Home
07 Temmuz 2026 ( 0 izlenme )
Reklamlar

İBB davasında 63. gün! NATO gölgesinde kritik savunma


İBB davasının 63. gününde Ekrem İmamoğlu duruşmaya getirilmedi. Savunma yapan Fatih Keleş, "Tertemiz evladım, neredeyse tamamı cinayet suçlusu 60 kişinin içerisinde 1 yıl kaldı, her an oğlumun başına bir şey gelir mi endişesiyle yaşadım" dedi.


Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 414 sanıklı İBB davasının ilk duruşmasının 63. günü Silivri'de başladı.

İKİ DAVADA HAKİM KARŞISINA ÇIKTI

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dün Silivri'de iki ayrı salonda hakim karşısına çıktı. Diploma davası 25 Aralık'a saat 11.00'e ertelendi. Casusluk davasında ise İmamoğlu dahil tüm "tutukluların tutukluluğuna devam" kararı verildi.

Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, İmamoğlu'na destek için geldiği Silivri'de şöyle konuşmuştu:

“Bugün Ankara'da NATO Zirvesi düzenlenirken aynı kişinin üç ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değildir. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değildir. Zaten burada bulunmamızın nedenlerinden biri de budur."

İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş bugün savunmasına devam ediyor.

Halk TV muhabiri Gamze Altunay, İBB davasının 63. gününde yaşananları anbean aktarıyor...

ARA SONA ERDİ

Verilen aranın sona ermesiyle Keleş'in avukatları savunma yapmak üzere kürsüye çıktı.

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Aykut Erdoğdu söz aldı.

Erdoğdu: Benimle ilgili örgüt iddiası dışında tek bir olay ileri sürülüyor. O tarihte ben Genel Başkan Yardımcısıyım, milletvekiliyim. Gideceğim alan da yapacağım iş de bellidir. Tek dayanak Ertan Yıldız’ın beyanıdır. İddia edilen olaydan önce benimle herhangi bir şekilde görüştünüz mü?

Keleş: Sizinle zaman zaman karşılaşmış olabiliriz ama ne zaman olduğunu bile hatırlamıyorum. Bahsedilen olayla ilgili hiç konuşmadık.

Aykut Erdoğdu, Keleş'le para aldığı iddia edilen gün de önceki hafta da konuşmadıklarını, iddia edilen görüşmenin hiç olmadığını ifade etti.

Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

AYKUT ERDOĞDU SORUSU

Mahkeme başkanı, Ertan Yıldız'ın ifadesinde yer alan Aykut Erdoğdu'ya çantayla dolar verildiği iddiasını sordu. Keleş şunları söyledi:

"Erten Yıldız'ın iddialarını kabul etmiyorum, her şey konuşulmuş, bir anda kapıdan ben girmişim. Oraya nasıl dahil olmuşum anlamadım, ben böyle bir konuşmanın içerisinde olmadım."

"HAYSİYET CELLATLIĞINA SON VERİLSİN"

Keleş, "Tertemiz evladım, o koğuşta neredeyse tamamı cinayet veya cinayete teşebbüs, kasten yaralama suçlusu ya da şüphelisi olan 60 kişinin içerisinde tam 1 yıl kaldı, ben her an acaba oğlumun başına bir şey gelir mi endişesiyle yaşadım" dedi.

Keleş şöyle konuştu:

"Ortada talimat zinciri yoktur. Ortada örgüt yoktur. Ortada maddi delil yoktur. Ama ortada bir hayat vardır, benim hayatım vardır, benim ailem vardır, benim itibarım vardır. Hayatım açıktır, sicilim açıktır, mal varlığım açıktır, banka hesaplarım açıktır. Eğer gerçekten iddia edildiği gibi milyarların yöneticisi olsaydım bunun bir izi olurdu. Matematiğin de ekonominin de ve hayatın olağan akışının bir kuralı vardır: Büyük para iz bırakır. Bu dosyada o iz yoktur. Çünkü o para yoktur, o örgüt yoktur, o sistem yoktur.

Ben buradaki senaryonun figüranı değilim. Ben bir insanım, bir babayım, bir kardeşim, bir eşim. Bir babanın taşıyabileceği sabır sınırlarının çok ötesinden sizlere sesleniyorum. Oğlumun, ağabeyimin ve yeğenimin rehin alındığını bile bile, onlardan kilometrelerce uzakta başka bir cezaevinde benden başımı yastığa koyup uyumam beklendi. Ben denedim ama başaramadım. Bir insanın sevdiklerinin akıbetinden bihaberken nefes alması dahi yük haline gelmişken, uyku haram hale geliyor. Ben, oğlum kötü arkadaş çevresi edinmesin, kötü arkadaş çevresine girmesin, yanlış yola sapmasın diye üzerine titreyerek büyüttüm. O ise tüm endişelerimi boşa çıkararak dürüstlüğüyle, karakteriyle hem bana hem de çevresine örnek bir evlat oldu. Bugün o gurur duyduğum evladım, 60 kişilik bir koğuşun içerisinde 1 yıl tutuklu kaldı. Tertemiz evladım o koğuşta neredeyse tamamı cinayet veya cinayete teşebbüs eden, kasten yaralama suçlusu ya da şüphelisi olan 60 kişinin içerisinde tam 1 yıl kaldı. Bense her an "Acaba oğlumun başına bir şey gelir mi?" endişesiyle yaşadım. Tertemiz evladımı bu korkunç tablonun içinde, bu risklerle baş başa bırakmanın tarifini, annesi ve kız kardeşinin dışarıdaki perişan vaziyetini hangi hukuk metni, hangi vicdan yapabilir?

Şahsıma ve aileme yönelik bu haysiyet cellatlığına son verilmesini, tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum."

SUBAŞI'NIN İDDİALARINA YANIT

Fatih Keleş, savunmasında Eyüp Subaşı'nın hakkındaki tüm iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Subaşı ile tanışıklıklarının 2014 yerel seçimleri öncesinde seçim kampanyasına yönelik baskı işleri nedeniyle başladığını, yapılan işlerin bedelinin eksiksiz ödendiğini ifade eden Keleş, "gayriresmi süreçleri yönettiği" yönündeki iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu söyledi.
Henüz seçimlerin yapılmadığı ve belediye yönetiminin oluşmadığı bir dönemde böyle bir sürecin var olamayacağını vurgulayan Keleş, Subaşı'nın şirketlerinin 2014-2019 arasında Beylikdüzü Belediyesi ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle iddia edilen resmi ya da gayriresmi ilişkilerin de söz konusu olmadığını savundu.

2019 sonrasında Subaşı'nın İBB ile çalışmak istediğini söylediğini, kendisinin ise yetkisi olmadığını belirterek ilgili iştirak şirketlerine yönlendirdiğini ifade eden Keleş, ihale karşılığında para aldığı veya komisyon talep ettiği iddialarını kesin bir dille reddetti. Subaşı'nın beyanlarının kendi içinde çelişkili olduğunu, para teslimiyle ilgili anlatımlarının ve HTS kayıtlarının da iddiaları doğrulamadığını belirtti.

Keleş, Subaşı'nın daha sonraki dönemde yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle kendisine defalarca ulaştığını, borçlarını ve ticari sorunlarını anlattığını, kendisinin ise yalnızca ilgili kurumlarla görüşmesini tavsiye ettiğini söyledi.
Dosyadaki mesaj kayıtlarının da aralarında yasa dışı bir para ilişkisi bulunmadığını gösterdiğini savunan Keleş, gözaltı sürecinde eşi ve oğlunun tutuklanması nedeniyle büyük bir çaresizlik yaşayan Subaşı'nın etkin pişmanlık kapsamında gerçeğe aykırı beyanda bulunmuş olabileceğini ifade etti. İddianamede Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. ile ilgili suçlamaların da çelişkili olduğunu savunan Keleş, bir yandan 2021 sonuna kadar sorumlu tutulurken diğer yandan 2025'e kadar gerçekleşen tüm işlemlerden sorumlu gösterildiğini belirtti. İddianamede adı geçen kişilerden yalnızca Eyüp Subaşı'nı tanıdığını, diğer reklamcılar ve şirket yöneticileriyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığını ifade etti.

ARA SONA ERDİ

Mahkeme heyeti 2 saat sonra yerini aldı. Fatih Keleş, “1 saat demiştiniz, 2 saat oldu, umarım bu benim savunmamı etkilemez” dedi. Mahkeme başkanı da “Savunmanıza bu süreyi ekleriz” yanıtını verdi.

ARA VERİLDİ

Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

"TMSF, MAPEG VE VALİLİK İÇİN DÖKÜM YASAL"

Keleş, "Bu husustan gerçekten cezai sorumluluk doğacak olsaydı, bu TMSF, MAPEG ve İstanbul Valiliği yöneticileri için de geçerli olurdu" dedi.

Keleş şöyle konuştu:

"Tek yetkili kurum olan MAPEG’in izinleriyle yapılan bir işlem, kaçak döküm olarak adlandırılamaz. Üstelik buradaki dökümlere İstanbul Valiliği de MAPEG tarafından onaylanan döküm gelirleri 'gelir paylaşımı protokolü' ile ortak olmuştur. Bu protokol biz cezaevindeyken oradaki döküm işlerini yapan ve şu anda TMSF yönetiminde olan Kuzey İstanbul Gayrimenkul Şirketi, İstanbul Valiliği ve İBB tarafından imzalanan ek protokol ile de uzatılmıştır. Yani TMSF tarafından burada döküme aynı şekilde şu an bile devam edilmektedir.

TMSF, MAPEG, İstanbul Valiliği burada yapılan dökümün yasal olduğunu kabul ederken, savcılık buranın mevzuatını, yetkili izin mercilerini göz ardı ederek hukuka aykırı gibi yansıtmıştır. Zaten bu husustan gerçekten cezai sorumluluk doğacak olsaydı, bu TMSF, MAPEG ve İstanbul Valiliği yöneticileri için de geçerli olurdu. Bildiğimiz kadarıyla ne bakanlık temsilcileri ne de İstanbul Valisi hakkında böyle bir soruşturma açma girişiminde bulunulmamıştır. Yayla bölgesinde yapıldığı iddia edilen dökümün de İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSFALT ile ilgisi yoktur. O da ilgili yazışmalardan anlaşılmaktadır ki, Sultangazi Belediyesi, Sultangazi Kaymakamlığı ve İstanbul Valiliği koordinasyonunda yol yapımı için gerçekleşmiştir. Ne İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ne de şahsımla hiçbir ilgisi yoktur. Fakat savcılık buradaki resmi yazışmaları görmezden gelmiş, dedikodu mahiyetinde beyanlarla bizi suçlamıştır."

"TANIK İFADELERİ ÇELİŞKİLİ"

Fatih Keleş, 2 milyon TL'lik rüşvete aracılık suçlamasına ilişkin iddianın dayandırıldığı tanık ifadelerinin çelişkili olduğunu belirtti. Keleş, "Rüşvet verdiğini söyleyen kimse yokken rüşvete aracılık ettiğim iddia edilmiştir" diye konuştu.

Keleş, "Metin Gül, bu bilgiyi Adem Soytekin'den duyduğunu söylüyor. Adem Soytekin ise Metin Gül'den duyduğunu ifade ediyor. Birbirini doğrulamayan bu beyanlara rağmen benim rüşvete aracılık ettiğim iddiasıyla cezalandırılmam talep ediliyor" dedi.

Savcılığın Cebeci Maden Sahası'ndaki çalışmaları bir suç örgütü faaliyeti olarak değerlendirmesine de karşı çıkan Keleş, söz konusu projenin bir devlet projesi olduğunu ifade etti.

Cebeci Maden Bölgesi üzerinde ne İBB'nin ne de kendisinin herhangi bir yetki ya da sorumluluğu bulunduğunu belirten Keleş şunları söyledi:

"İBB'nin bu bölgede madencilik faaliyetleri, hafriyat depolama veya dolgu çalışmalarına ilişkin hiçbir yetkisi ve sorumluluğu yoktur. Benim de bu alanlarda herhangi bir görev veya sorumluluğum bulunmamaktadır. Maden Bölgesi'ndeki yetki tartışmasız biçimde MAPEG'e aittir. Bu, yasal bir zorunluluktur."

5 KİŞİ TAHLİYE OLMADI

Dün, İBB soruşturması kapsamında tutuklanan ancak yaklaşık 14 aydır haklarında iddianame hazırlanmayan 13 kişi tahliye edilmişti. Daha önce Engin Gönül, Faruk Ceyhan, Arzu Can, İlkay Onuk, Onur Gülin, Fikri Murat Demir, Doğukan Sarıca ve Çağatay Tokoğlu hakkında 4 Aralık 2025'te tahliye kararı verilmiş ancak yapılan itirazın ardından yeniden tutuklanmışlardı.

Dün tahliye edilenler arasında Engin Gönül, Faruk Ceyhan, Arzu Can, Onur Gülin ve Fikri Murat Demir yer almadı. Aileleri yine cezaevi kapısından geri döndü.

"TOPBAŞ DÖNEMİNDE YAPILDI"

Fatih Keleş, birbirini yalanlayan beyanlar vasıtasıyla suçlandığını söyledi. İtirafçı Metin Gül'ün iddia ettiği kavşak yapımında rüşvet iddiasına değinen Keleş, bahsi geçen kavşağın ve alt geçidin yapımının Kadir Topbaş döneminde tamamlandığını belirtti.

İMAMOĞLU GETİRİLMEDİ

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş'in savunması sırasında salona getirilmedi.

Avukat Tora Pekin, İmamoğlu'nun duruşmaya getirilmesini talep etti...

İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin: Bir karar olmaksızın duruşmaya getirilmedi.

Mahkeme başkanı: Arada kararı yazarız.

Tora Pekin: Müvekkilimin şu an getirilmesini talep ediyorum.

Mahkeme başkanı: Kararımızı verdik, yarın kendisini getiririz.

Kaynak: Halk TV

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Ak Parti'den önemli çıkış: Türkiye-Rusya çatışması iki millete de zarar verir Aleyna Tilki mini şortuyla mezar taşının önünde poz verdi, Sinan Akçıl dahil kimse bunu anlamlandıramadı! Mutlak butlan kararı hazineyi boşalttı: Rezervler çakıldı! Ehliyet kursu fiyatlarına dev zam!