Beyoğlu davasının birleştirilmesiyle, tutuklu sanık sayısının 92'ye, toplam sanık sayısının ise 414'e yükseldiği İBB davasına bugün Silivri'de bulunan 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 18. celse ile devam ediliyor.
Dün 4 kişinin savunması tamamlanmıştı. Bugün ilk kürsü sırası Orhan Gazi Erdoğan'da. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 'Veri Uygulaması' soruşturması çerçevesinde gözaltına alınan CHP Bilgi İşlem Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan 7 Kasım 2025'ten bu yana tutuklu.
Dünkü oturumda İBB HANEM uygulamasına ilişkin Eylem 13 kapsamındaki isimler savunma yaptı. Bugün de aynı çerçevede devam edilecek ve veri sızıntısına ilişkin iddialara yanıt verilecek.
Dün bu kapsamda kürsüye çıkan ve savunma yapan isimler hem savunmalarında hem de çapraz sorgularında Eylem 13 kapsamındaki veri sızıntısı iddialarını kanıtlar ve verilerle çürüttüler.
Yusuf Utku Şahin'in savunmasının ardından mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. Dava, Şahin'in hakim, savcı ve avukat sorgusuyla devam edecek.
Reklam İstanbul çalışanı Yusuf Utku Şahin kürsüye çıktı ve savunmasına başladı.
"Ben hep özel şirkette çalıştım, İBB bünyesinde hiç çalışmadım. Herhangi bir kamu kurumu, ihale süreci ya da idari yapılanmayla bir ilgim veya görevim olmamıştır. Dosyada adı geçen birçok yapı ve kavramı ilk kez emniyette tarafıma yöneltilen sorular sayesinde duydum. Soruların büyük bir kısmına bu nedenle “bilmiyorum” şeklinde cevap vermek zorunda kaldım. Zira gerçekten bilgim ve bağlantım bulunmamaktadır.
Hatta bu durum o kadar açıktı ki, soruları yönelten polis memurları dahi zaman zaman şaşırmış, “acaba yanlış sorular mı yöneltildi” şeklinde kendi aralarında değerlendirmede bulunmuşlardır.
Benim herhangi bir iş yerimde kullanılan bilgisayar, telefon veya dijital materyallere de el konulmamıştır. Çünkü ben, yaptığım işin tamamen şeffaf ve teknik bir iş olduğunu bildiğim için, gerektiğinde her türlü incelemeye açık olduğumu baştan itibaren ifade ettim.
Dosyada geçen “iletişim çadırı” gibi ifadeleri de ilk kez burada duydum. Bu kavramın ne olduğunu dahi bilmiyordum. Ancak sonrasında bunun teknik olarak bir veri merkezi veya reklam analiz altyapısına benzetildiğini anladım."
Emrah Yüksel'in verdiği ifadeyi geri çektiğine de değinen Şahin, "Eğer ifadesini değiştirmeseydi çok farklı bir savunma yapacaktım" dedi. "Beni bir ifadeyle o da yanlış bir ifade, karga tulumba tutukladılar" ifadelerini kullandı ve ekledi: "Ben anlamıyorum, savcılığın benimle bir husumeti mi var?"
Murat Ongun'u tanımadığını, bir tane baz kaydı veya mailinin olmadığını ifade eden Şahin, "Onun yönetici olduğu örgüte üyeymişim. Güvercinle mi anlaştım adamla?" dedi. Şahin ayrıca, "Eğer iddia makamı hala benim hiç iz bırakmadan bu işi yaptığımı söylüyorsa, gerçekten burada bir deha harcanıyor demektir Sayın Başkan. O zaman Milli İstihbarat Teşkilatı gelsin beni alsın, Türkiye'nin Siber Savunma Başkanı yapsın" ifadelerini kullandı.
Ulaş Yılmaz'ın ardından Aykut Erdoğdu söz istedi, önceki gün dile getirdiği yemek isyanı hakkında iktidar medyasının manşetlerine tepki gösterdi.
Aykut Erdoğdu, "Sabah Gazetesi yemekler konusunda yalan söyledi. Yemek veriliyordu” diye. Günah, bize günah. Şu güne kadar yemek veriliyor muydu bize? Dün Sayın Başsavcı geldi, yemek verildi." diye konuştu.
Erdoğdu iktidar medyasının manşetlerine de itiraz etti.
"Söz verdiğiniz için çok teşekkür ederim Sayın Başkan. Duruşma tutanakları şu açıdan önemli. Ben mesela burada ifade verdiğimde, Savcı Bey’in veya sizin… Cevap veremediğim bir soru oldu mu? Olmadı. Manşetten şu bilgi girdi: “Aykut Erdoğdu sorulara cevap veremedi!” Oysa ki duruşma tutanağı olsaydı…
Mahkeme Başkanı: Aykut Bey, o SEGBİS kısmını sanırım yükledik herhalde şimdi sistemde olması lazım.
Aykut Erdoğdu: Şunu söylemek istiyorum. Günübirlik… Bu önemli…
Mahkeme Başkanı: O şimdi o zabıttan alınan bir husus değil. Basın…
Aykut Erdoğdu: Anladım. Sadece şunu anlatmak istiyorum Sayın Başkan: Bizi korumak için -bu Türkiye'nin en önemli davası- gerekli zabıt kâtibi sayısı hemen arttırılarak, günübirlik yüklerseniz, bizi bu iftiralara karşı… Sadece benim sorunum değil. Bir sürü arkadaşta var.
Öğle arası verilen oturum yeniden başladı.
İBB Dijital Yayınlar Koordinatörü Ulaş Yılmaz'ın avukatlarından Hüseyin Ersöz söz aldı ve dava süresince yaşanan bazı sıkıntıları aktardı. Ersöz, "UYAP'ta hiç duruşma tutanağı görmedik sayın hakim. Hangi kararlar alındı ve neler konuşuldu bilmiyoruz... Elimizde evrak yok.. Ekran yok. Bizler notlar alıyoruz ama dosyada görmek istiyoruz. Gazetecilerin dışarı çıkarılması için karar aldınız, görmedik. Kararları sözle uyguluyorsunuz biz kararları görmüyoruz. İtirazlar tutanağa geçirildi mi bilmiyoruz.. Ekrem İmamoğlu'na savcının dün sormuş olduğu soru var. Savcı usul kurallarıyla bağdaşmayacak şekilde söz aldı. Bizim mikrofonlarımız kapalıydı. Duruşmanın yönetimi sizde hakim bey" dedi.
Bu konuşmanın ardından duruşmanın hakimi şunları söyledi: Biz gazeteciler için bir karar vermedik. İlk gün belirlenen düzen üzerinden gidiyoruz. Bizim verdiğimiz bir karar yok, hatta yardımcı olduk.
Gazeteciler açısından sorunun devam ettiği, turkuaz kart talep edildiği hatırlatması üzerine hakim "Benim turkuaz ayrımım yok dedi. UYAP'ta evrak eksikliği personel yetersizliğinden kaynaklanıyor, büyük dosyalarda böyle sorunlar olabiliyor. Celse olarak tüm talepleri not aldım, zaptı kapatırken bunları karara bağlayacağım" dedi.
Cem Küçük’ten Ferdi Zeyrek’in ölümü3 izlenme
TikTok'tan canlı yayın açan Nazmiye, açtı ağzını yumdu gözünü! 'Çok da tın Müge...'12 izlenme
ABD'li emekli generallerden bomba açıklama! Tarih verip uyardılar: Ülkede darbe yapılabilir14 izlenme
Nursema10 izlenme
Başkentte ulaşım krizi!11 izlenme
Bakanlık yılın ilk sözleşmesini Köfteci Yusuf ile imzaladı4 izlenme
Gülşen tutuklandı! İşte ortaya çıkan ifadesi11 izlenme
Komisyondan geçti: İşte maaşlarına 30 bin TL zam yapılacak olanların tam listesi21 izlenme
Paranız varsa bol bol yiyin"
Baba açıkladı
senin gibi babaya'
Savaşta yeni cephe: "Yemen'den füze atıldı"