Home
22 Haziran 2026 ( 0 izlenme )
Reklamlar

İBB davasında 54. gün! Ceyda Kıryak'tan 'Hakkımda delil yok, MASAK raporunda adım geçmiyor' savunması


İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davada 54. gün başladı. Savunma yapan Ceyda Kıryak, hakkında hiçbir delil olmadığını, MASAK raporunda adının geçmediğini buna rağmen cezalandırılmak istendiğini ifade etti.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında açılan ve İBB Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu dahil 414 kişinin yargılandığı davada, ilk duruşmanın 54. günü başladı.

Şu ana kadar 53 oturumun geride kaldığı yargılamada, aralarında İmamoğlu’nun da bulunduğu 11 tutuklu ismin savunması henüz alınmadı. Mevcut takvime göre ilk duruşma sürecinin temmuz ayının ilk iki haftasında tamamlanması öngörülüyor.

Geçen hafta gerçekleştirilen tutukluluk incelemesinde dokuz kişinin tahliyesine karar verilmesiyle birlikte dosyadaki tutuklu sayısı 59’a düştü.

SAVUNMALAR BAŞLADI

Son savunmasını yapan İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten, hakkındaki suçlamaların yalnızca tanık ifadelerine dayandığını savunurken, bugünkü oturumda etkinlik organizatörü Ceyda Kıryak, Kültür A.Ş. Plan ve Organizasyon Müdürü Barış Kılıç ve Güldem Şık’ın savunmaları alınıyor.

ARA VERİLDİ

Güldem Şık'ın avukatı Alper Köleoğlu, operasyonlara bakıldığında bir şablon oluşturulduğunu, şablondaki kişilerin bir yere oturtulduğunu ve buna göre delillendirme yapılmaya çalışıldığını söyledi. Duruşmaya ara verildi.

"ANNEMİ EVLADINA, BENİ EVLADIMA KAVUŞTURUN"

Güldem Şık savunmasında şöyle konuştu:

"Başkanım, eylem adı altında geçen ihale bazlı konularla ilgili size raporlar, tablolar ya da evraklar sunup bir şeyler anlatamam; çünkü bilmiyorum. Bütün eylemlerin yanında aynı kişilerin aynı sayfalara ve farklı sayfalara kaç kere konulduğunu görebilirsiniz.

Ben ne ihale süreçlerini ne organizasyonunu ne de firmalarını bilebilecek ne resmi ne gayri resmi bir göreve ne de yetkiye sahibim. Huzurunuzda verilen beyanlara göre bu pozisyonların genel müdürleri, yöneticileri beni tanımayı bırakın, görmediklerini beyan ettiler.

48 yaşıma kadar evlat oldum, kardeş oldum, eş oldum, anne oldum. İş hayatımda olabileceğim de title oldum. 50 yaşıma gelirken de firari oldum, kaçak oldum, tutuklu oldum, mahkum oldum, sanık oldum, bir de bu oldum. Alın bunu, bakın, bu ne yapmış? Hayatım boyunca hiç bu olmamıştım. Başkanım, bir onurum, bir gururum, bir de burnumun direği çok hasar gördü bu dönemde. Artık her şeye ağlıyor olduk, oldum. Bütün bu yaşananlara inanıyorum ki siz adaletinizle son vereceksiniz. Annemi evladına, beni evladıma kavuşturmanızı, gasp edilen özgürlük hakkımı da geri talep ediyorum."

GÜLDEM ŞIK KÜRSÜDE

Barış Kılıç'ın sorgusu ve savunmasının ardından tutuklu sanıklardan Güldem Şık'ın savunmasına geçildi.

Şık şunları söyledi:

"Kimsenin hakkını yemeyip hakkını da yedirmeyen bir Türk kadınıyım. 16 aydır kim olduğumu anlamaya çalışan bir tek sizsiniz.

Varlığından haberim olmayan bir örgütün, haberim olmayan bir yöneticisini bilmeden üyesi olsam, karşınızda böyle ne idüğü belirsiz biri gibi değil, yetkili, etkili, herkesin tanıdığı biri gibi olmam gerekmez miydi?"

"TUTUKLU KALMAMASI GEREK"

Barış Kılıç'ın avukatı Cansu Çiftçi'nin savunması başladı. Çiftçi, "Bu kadar zaman geçti, dosyaya Barış Kılıç'la ilgili hiçbir şey konulmadı. Sadece tanıkların ve etkin pişmanlıktan yararlananların ifadeleri var. Onun bunun beyanlarıyla, somutlaştırılmamış iddialarla müvekkilimin tutuklu kalmaması gerek" dedi.

DURUŞMA BAŞLADI

Ara sona erdi, duruşma başladı.

Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, Barış Kılıç'a itirafçı olan eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas'ın "Benim bir yetkim yoktu" sözlerine atıf yaparak, "İhaleleri sadece noter gibi imzalar mıydı?" diye sordu. Kılıç, "Hayır" yanıtını verdi.

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Kılıç, ilk gözaltına alındığında adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını hatırlattı ve serbest bırakan hakimin görevden alındığını belirtti. Kılıç, "Bu haberi alınca çevremdekiler 'Sizi tutuklayacaklar' dedi. Akşam bütün ailemi topladım, çocuklarımla uyudum. Sabahı beklemediler, polisler gece 23.30'da kapıma geldi" diye konuştu.

Kılıç, 13 ayda 4 cezaevi gezdiğini belirtti ve bir cezaevinde ranzasının üst katında kalan bir tutuklunun kendi kolunu keserek bardağına kan damlattığını da anlattı. Duruşmaya öğle arası verildi.

"İHALELERLE İLGİM YOK"

Barış Kılıç savunmasında, “Benim bu ihalelerle bir ilgim yok. İhalelerin hiçbirine katılmadım. Bu eylemlerden ismimin silinmesini talep ediyorum” diye konuştu.

MÜDÜR KILIÇ KÜRSÜDE

Kültür A.Ş. Plan ve Organizasyon Müdürü Barış Kılıç’ın savunmasına geçildi. Kılıç, "Bu şirkette yıllardır çalışan dönem teamülü neyse aslında biz onu devam ettirdik" dedi.

AVUKATI TAHLİYE İSTEDİ

Ceyda Kıryak'ın avukatı Ulaş Özkan, müvekkilinin tahliyesini talep etti. Özkan, Kıryak'ın bilirkişi raporunda, vergi raporunda, MASAK raporunda isminin geçmediğini belirtti.

"YANLIŞLIK SONUCU 1,5 YILDIR TUTUKLU"

Savunmanın ardından Murat Ongun söz aldı:

Murat Ongun: Ben öncelikle açıkça söylemek isterim ki, inandığım tüm kutsallar üzerine yemin ederim, bu kadıncağızın suçlandığı konularla yakından uzaktan hiçbir alakası yoktur. Her şeyin huzurunda da yemin ederim. Bunun altını netlikle çizeyim. Büyük bir yanlışlık sonucu yaklaşık 1,5 yıldır tutukludur. Kendisinin yaşadıklarını ben de hissetmekteyim, onun acısını, o yüzden bunu söyleme ihtiyacı hissettim. Ceyda Hanım'ın ifadesinde beyan ettiği telefon görüşmesi nedeniyle herhalde suçlandım dedi. Ben de öyle tahmin ediyorum. Onunla da ilgili bir cümle söyleyip soruma geçmek isterim. O telefon görüşmesinde zaten anlaşıldığı gibi bir indirim talebi istiyoruz. Benim sunulan içeriklerden beğendiğim içeriği yapacak firmanın sahibi Emrah Bey bu sektörde uzun yıllardır çalıştığı için onun tanıdığı, yakın olduğu bir insan. O yüzden Ceyda Hanım'a dedim ki, Emrah'la konuş bir indirime gelsin çünkü en son raconu ben keseceğim, ben onu daha da indireceğim. Ama ilk etapta Emrah onunla samimi olduğu için onu aşağıya çekmesini istedim. Ama daha önemlisi soruma geçiyorum. Bu etkinlik gerçekleşti mi Ceyda Hanım?

Ceyda Kıryak: Çok özür dilerim ben onu atladım. Teşekkür ederim bu soru için. Bu etkinlik iptal edildi, yani yapılmama kararı alındı.

"BUNLARIN VEBALİNİ KİM ÖDEYECEK?"

Ceyda Kıryak, "16 eylemde adım var. Tarafıma isnat edilen suçlamaları işlemedim ve kabul etmiyorum. Hangi eylemden dolayı tutuklu olduğumu, neyden yargılandığımı gerçekten anlayamadım" dedi.

Ceyda Kıryak şöyle konuştu:

"19 Mart sabahı rüşvet ve örgüt üyeliği suçlamalarıyla evimden alındım. 23 Mart’ta neden tutuklandığım yüzüme bile söylenmedi. Cezaevine geldik. Avukatıma, 'İfadeleri getirir misin?' dedim. Sonra baktım ki Emrah Bağdatlı ile ihalelerin evraklarını hazırlamaktan bahsediliyor.

Birincisi, Murat Ongun’un talebiyle aradım. İkincisi, ben reklam bölümünde hiç çalışmadım. Üçüncüsü ve en önemlisi, ben ihalelerde yokum.

Sonra iddianame çıktı; örgüt üyeliği suçu düşmüş ama 16 eylemde adım var. Tarafıma isnat edilen suçlamaları işlemedim ve kabul etmiyorum. Hangi eylemden dolayı tutuklu olduğumu, neyden yargılandığımı gerçekten anlayamadım. Murat Ongun’la çalıştığım için mi, Emrah Bağdatlı’yla telefonda konuştuğum için mi?

1,5 yıldır tutukluyum ve gerçekten çok yoruldum. Ben artık sizden tahliyemi talep ediyorum. Benim davam burada değil, dışarıda. Hayatta ve ayakta kalabilme mücadelem var. Maaşlı çalışanım; abim ve oğlumla çalışıyorum. Ama kirayı ödeyemediğim için evim tahliye edildi.

18 yıldır benimle yaşayan, benim de yaşama sebebim olan oğlum babasının yanına yerleşti. Oğlumun mezuniyetinde Silivri’deydim. Üniversite sınavına girdi, ben Silivri’deydim. Üniversiteye gitti, ben hâlâ buradayım.

Ne için? Bunların vebalini bana kim ödeyecek? Geri gelmeyecek anılarında yokum oğlumun."

"HAKKIMDA DELİL YOK BUNA RAĞMEN CEZA İSTENİYOR"

Ceyda Kıryak, hakkında hiçbir delil olmadığını, MASAK raporunda adının geçmediğini buna rağmen cezalandırılmak istendiğini ifade etti.

Ceyda Kıryak şöyle konuştu:

"İddianamede savcılar tarafından ne iş yaptığım çok anlaşılamamış. Etkinlik organizasyon yönetimi yapıyordum. Pandemi dönemine kadar özel sektörde çalıştım. Pandemiyle birlikte özel sektör durma noktasına geldiği için birçok yere başvurdum. Medya AŞ'de etkinlik saha yönetimi görevinde çalıştım. İmamoğlu'nun katılacağı etkinliklerin planlanmasını yapıyor ve sahadaki akışın sorunsuz ilerlemesini sağlıyordum.

Hayatımda hiç belediye ihalesinde bulunmadım. Bu nedenle bu ihalelerle ilgili hiçbir detaya vakıf değilim. Dolayısıyla ne bu suçlamaları kabul edebilirim ne de bunlara ilişkin savunma yapabilirim.

İlk eylemden anlıyorum ki hakkımda hiçbir şey anlaşılmamış. Eylem 2020 yılına dayanıyor, ancak ben Medya AŞ'ye 2021'de girdim. İhalelerin çoğu Kültür AŞ ile alakalı, ben ise Medya AŞ'de çalışıyorum. Anlatımların hiçbirinde yer almıyorum ama suç isnat edilen kişiler arasında bulunuyorum. Bu nedenle bunlarla ilgili tek tek savunma yapamıyorum.

Beyanlara bakıyorum; hakkımda ne bir ifade ne de bir söylem var. Ortada bir delil yok. Bilirkişi raporunda yokum, MASAK raporunda yokum. Buna rağmen cezalandırılması istenen kişiler listesinde yer alıyorum.

Dosyaya baktığımda Emrah Bağdatlı'yla yaptığım bir telefon görüşmesini görüyorum. Muhtemelen bu görüşme nedeniyle Emrah Bağdatlı'yla ilgili her eyleme adım eklenmiş."

DURUŞMA BAŞLADI

İBB Davası’nda 54. gün başladı. Duruşma, Ceyda Kıryak'ın savunmasıyla devam ediyor.

Kaynak: Halk TV

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

AK Parti MKYK Üyesi Miroğlu’ndan tartışılacak çıkış: Kayyım atamak yumuşama ortamına hizmet etmezmiş! FOX TV'deki görevinden istifa eden Fatih Portakal, 7 Eylül'de yayına çıkacak Mansur Yavaş "Halk Ekmek" için düğmeye bastı! "Dönüştürme kararı aldım" Hastaneden kaçan koronavirüs şüphelisi, 2 gün sonra bulundu!