduğunu ifade etti ve "Murat Ongun ve Fatih Keleş'in avukatlarının savunmalarının yarıda kesilmesi, savunma hakkının sınırlandırılması niteliğindedir" dedi.
"Savunma şüphesiz hakkını kullanacaktır ne kadar gerekiyorsa o kadar konuşacaktır" diyen Demir, İmamoğlu'na fırsat tanınmış olsa 3 avukatının beyanının toplamda 2 saati aşmayacağına söyledi.
Avukat Tora Pekin ise mahkeme başkanının okuduğu tutanağın gerçeğe aykırı olduğunu ifade etti. Pekin, duruşma savcısının "CMK 203'ü uygula" dediğini duyduklarını söyledi ve "Savunma haklarının kısıtlanmaması yönünde talebimiz var yanlış bir uygulama içindesiniz bunlardan vazgeçmenizi talep ediyorum" dedi.
İmamoğlu'nun avukatlarından Fikret İlkiz ise mahkeme başkanının iyi niyetli olmayan bir tavırla avukatları suçladığını, mahkeme başkanının tartışma sırasında söylediği sözlerin SEGBİS dökümüne aynı şekilde geçirmesi gerektiğini ve Ekrem İmamoğlu'nun susma hakkını kullanmadığını belirtti.
İlkiz, "Savunmadan kaçmıyoruz, Ekrem İmamoğlu hiçbir savunmadan kaçmıyor. Sizin göreviniz huzur içinde bir savunma yapmasını sağlamaktır" dedi.
Mahkeme başkanı aradan önce yaşanan tartışma nedeniyle Ekrem İmamoğlu'nun susma hakkını kullandığını ileri sürdü.
Ekrem İmamoğlu’nun susma hakkını kullanmayacağını söylemesine rağmen “Sanığın susma hakkını kullandığı tespit edildi” ifadeleri duruşma zaptına geçti.
İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir söz aldı.
Ekrem İmamoğlu duruşmaya getirilmedi. Mahkeme başkanı, zapta geçmesi için yaşananları baştan anlattı. Kimlik tespiti başlamadığı için SEGBİS kaydı alınmadığı iddiası var.
Tutuklu sanıklar duruşma salonuna getirildi. Ekrem İmamoğlu henüz aralarında yok.
Duruşmayı izlemek ve tutuklulara destek olmak için gelenler salondan ayrılmadı. Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi salondaki bekleyişlerini sürdürüyor.
İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasına ilk tepki CHP'li Murat Emir'den geldi. İmamoğlu'nun duruşma hakimine söylediği sözlerden alıntılar yaparak tepkisini ifade eden Emir, "Milyonların seçilmiş başkanının savunmasını 3-5 saate sığdırıp yangından mal kaçırır gibi siyasi tasfiye peşinde koşuyor." dedi.
“Savunma hakkı sınırsız değil" diyerek Ekrem İmamoğlu’nu mahkeme salonundan çıkartıp susturmaya çalışan zihniyet, Ankara’dakilerin korkusunun özetidir!
63 duruşmadır dosyaya TEK BİR DELİL bile koyamayanlar, kumpasla milyonların seçilmiş başkanının savunmasını 3-5 saate sığdırıp yangından mal kaçırır gibi siyasi tasfiye peşinde koşuyor.
İmamoğlu'nun o salondan çıkarken yüzlerine çarptığı gibi, “Adalet Bakanlığı çöküş bakanlığıdır. Adalet millete aittir!"
Milletin iradesini kapalı kapılar ardında, talimatlı mahkeme salonlarında boğamazsınız."
Ekrem İmamoğlu salondan çıkarıldı. Duruşmaya ara verildi.
Salondan zorla çıkarılan İmamoğlu: Benim Ankara'da yargılayacaklarım, buradaki yargıyı yürütmeye çalışıyor. Adalet Bakanlığı bir çöküş bakanlığıdır. Adalet millete aittir. Ben millete konuşuyorum. Millete yüzümüzü dönelim.
Hakim ile İmamoğlu arasında gerginlik çıktı. İmamoğlu, duruşma salonundan çıkarılıyor.
İmamoğlu: Ben savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim.
Mahkeme başkanı: Burası senin yargılayacağın ortam değil, sen yargılanmaya geldin. Biz senin yargılayacağın makamda oturmuyoruz. CMK 203'ü uyguluyorum, çıkarın salondan.
İmamoğlu: Yazık sana...
Mahkeme başkanı: Bizim burada sizi susturma gibi bir durumumuz söz konusu değil. Israrla bu pazarlıklarla iki gün kaybettik.
İmamoğlu: Hangi pazarlık, Sayın Başkan?
Mahkeme başkanı: Yargılamanın usulü var, isnatlar belli. Burada şu an ya savunmanızı alacağız ya da susma hakkınızı kullanacaksanız celseyi kapatacağız. 'Savunma hakkım kısıtlandı' algısı yaratmayın. Hangi soruyu engelledik? Israrla bu takvimi bu hâle getirmek için elinizden geleni yaptınız. İddianame dışı ses kayıtları mı dinletilmedi? Savunma hakkı bu kadar sınırsız değil. Buraya pazarlık yapmak için geldiyseniz salondan çıkartacağım.
NATO Zirvesi'ne dikkat çeken İmamoğlu şunları söyledi:
"203 uygulanıyor, ağır bir ihlal. Savunmamın hangi gün, hangi sırayla yapılacağı konusunda bir dayatma yaşıyoruz. Bu ağır bir ihlal. Bu izah edilemez bir şey. Benim buradayken ne zaman konuşacağıma karar verecek olan siz değilsiniz. Bu metni ben belirlerim. 63 duruşma bitti, iddia makamınca tek bir delil ya da evrak ekrana yansıtılamadı. İddia makamını biz zaten kınıyoruz, bunu bir hukuk cinayeti olarak değerlendiriyoruz. Böyle bir süreçte Türk yargısına kimsenin tekme vurmasına müsaade etmeyin. Dünya liderleri, Türkiye'de, Ankara'da böyle bir ortamda benim susturulmamı nasıl izah edebilirsiniz?"
Mahkeme başkanının 9 Temmuz ısrarına tepki gösteren "İmamoğlu, 2 bin 500 yılla yargılanan Ekrem İmamoğlu'nu kısıtlamak size zarar verir. Size verdiği zararı umursamıyorum, siz kalırsınız baş başa. Ama Türk yargısı zarar görür" dedi.
İmamoğlu şöyle devam etti:
"Şimdi buraya bir mazeret şerhi koyup o mazereti buraya taşımanızı ben doğru bulmuyorum. Bu iş, ağır bir hak ihlaline doğru gidiyor. Bu tümüyle siyasi bir davadır. Bu, benim olduğu kadar kamuoyunun da yüzde 70-75'inin kanaatidir. Siz İmamoğlu'na, 'Gel, 4-5 saatte konuş' dediğiniz zaman her şey heba olur. Bazen bir eylemi yarım gün dinlediniz, bazen tam gün dinlediniz. Şimdi 2 bin 500 yılla yargılanan Ekrem İmamoğlu'nu kısıtlamak size zarar verir. Size verdiği zararı umursamıyorum, siz kalırsınız baş başa. Ama Türk yargısı zarar görür."
Mahkeme başkanı: Susma hakkını kullanmıyorsa kimlik tespitine geçelim.
İmamoğlu: Sayın Başkan, ilk celseyle ilgili beni suçladınız. 9 Mart'ta başladığı zaman ilk konuşmacı olmak istedim, reddettiniz. Sonra listenin yanlış olduğunu söyledim. Ben suç örgütü lideriyim, bir tek Fatih Bey benden sonraya konmuş. Bunun hukuka aykırı olduğunu söyledim. Siz de bunu kabul ettiniz. Sonra İnan Bey eklendi. İnan Bey'in de benden önce dinlenmesi gerektiğini söyledim. Sonra 9'u diye açıklama yaptınız. Ben de size, son konuşmacı olmamın doğru olacağını düşündüğümü söyledim, siz de 'tamam' dediniz. Ama perşembe günü, 'Hayır, siz en son konuşmayacaksınız. Fatih Bey son kalacak, uzarsa sonra alırız' dediniz. Karar değiştiren sizsiniz.
Mahkeme başkanı, 9 Temmuz tarihini belirttiklerini, buna rağmen ısrarla devam edildiğini ifade etti ve "Kuralda değişiklik yapmayacağız. Yargılamayı belirlediğimiz takvimde bitireceğiz. Savunma yapıp yapmamak sizin takdirinizde. Ya savunma yaparsınız ya susma hakkınızı kullanırsınız. Susma hakkınızı kullanmayacaksanız savunma alacağız" dedi.
Ekrem İmamoğlu, "Ben susma hakkımı kullanmıyorum. Beni susturacak insan..." dedi ve cümlesini tamamlamasına izin verilmedi.
İmamoğlu şöyle konuştu:
"Ben Fatih Keleş arkadaşımın ne savunmasını ne de sorgusunu dinleyebildim. Bu bir hak ihlalidir. Sabah arkadaşlara sordum, bugün bir sorun yok diye bilgi verildi. Geldim, ne yazık ki avukatının da sözünün kesilişini burada dinledim. Bir suç örgütü lideri diye tariflendiğim, asrın hukuksuzluğu olan bu iddianamede, sizin 9 Temmuz'da bitireceğim dediğiniz yaklaşık 11 saatlik zaman diliminin kaldığı yerde ben şunu anlıyorum: Benim savunmam bitecek, avukat savunmalarının sınırlandırılması gerçekten adil bir işlem yapılıyor hissinin kamuoyu adına sağlanması için; benim kendi savunmam bitecek, sizin soracağınız, avukatların ve tutukluların soracağı sorular var. Üç avukatımın savunması bitecek. Doğal olarak yarın siz iddia makamından mütalaa isteyeceksiniz. Toplandığında 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Sizin kararınız net ise benim burada sorguya tabi tutulmam düşünülemez."
Ekrem İmamoğlu kürsüde. İmamoğlu, "Ben sorgu için gelmedim. Bazı düşüncelerimi talep ve itirazlarımı dile getirmek için geldim" dedi.
İmamoğlu şöyle konuştu:
"Bazı düşüncelerimi talep ve itirazlarımı dile getirmek için geldim. Açıklamalarınız var, 9 Temmuz'da bitireceğinize dair. Şu anda sizin nasıl bir planlamayla beni buraya çağırdığınızı bilmiyorum. Dün de salona getirilmedim. Ağır bir hak ihlali içerisindeyim."
Ekrem İmamoğlu ve davanın diğer tutukluları salona getirildi.
CHP lideri Özgür Özel, İmamoğlu'nun savunmasını izlemek üzere Silivri'ye geldi. Özel, "Mahkeme taklidi bile yapmaya çalışmayan düzmece bir kurguyla karşı karşıyayız" dedi.
Özel şunları söyledi:
“Gördüm, üzüntüyle takip ediyoruz. Fatih Keleş’i neredeyse gökyüzünün altında gerçekleşmiş her eylemden sorumlu tutuyorlar. Üç-üç buçuk ay boyunca dinlediler, şimdi savunma yapma zamanı geldiğinde kısıtlama yapıyorlar. Ekrem Başkan için de aynı şey söz konusu olacak. Kabul edilecek bir tarafı yok işin de, en kötü mahkemeler bile mahkeme taklidi yapmaya çalışıyorlar, tarihteki bir çok siyasi davada. Burada onların öyle bir kaygıları da yok. Mahkeme taklidi bile yapmaya çalışmayan bir düzmece kurguyla karşı karşıyayız. Öfkelenmemek, öfkeli sözler söylememek, tansiyonu boşu boşuna germemek için bir şey demiyoruz ama artık bu kadar da olacak iş değil.
Savunma kadar kutsal bir hakkı böylesine kısıtlamak hem Fatih Bey için hem diğer arkadaşlar için, avukatlar için... Bir avukatın savunmayı ne zaman bitireceğine hakimin karar verdiği nerede görülmüş? Şimdi Ekrem Bey’i çağıracak, ‘Savunma yap’ diyecek ama yarın akşamüstü savunmanın bitmesini bekliyor, ki düşünün 2 bin 400 yıl ceza istiyor, dünya kadar eylem falan... Savunma hakkının yanında, bir buçuk yıldır hepsi iftira olan yayınlar izliyoruz televizyonlarda ve şimdi Ekrem Bey’in konuşma zamanı. Herkesin ağzını payını vereceği, masumiyetini hem vicdanlarda hem tutanak önünde ispatlayacağı yerde, ‘Bir buçuk yıldır sen dinledin, biz konuştuk. Şimdi azıcık konuş, biz seni dinlemeyeceğiz’ diyorlar. Olacak iş değil.”
Avukat Nergiz İnce'nin savunması bitti. Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
Avukat İnce, Fatih Keleş'i suçlayan itirafçılardan Sarp Yalçınkaya'nın tahliye olmak için 8 milyon dolar ödediğine vurgu yaptı ve "Hangi suçu işledi de 8 milyon dolar vermeyi göze aldı? Türk savcılarına güvenmiyor mu? Masum olduğuna inandığı halde savcılara güvenmediği için mi 8 milyon dolar para ödüyor?" ifadelerini kullandı.
Mahkeme başkanının, Fatih Keleş'in ikinci müdafi Baran Kaya'nın savunmasını almadan saat 13.00'te duruşmaya ara vermesi ve ardından Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına geçmesi bekleniyor.
Mahkeme başkanı, "Saat 13.00'te savunmanızı bitireceğiz, Ekrem beye geçeceğiz" diyerek uyardı.
Keleş'in avukatı Nergiz İnce, "Savunmamın daha yüzde 40'ındayım, yüzde 60'ı duruyor. Savunmam benim irademle sonlanmayacaktır. Mikrofonum kapanırsa savunmam bittiği için değil, mahkeme heyetinin süre kısıtlaması nedeniyledir. Bu da hak ihlalidir, zapta geçsin" diyerek yanıt verdi.
Ekrem İmamoğlu'nun konutundaki güvenlik kameralarının alınması talimatının Fatih Keleş tarafından verildiği iddiasını da yalanlayan avukat İnce, "Görüntülerde müvekkilim yok. Atılı suç tarihinde cezaevindeydi" diye konuştu.
Keleş'in avukatı Nergiz İnce, "İmamoğlu'nun kasası" iddialarına sert bir dille yanıt verdi. İnce, savcılığın da iddianamede Keleş'i bazen İmamoğlu'nun kasası, bazen örgütün kasası, bazen kasalardan biri olduğunu söylediğini ve bu konuda sürekli bir değişim olduğunu vurguladı.
İnce şunları söyledi:
"Nasıl bir kasa olduğumuzu bilirsek biz de ona göre daha etkili bir savunma yapabiliriz.
Kim olduğu belirsiz bu topluluktan yola çıkılarak müvekkilime kasa yakıştırması yapılamaz. 'Herkes'in tespit edilmesini istiyoruz."
Fatih Keleş'in avukatı Nergiz İnce, yarım kalan savunmasına devam ediyor.
Dün duruşmaya getirilmeyen Ekrem İmamoğlu bugün salona getirildi. Öğleden sonra savunma yapması bekleniyor.
"BAKALIM NE OLACAK"
İmamoğlu: Hepinizi çok seviyorum hoş geldiniz aradan sonra buradayız bakalım ne olacak
1919'un 100’üncü yılını bu kafayla mı kutlayacaksınız?16 izlenme
Aile Bakanı'nın eşi başrolde: Yunus Emre Vakfı'nda bir skandal daha ortaya çıktı12 izlenme
ABD’den Türkiye’ye “Sedef Kabaş” tepkisi12 izlenme
Denetimler korkunç gerçeği ortaya çıkardı! Karantina kurallarına uymuyorlar!16 izlenme
TBMM, oğlu koronavirüs testi satan AKP'li vekili yalanladı!12 izlenme
İYİ Parti’de yeni kriz: Bazı isimlere kesin ihraç talebi12 izlenme
Son Dakika! CHP ve İYİ Parti 22 Büyükşehir ve 27 İlde İşbirliği Yapacak17 izlenme
Türkiye'de koronavirüsten 81 kişi daha hayatını kaybetti! 2311 yeni 'hasta' var12 izlenme