Home
08 Haziran 2026 ( 0 izlenme )
Reklamlar

İBB davasında 46. gün: İBB Davası'nda bir itirafçı daha döküldü!


İBB davasında sanık savunmaları sürüyor. 15 aydır tutuklu olan İş İnsanı Serkan Öztürk, verdiği ifadeden vazgeçti. "Hemen çıkmak için" ifadeyi 'okumadan' imzaladığını iddia eden Öztürk, tahliyesini istedi.


İBB davasında 46’ncı duruşma başladı. İBB ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 68 tutuklu ve çok sayıda tutuksuz sanık, duruşmanın 12’nci haftasında hâkim karşısına çıktı.

Bugünkü duruşmada sanık savunmalarının alınmasına devam ediliyor. Duruşma Murat Kapki’nin savunmasıyla başladı.

İmamoğlu Kartal adliyesi sessizliğini bozdu

İmamoğlu: Casusluk davası, diğer davalar gibi, adaletin çöp olduğu bu süreçte benim kardeşimin 7 yaşındaki yeğeninin oyun oynadığı iPad’ini alacak, 14 yaşındaki kızının evine 12 terörle mücadele polisiyle gidip cep telefonunu alacak seviyeye kadar düşmüştür.

Benim Kartal Adliyesi’ne giderken arabam bozuk değildir. Ama Türk adaletini, Türk yargısını bindirdikleri arabayı ve onu süren bu ülkenin başındaki zihniyet, o arabayı hurdaya dönüştürmüştür. Onu söyleyeyim. Yazıklar olsun.

Mahkemenin cezaevine yazdığı yazı uygulanmadı

Öztürk'ün savunmasını tamamlamasının ardından avukatları beyanlarını verdi. Avukat, mahkeme başkanına 'örgüt üyeliği tedbirlerinin' halen devam ettiğini kaydetti. Mevcur durumda tutuklular haftada 1 kere sadece 10 dakika katılabiliyor. Mahkeme bu durumun kaldırılması için cezaevi yönetimine yazı yazmıştı.

Ara verildi

Avukatların sorularının ardından duruşmaya ara verildi.

İnan Güney'in savunmasının öne alınması talep edildi

Avukatları tutuklu belediye başkanı İnan Güney'in savunmasının öne alınmasını talep etti. Hakim talebi aldığını söyledi.

İNAN GÜNEY SORDU, ÖZTÜRK YANITLADI: BÖYLE BİR BEYANIM OLMADI

İnan Güney, Öztürk'ün geri çektiği ifadesindeki hakkındaki kısmı sordu. Öztürk, böyle bir ifade verdiğini reddetti. İki isim arasında şunlar yaşandı:

İnan Güney: Teşekkür ediyorum. Bizim iddianamemizde, yani sonradan dahil edilen iddianame Sayın Başkanım, sayfa 52'de Savcılık Makamı şöyle diyor; Serkan Öztürk'ün dediği gibi İnan Güney bize iş bağlardı, iş paslardı. Serkan Öztürk'ün dediği gibi İnan Güney bize iş bağlardı, iş paslardı, sayfa 52'de sizin böyle bir ifadeniz olduğunu söylüyor Savcılık Makamı. Böyle bir cümle kurduğunuzu yazmış. Siz emniyet, savcılık, sulh ceza veya herhangi bir ifadede öyle bir cümle kurdunuz mu? Bu cümle size mi ait?

Serkan Öztürk: Bunu defaatle söyledim Sayın Başkanım. Şöyle söyleyeyim; hiçbir şekilde böyle bir şey söylemedim. Verilmiş olan tek desteğin, firma havuzuna eklenebilmek için yaptığım görüşme birkaç kere ve bu görüşmeleri ben, Cem Bey ve İnan Bey yaptık. Şunu da ayrıca söylemek istiyorum başkanım, bilmiyorum atlamış olmayayım. Yani İnan Güney'in verdiği reklamların, reklam haklarının lütfen araştırılmasını istiyorum. Yani bunu sayın savcılara söyledim. Yani bir pozitif ayrımcılık varsa bir öyle diyeyim. Ezici çoğunluğunu almış olmam gerekir. Yüzde 5'ini mi 10'unu mu almışızdır ya da almamışızdır, bir sürü bir sürü oyuncu var burada Sayın Başkanım ve bizim benim burada suçlanmak sebebim veya İnan Bey'in suçlanma sebebi sanki orayı bir çok affedersiniz arpalık gibi kullanmışız yönünde. Hiçbirini kabul etmiyorum, hiçbir şekilde böyle bir beyanım olmadı.

Öztürk'ün savunması sona erdi: İnan Güney soru soruyor

Reklamcı Serkan Öztürk hakim karşısındaki savunmasını tamamladı. Tutuklu belediye başkanı İnan Güney Serkan Öztürk'e sorular soruyor.

Yine o avukat yine aynı iddia

Serkan Öztürk, Murat Kapki ve başka isimlerin kendisini suçlayan beyanları basına yansıyınca baskı hissettiğini ek ifade vermek istediğini ancak savcılık tarafından çağırılmadığını iddia etti.

Öztürk, daha önce de duruşmalarda itirafçıların avukatı olarak geçen Albayrak'ın ismini verdi.

Öztürk, "O dönem avukatım İsmail Mirsad Albayrak'tı, artık değil. Bana 'Böyle yazdığında seni çağırmazlar, İnan Güney’i katman lazım' dedi. 'Geçmişini anlatacağım, tanıyorum' diye bir şey yazdı. 'Altına da bir etkin pişmanlık yaz hemen çağırırlar. Orada etkin pişmanlıktan faydalanmak zorunda değilsin' dedi. Yazdık gerçekten çağrıldık. Etkin pişmanlık müessesesini kendi yararına kullanmış biriyim suç mu bilmiyorum ama etkin pişman olmadım" ifadelerini kullandı.

İBB Davası'nda bir itirafçı daha döküldü! "Hemen çıkmak için okumadan imzaladım"

İBB davasında bir kişi daha itirafını geri çekti. Böylece 7. kişi itirafçılıktan vazgeçmiş oldu.

Tutuklu İş İnsanı Serdar Öztürk duruşmada şunları ifade etti:

kendimi savunmak için 15 aydır bekliyorum.
kızlarımın 4 tane doğum gününü kaçırdım.
ifadelerime yorum katılarak yazılmış. ben bu ifadeleri imzaladım ama okumadım benim hatam. neden, çünkü o odadan hemen çıkmak istedim. toptancı bir anlayışla komple reddetmemekle beraber isimleri olayları kabul ediyorum, ama yoruma dayalı yazılmış beyanları kabul etmiyorum. ilk 3 ifadede hiçbiri soru cevap şeklinde olmadı. birçok konu konuştuk konuşulan konulardan bazıları ifadeye geçilmiş bazıları geçilmemiş. günün sonunda ifadelerinin bağlamından koparıldığını söylemek isterim.
tutuklu değil esir gibi hissediyorum kendimi.

Ceyhun Avşar ek savunma yaptı

Ceyhun Avşar: Başkanım, 140. eylemle alakalı ben duruşmanın son günlerinde takip ettiğimde bazı eylemlerle alakalı 235'e 3'le ek savunma hakkı veriliyor. Şimdi ben kendi savunmamda da 26 Mart tarihinde yaptığım savunmada da eylem 140 kapsamında herhangi bir kamu zararı olmadığına dair savunmamda tüm iddialara detaylıca cevaplar verdim. Duruşma tutanakları yayınlandıktan sonra da yaklaşık 9 adet dilekçeyle de kamu zararı olmadığını detaylı anlattım ve yargılanma maddemin 235'e 1'den, 235'e 3 olarak değiştirilmesini talep ederek belirttim.


Hakim: Taleplerin o dilekçelerini inceledik zaten bu, o dosyadaki zarara bakacağız zaten.


Ceyhun Avşar: Sayın Başkanım, orada sadece şunu eklemek istedim orada Yapı Merkezi firmasının, yani hem rüşvet hem ihale fesatlığı suçlamasıyla yargılanan ama tutuksuz yargılanan Yapı Merkezi firmasının sosyal güvenlik prim borcu olduğu iddiasıyla bir kamu zararı iddiası var ama sadece iddianamede 81 ile sorduk, 582 sayfa bir sosyal güvenlik prim borcu olmadığına dair 81 ilin verdiği cevap var. Yani burada bir kamu zararı olmadığı apaçık ortada o yüzden ben yargılanma maddesinin değiştirilmesini istiyorum. Birinci hususum budur.


İkinci hususum da 9 Mart'ta biz burada ifadelere başladık, duruşmalar başladı. Örneğin ben 26 Mart'ta ifademi verdim. Bir sonraki ara inceleme olan 18 Haziran tarihinde yaklaşık 3 ay geçmiş olacak bu sürenin üzerinden ve bu süre içerisinde ilave bir ek savunma yapma imkanı bulamadım. Biz şu an 1 Haziran'a kadar savunma yapıp tahliye olmayan 31 kişiyiz. Şu anda da ifadesini tamamlam 25 kişi var. Muhtemeldir ki 18 Haziran'a kadar 2 haftalık süre içerisinde ifadesini, ifade veremeyecek kişilerle birlikte toplam 45 kişi olacak 1 ile 18 Haziran ifadelerinden, bizim dışımızda kalan kişilerden, öteki kişilerden. Biz beşer dakika minimum söz hakkı alırsak bu yaklaşık 4 saate tekabül eder. Bu 4 saat de geçen hafta salı günü duruşma erken bittiğinde kaybedilen süreye tekabül eder. O yüzden ben 18'indeki ara incelemeden önce en az 5 dakika bir söz hakkı


Hakim: Tahliye için sanıklara söz hakkı verilmesini istiyorsun. Anlaşıldı.

Kapki hesaplarının açılmasını istedi

Duruşmada söz alan Murat Kapki, ailesinin yaşadığı ekonomik zorlukları anlattı. Mal varlığına tedbir konulduğunu, banka hesaplarının dondurulduğunu belirten Kapki, ailesinin geçimini sağlayamadığını söyledi.

Kapki, mahkemeden banka hesaplarının açılmasını ve ailesine şirket üzerinden maaş bağlanmasını talep etti.

Baskı altında 'itirafçılık' yaptığını söyleyen Kapki, gözaltındaki ifadelerini geri çekmişti. Kapki, duruşmada bugün şöyle konuştu:

"Başkanım, ben varlıklı bir insanım. Maddi problemi olmayan bir insanım ama buraya girdikten sonra bütün her şeyime tedbir kondu. Tüm hesaplarım donduruldu. 16'ncı aya gireceğiz. Ailem artık bildiğiniz sefalet çekiyor. Çocuklarımın okul parasını dahi ödeyemiyoruz. Çok zor durumdayız. Çok zor durumlar içinde yaşıyorlar. Hadi kendimden geçtim, artık onları düşünüyorum. Lütfen banka hesaplarımın açılmasını istiyorum. Yani zaten tedbir konulacak bir sürü malıma mülküme tedbir konuldu, buradaki zararlar onlarla karşılanabilecek eğer işin sonunda bir şey olursa. Ama banka hesaplarımın açılarak ailemin hiç değilse biraz rahatlamasını sağlamanızı istiyorum.


Bir ikincisi de şirketimizde kayyum olduğu için, şirketimizden hiçbir şekilde maddi olarak hiçbir şey alamıyoruz. Bir maaş bağlanmasını istiyorum aileme. Bunlara da sizin yardımcı olmanızı, destek olmanızı istiyoruz. Çok zor durumdalar Başkanım. Bir de Başkanım, benim evimin, evlerimin üzerine ipotek, tedbirler konuldu ya, bu tedbirlerin İsmail Kağan'dan alınarak sizin nezaretinizde benim üstüme geçirilmesini istiyorum. Yine bende iken tedbir olsun. Yoksa el konulacak bunlara. Çökmeye çalışıyorlar. Bu konuda nasıl yardımcı olabilirsiniz?"

Kaynak: Halk TV

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Dolar kuru yükseldi yeni hamle geldi! Hareketi sınırlıyor TBB Başkanı Prof. Dr. Feyzioğlu: "Kıbrıs'ta çözüm bağımsız devlettir" En az corona vakası görülen şehirde vakalar artışa geçti! AYM ek MTV itirazını reddetti