İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın görülmesine, bugün Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'ne inşa edilen yeni duruşma salonunda devam ediliyor.
Davanın dün görülen 9'uncu gününde de tutuklu sanıkların tahliye talepleri dinlendi. Sanıklardan Elçin Karaoğlu, tahliye talebinde bulunurken çocuklarının geceleri ağlayarak uyandığını ve oğlunun hasta olduğunu belirterek, “Oğlum elimden kayıp gidiyor” dedi.
Dünkü duruşmada, Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın tahliye talebi de avukatı Fehmi Demir tarafından mahkemeye iletildi. Fehmi Demir, Pehlivan'ın 1 yıl 2 ay 13 gündür tutuklu bulunduğunu belirterek, tahliye edilmesi çağrısında bulundu. Demir, “Avukat Mehmet Pehlivan gerçek dışı, kanıtsız, tutarsız iddia sonucunda 1 yıl 2 ay 13 gündür zindanda” ifadelerini kullandı. Demir, Pehlivan'ın tutukluluğunun sona erdirilmesini isteyerek, “Bu yanlıştan dönülmeli, Mehmet Pehlivan'ın esaretine son verilmeli” dedi.
İBB Davası'nın ikinci celsesinin 10'uncu gününde, tutuklu sanıkların tahliye taleplerinin dinlenmesine devam edildi.
Fatoş Pınar Türker'in savunmasının sona ermesinin ardından mahkeme heyeti duruşmayı yarın devam etmek üzere sonlandırdı.
Perşembe günü 13 kişinin daha savunma yapmasının ardından tutukluluk incelemeleri yapılacak.
Medya A.Ş.'nin kasasının boşaltıldığı iddiasına değinen Fatoş Pınar Türker, 2021 yılında işbaşı yaptığını, 2022, 2023, 2024 yıllarında şirketin kar ettiğini belirterek, "2025 yılının mart ayındaki operasyondan sonra şirket İBB tarafından sübvanse edilmek zorunda kalmıştır. Kasasını boşalttığımız şirket gayet karlı bir iştirakti." şeklinde konuştu.
Kendisi hakkında "Emrah Bağdatlı tarafından Medya A.Ş.'nin başına getirildiği" iddiası olduğunu dile getiren Türker, "Uluslararası bir kurum global direktörlük pozisyonu için dünya çapında işe almak için aday belirlediğini, belirlenen 3 adaydan birinin ben olduğumu belirterek iş teklifinde bulundular. Bu kurum IMF'ti." dedi ve "Meslek hayatım boyunca kimsenin beni bir koltuğa oturtmasına ihtiyaç duymadım." ifadelerini kullandı.
Tutuklu Kahraman Yeşilyurt tahliye talebinde bulundu. Ardından Elif Güven kürsüye geldi. Güven, "Ben Medya A.Ş. ile var olmadım, Türkiye'nin 2 büyük kanalında yöneticilik yaptım. Ben Medya A.Ş.'de bana verilen görevi yaptım." ifadelerini kullandı.
Elif Güven'in ardından kürsüye Fatoş Pınar Türker geldi.
Tutuklu sanık Mustafa Nihat Sütlaş, "Benim CHP ile hiçbir ilişkim yok. Üyesi değilim, etkinliklerinde, açılışlarında bulunmadım. CHP'nin ele geçirilmesiyle ilgili ne alakam olabilir?" dedi. Sütlaş şunları söyledi:
"Adaletinize ve doğru kararlar vereceğinize inancım tamdır. Tutukluluk süresi artık çok aşırı olmuştur. Tahliyemi, şirketlerim üzerindeki tedbirlerin ve kayyumların kaldırılmasını talep ediyorum. Özellikle memleketteki iş yerim kayyum denetimi altındadır, elektronik perakendeciliği yapmaktadır. Peşin parayla çalışılan bir işletmedir ve her işlem için kayyumdan izin almak zorunda kalmaktadır. Arada mesafe olduğu için bu günler ve zaman almaktadır, oradaki şirketim batmaktadır. Batışa doğru hızla gitmektedir. Buradaki şirketimin ne durumda olduğunu bilmiyorum, ekonomik yönden Titanik gibi batıyoruz. İnanın sayın başkan, avukatlara bile borçla yaşıyoruz.
Çok mahcup oluyorum, 50 yaşındayım. 50 yaşından sonra borçla karşılaştım, insanlardan borç isteyerek yaşıyoruz. Artık sivil ve ekonomik ölümümüzün durdurulmasını, adaletin güneşinin de benim tarlama vurmasını talep ediyorum."
Ahmet Köksal'ın avukatı Duygu Eroğlu söz alarak, savcılıkta başka mahkeme huzurunda başka ifade veren isimlere atıf yaparak "Bir öyle bir böyle diyen beyanların muteber kabul edilmesini adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu düşünüyoruz" dedi.
Ahmet Köksal'ın ardından tutuklu Hüseyin Köksal'ın avukatı Baver Kaya tahliye talebine ilişkin beyanlarını sundu. Hüseyin Köksal'ın bir diğer avukatı Burak İnce, "Hüseyin Köksal'ı cezaevinde tutarken yandaş basının etkisinde kalmış olabilir misiniz?" diye sordu.
Onur Aldı'nın avukatı Yeliz Karademir tahliye talebinde bulundu. Serkan Öztürk ve avukatının tahliye talebinin ardından da tutuklu sanık Ömür Yılmaz kürsüye çıktı.
Tutuklu sanık Sinan Sepetçi kürsüde. Maaşla çalışan bir muhasebeci olduğunu belirten Sepetçi, "Benim burada ne işim var Allah aşkına. Burada olmayı hak edecek bir şey yapmadım" dedi.
Tutuklu sanık Vedat Şahin'in avukatı Muhittin Arık'ın tahliye talebinin ardından mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi.
Serhat Kapki'nin avukatı Rıfat Buğra Özdoğan da tahliye talebinde bulundu.
Reklam ajansı sahibi tutuklu sanık Şeyhmus Sarıboğa, İBB'yle hiçbir alakası olmadığını ifade etti ve "Şirket açmak suç mu? Sağlık olarak da psikolojik olarak da bu durumu kaldıramıyorum. Çocuklarımın iki doğum gününü kaçırdım" dedi.
Gözyaşlarını tutamayan Sarıboğa, kürsüde fenalaştı ve salondan çıkarıldı.
Murat Kapki tahliye talebinde, "Ben nasıl bir örgüt üyesiyim ki Ekrem İmamoğlu’na karşı savaşıyorum. 2019’da seçim kaybedildikten sonra Teşekkürler İstanbul diye afişler asıldı. O benim panolarımdı" dedi.
Kapki, seçim dönemlerinde sahibi olduğu reklam mecralarını bedelsiz olarak AKP’ye tahsis ettiğini belirtti.
İddianamede yer alan "İmamoğlu’na seçim kazandırma" amacına hizmet ettiği yönündeki suçlamalara tepki gösteren Kapki, 2018, 2019 ve 2024 seçim süreçlerine dikkat çekti. 2018 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri döneminde dönemin AKP İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak ve İl Başkan Yardımcısı Sevgi Yiğit ile görüştüğünü ifade eden Kapki, reklam alanlarını herhangi bir ücret talep etmeden teslim ettiğini beyan etti:
"Sayın Cumhurbaşkanımıza ve AKP İl Başkanlığına benden alınan bütün yerlerin bana ait olduğuna dair belgeleri, sözleşmeleri sundum. Bir kuruş dahi almadığımı, bilabedel verdiğimi ispatlıyorum. O zamanki İl Başkanı Bayram Şenocak bizzat çağırdı. Başkan Yardımcısı Sevgi Yiğit Hanım ile görüşerek bu yerleri verdim. Kendileri de bilabedel olduğunu biliyor."
"BENİM YERLERİMDİ"
2019 yerel seçimlerinin ardından AKP İl Başkanlığına davet edildiğini aktaran Kapki, HTS ve baz kayıtlarının incelenmesini talep ederek şu ifadeleri kullandı:
"Seçim bittikten sonra beni il başkanlığına davet ettiler. Kendileriyle oturdum, konuştum. Bana 'Bize çok yardımcı oldun, nasıl yardımcı olabiliriz?' diyerek teşekkür ettiler. Gerekirse kendilerinin dinlenmesini talep ediyorum. Ekrem Bey kazandıktan sonra bütün reklam alanlarıma 'Teşekkürler İstanbul' afişleri asıldı, oralar da benim yerlerimdi."
Murat Kapki, "Ben rüşvetten tutuklandım ama iddianamede rüşvet suçu yok. Sayın Adalet Bakanı da operasyonu erken tarihte öğrendiğimi söyledi. İsmail Kaan'dan öğrendim, Amerika'daydım. Hiçbir suç işlemediğim için geri döndüm" dedi.
"Savcıların yönlendirmesiyle itirafçı oldum" diyen ve etkin pişmanlık ifadelerini geri çeken tutuklu sanık Murat Kapki kürsüde. 19 Mart 2025'teki operasyondan önce mallarının bir kısmını devrettiği AK Partili İsmail Kaan'ın da yargılanması gerektiğini vurgu yapan Murat Kapki, "Mallar bendeyken bir şey yapamazlar. Yoksa el koyacaklar' diyerek beni sıkıştırdı, telkin etti. İsmail Kaan hakkında bana tek bir soru sormuyorsunuz. İfadesi bile alınmamış" dedi.
Serdal Taşkın, itirafçı Umut Şenol ve Eyüp Salih Subaşı'nın iddialarını reddederek tahliye talebinde bulundu:
"Sayın Başkan, son olarak hakkımdaki iftira kapsamındaki beyanların yalnızca ikisine cevap vermek istiyorum. Birincisi; Eyüp Salih Subaşı'nın bana elden para verdiği beyanını kesinlikle kabul etmiyorum. Eşi, oğlu ve kendisi 23 Mart'ta tutuklanan Salih Subaşı, bakıma muhtaç oğlunu düşünerek ve eşinin de tutuklu olduğunu da düşünerek kendini kurtarabilmek için bu ifadeyi vermiştir. Kendisini anlayabiliyorum ama hak veremiyorum. İddiaları kesinlikle yalandır. Belirttiği tarihlerin son üçünde ben Kültür A.Ş.'de görevli değildim ve kendisini görmedim. Ayrıca belirttiği tarihlerin hiçbirinde kendisiyle ne HTS ne de HTS kaydım var.
İkinci olarak da Umut Şenol'un 27 Ağustos Perşembe günü huzurunuzda verdiği ifadede, benim zorlamam ile Avcılar-Beylikdüzü hattına ait reklam alanlarını Urban Medya'ya devrettiğini ve devir tarihinin Temmuz 2020 olduğunu söyledi. Kesinlikle bu ifade yalandır. Mahkemenize Mayıs 2021 tarihli faturayı sunmak istiyorum. Faturada bu alanların Core Medya tarafından işletildiğini göreceksiniz. Umut Şenol, ifadesinde, ayrıca metrobüs alanlarının ihalesinden sonra ofisime geldiğini ve Urban Medya'nın ihale için verdiği bedelin 500 bin dolar fazlasını vereceğim diye vereceğim diye başlayan ve devam eden tüm beyanları da yalandır. Sayın Başkan, bahsedilen bu ihale, 2022 yılında yapılmış olup, ben o tarihte görevli değildim, Erzincan'da yaşıyordum. Ben, Umut Şenol'u 2019 Ağustos-2020 Kasım tarihlerinde görev yaptığım süre dışında hiç görmedim. Mahkemedeki ifadesinde bunu kendisi de belirtmişti."
Duruşma başladı. Sanık kürsüsüne ilk çıkan isim eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın oldu.
Sığınağın ANNESİ11 izlenme
"Avantanız var" sözlerine yanıt16 izlenme
Tabutu çiçeklerle süslenen Müslüme, toprağa verildi...27 izlenme
Arabası Olan Tüm Emekliye Artık Ücretsiz9 izlenme
Persona non grata nedir? 'İstenmeyen kişi' süreci nasıl işliyor?18 izlenme
CHP'lilerin oylarıyla milletvekili olan Serap Yazıcı'nın pişkinliği pes dedirtti!7 izlenme
Cünup uyumanın neden oldukları zararlar14 izlenme
Bu da Kripto Tosuncuk! Thodex'in kurucusu Faruk Fatih Özer 2 milyar dolarlık kripto para ile sırra kadem bastı!13 izlenme