İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yürüttüğü İBB davasının ikinci celsesi, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında inşa edilen yeni duruşma salonunda bugün dördüncü gününde devam ediyor.
Davanın ikinci günü saat 10.45'te başlayıp 23.55'te sona ermiş, oturum 13 saati aşkın sürmüştü. İkinci celsenin üçüncü günü ise 14 saati aşan duruşmanın ardından Silivri'de sona erdi.
Dün görülen üçüncü günde sanıkların savunmaları sırasında dikkat çeken anlar yaşandı. Ekrem İmamoğlu ile itirafçı Erol Naim Özgüner arasında "telefon" tartışması yaşanırken, Mahkeme Başkanı tartışmaya müdahale etti.
Cezaevindeki koşullarına ilişkin de konuşan Ekrem İmamoğlu, gazetecilere yaptığı değerlendirmede canlı yayınları takip etmeye çalıştığını belirterek, "Kanallar çok geç geldi. Canlı yayınları takip ediyorum ama cuma gününden beri kopuk, pazartesi gününden beri izlemeye çalışıyorum" dedi.
İmamoğlu, düzeninin biraz bozulduğunu, sabahları yaptığı kitap okuma alışkanlığını aksattığını söyledi. Sağlığının yerinde olduğunu belirten İmamoğlu, "Ama ülkem için üzülüyorum, ülkem için endişeleniyorum" ifadelerini kullandı.
Bugün yapılacak dördüncü günde de sanık savunmaları sürüyor.
Öztürk'ün savunmasının sonrasında ise İbrahim Özkan'ın makam şoförü Mustafa Bostan savunma yaptı.
Savunması esnasında duygusal anlar yaşayan Bostan, kanser hastası annesini umreye götürme sözü verdiğini ancak hakkındaki yurt dışı çıkış yasağı nedeniyle bu arzusunu gerçekleştiremediğinden bahsetti.
"Adli kontrolümde işte yurt dışı yasağı var Başkanım." diyen Bostan, gözyaşlarına hakim olamayarak şunları söyledi:
"Onu bir sene önce kaldırmanızı sizden rica edeceğim. Anneme bir umre sözüm var. Annem ben içerideyken kanser hastası oldu."
Murat Ongun'un şoförü Kadir Öztürk, Bildik'in savunmasının ardından savunma yapmak için söz aldı.
10 yılı aşkın sürede İBB bünyesinde şoförlük yaptığını belirten Öztürk, "2 Nisan 2026 tarihinde Sayın Mahkemeniz tarafından yapılan tutukluluk incelemesinde diğer şoför arkadaşlar ile tahliye oldum. Tek bir yalan beyanla 9 ay boyunca ailemden ve evlatlarımdan koparılarak haksız yere hapis yattım." diyerek beraatini talep etti.
Aranın sona ermesiyle birlikte eski İSBAK çalışanı Davut Bildik savunma yapmak üzere kürsüye geldi.
İBB iştirakinin engelli kadrosu çalışanı olan Bildik, rahatsızlığı nedeniyle savunma yaparken zorlandığını belirtti.
Bildik'in "Kusura bakmayın Sayın Başkanım, ben hastalıklarımdan ötürü bazı sıkıntılarım var. Aşırı heyecanlıyım, şu an ciddi çarpıntım var, lütfen mazur görün." sözleri üzerine mahkeme başkanı, "Heyecanlı olacak bir şey yok. Rahat ol." diyerek kendisini sakinleştirmeye çalıştı.
Burcu Ciner Şimşek'in savunmasının ardından İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek, "Telefonu Erol Bey'e ben verdirmişim. Öyle bir şey oldu mu?" diye sordu. Şimşek, "Hayır" dedi. Şimşek'in sorgusunun ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
Ekrem İmamoğlu, Adem Kameroğlu’na, “Ben sizi tehdit ettim mi?” diye sordu. Kameroğlu, “Sizin direkt tehdidiniz söz konusu değil, fakat işlerin ağırdan alınmaması için biz iyi geçinmek için bunları yapmak zorunda idik. Sizler bize baskı yaptınız demedim ben, orayı düzeltelim isterseniz. Biz bunu yapmak zorunda olduğumuzu hissettik” yanıtını verdi.
Dava itirafçı Adem Kameroğlu’nun savunmasıyla devam ediyor.
Duruşmaya ara verildi.
"Savunmam kısa ama haklılığım iddianame gibi 4 bin sayfa eder" diyen Kasapoğlu'nun savunması izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.
İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu savunmasında İmamoğlu'na ait olduğu öne sürülen telefon nedeniyle aylarca tutuklu kaldığını söyledi. Kasapoğlu, "Bu telefon beni oğlumdan 11 ay ayırdı. 1,5 yıl incelendi, içinden suç unsuru olabilecek ne çıktı? İddianamenin hiçbir yerinde bu telefon yok" dedi.
Erdal Celal Aksoy'dan sonra sanık kürsüsüne Hamit Keleş çıktı ardından tutuksuz sanık Şehide Zehra Keleş savunmasına başladı.
Gülant Candaş sanık kürsüsüne geldi. Candaş'ın ardından İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy'un savunmasına geçildi. Aksoy, suç tarihi olarak gösterilen dönemde deprem nedeniyle Hatay'da olduğunu, İstanbul'da bile olmadığını belirtti.
Eski vekil Aykut Erdoğdu'ya 1 milyon 200 bin dolar rüşvet verdiği iddia edilen Erdoğan Göğen'e Erdoğdu'nun avukatı Tuğba Torun "Firmayı ne kadara devraldınız?" diye sordu.
Göğen, "1 milyon 350 bin Euro devir bedeli ödedim. Bu miktara şirketi devralmışken 1 milyon 200 bin dolar rüşvet diye konuşulan rakam benim ticari kafama girmiyor" dedi.
İBB Davası'nın ikinci celsesinin dördüncü günü Yusuf Kaya'nın savunmasıyla başladı. Kaya'nın savunmasının ve sorgusunun ardından sanık kürsüsüne Erdoğan Göğen geldi.
Muzaffer Beyaz’ın tutuklanması talebinin oy çokluğuyla reddedilmesine savcılık tarafından yapılan itiraz, değerlendirilmek üzere İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti.
İtirafçı Muzaffer Beyaz hakkında ikinci kez istenen tutuklama talebi yeniden reddedildi.
Tutuklu sanıklar, avukatları, gazetecileri, izleyiciler ve mahkeme heyeti salondaki yerini aldı, duruşma başladı. Suç örgütü liderliği iddiasıyla başka bir davada yargılanan ve İBB Davası'nda da sanık olan Aziz İhsan Aktaş da duruşma salonuna geldi. Aktaş, duruşma salonuna korumalarıyla giriş yaptı.
İBB Davası’nın ikinci celsesinde dördüncü gün başlıyor. Bugün itirafçı sanıklardan Ertan Yıldız’ın savunma yapması bekleniyor. Yıldız’ın savunmasının ardından sorgusuna geçilecek.
Almanya'dan büyük ayıp! PKK'ya izin var, Türk siyasetçiye yok13 izlenme
DEVA Partili isim Melih Bulu'nun yardımcısı oldu14 izlenme
Yunan polisinden mültecilere insanlık dışı muamele20 izlenme
Uykudan Korkma Hastalığı (Hipnofobi) Nedir?10 izlenme
Kanal İstanbul hangi ülkeye satılacak? Montrö'yü beğenmeyen iktidarın bulduğu son çare ortaya çıktı16 izlenme
PERİNÇEK KILIÇDAROĞLU'NU ÇOK KIZDIRACAK12 izlenme
İktidarda başka bir başdanışman skandalı!30 izlenme
Ünlü şarkıcımızdan gelen haber8 izlenme