Home
06 Mayıs 2026 ( 0 izlenme )
Reklamlar

İBB Davası'nda 33. celse: 2019'un yıl dönümünde İmamoğlu'ndan mesaj


İBB davasının 32. celsesinde İmamoğlu tutukluluklara tepki gösterirken, sanıklar ve avukatlar etkin pişmanlık beyanları ile somut delil tartışmalarını gündeme taşıdı. Duruşma bugün 33. celse ile sürüyor.


İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 kişinin yargılandığı İBB davasının 33. celsesi bugün Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları karşısında bulunan duruşma salonunda devam ediyor.

CANLI - YEŞİLYURT SAVUNMAYA BAŞLADI | 12.20

İBB Davası'nda tutuklu Volkan Ateş'in avukatı Oğuzcan Bahar, müvekkilinin çalıştığı yerde işçi ve işveren ilişkisi olduğunu söyleyerek, tutukluluk halinin sonlanmasını talep etti. Ateş'in avukatının ardından tutuklu Yağmur Cansu Yeşilyurt, savunmasına başladı.

ATEŞ'İN AVUKATINDAN ERGENEKON SAVUNMASI | 11.55

Volkan Ateş'in avukatı Oğuzcan Bahar'ın savunması başladı. Bahar, 2007 itibariyle başlayan Ergenekon, Balyoz, Şike gibi operasyonların, cumhuriyetin koruyucusu TSK'ya yönelik bir saha açma çabası için yapıldığını, bugün de ana muhalefet partisi ve Ekrem İmamoğlu'na yönelik aynı şeyin yapıldığını ifade etti. Bahar, "Ergenekon'da 22 dosya birleşmişti burada da birleşmeye başladı. Burası bir çatı davası olacak sanırım. Orada bir Osmanım vardı. Alpaslan Arslan’ın azmettiricisi. Kendisi hem gizli tanık, hem sanık. Bizde de hem itirafçı hem sanıklar var. Benzer şekilde Osmanımlar devam edecek gibi duruyor" dedi.

Müvekkilinin kantarların başında durduğunu, maaşlı çalışan olduğunu ancak 110 milyar liradan sorumlu tutulduğunu ifade eden Bahar, "Ağzında dişi yok, çocuklarının eğitimi yarıda kaldı. Evine haciz geldi. Böyle bir parayla muhatap olan bir kişinin bu ekonomik düzeyde mi olması lazım" dedi. Alanın MAPEG tarafından ruhsatlandırıldığını, dökümün de bu ruhsattan alınan izne tabi olduğunu söyleyen Bahar, "Madem burası ruhsatsızdı, 5 yıl boyunca nasıl döküm yapılmasına izin verildi?" diye konuştu.

ATEŞ'TEN ŞOK İTİRAFÇI DİYALOĞU | 11.35

İBB tutuklusu Volkan Ateş, şoke eden bir 'itirafçı' diyaloğu anlattı. Ateş, ifadesini alan savcının, "Her şeyi itiraf edecektin, hiçbir şey yapmamışsın, bizi kandırdın" dediğini iddia etti.

Ateş'in avukat Oğuz Can Bahar ile diyaloğu şöyle oldu:

Avukat Oğuzcan Bahar: Soruşturma aşamasına ilişkin birkaç sorum olacak Volkan Bey. İlk gözaltınız hangi süreçte oldu?

Volkan Ateş: 9 Temmuz.

Oğuzcan Bahar 9 Temmuz’da... Arandınız, ifadeye çağrıldınız mı, davet üzerine mi gittiniz yoksa gözaltı mı oldunuz?

Volkan Ateş: Çağrıldım.

Oğuzcan Bahar: Peki, davet üzerine gittiniz. Yanınızda avukatınız var mıydı ifade verirken?

Volkan Ateş: İlk görüşmeye girdiğim anda vardı. İçeri girdikten bir dakika sonra dışarı çıkarıldım, başka bir savcıya yönlendirildim. O saatten sonra avukat olmadı yanımda.

Oğuzcan Bahar: Yani ifadeniz savcı huzurunda alınırken yanınızda avukat yoktu.

Volkan Ateş: Yok. Ya ben zaten ifade olarak gitmedim, ben bilgime başvurulacak diye arandım gittim. İfade şeklimiz de zaten sohbet gibi oldu ama son anda, en son noktada değişti.

Oğuzcan Bahar: Nasıl yani?

Volkan Ateş: Yani şöyle; Sayın Savcım beni dışarı çıkardı, "tamam" dedi, "bir iki dakika bekle dedi, kağıdını imzalatıp göndereceğim" dedi. Ben de kapının önüne çıktım. Sonra bir dakika geçmedi kapı açıldı, bağırmaya başladı; "Her şeyi itiraf edecektin, hiçbir şey yapmamışsın, bizi kandırdın" dedi. Bir anda kelepçe takıldı ve nezarete gönderildim. Sonra hakim karşısına çıktım. Hakim adli kontrolle serbest bıraktı. 29 Eylül'de de tutuklandım.

Oğuzcan Bahar: 29 Eylül'deki süreciniz nasıl oldu?

Volkan Ateş: 29 Eylül'de evime operasyon yapılmıştı, ben evde yoktum. Kızım aradı, "Baba dedi eve geldiler" dedi. "Tamam" dedim, "nereden geldiklerini söylediler mi?" dedim, "yok" dediler. Ben de imzaya gittiğim karakolu aradım. Büyük ihtimalle Vatan'dan gelmişlerdir dedi. "Seni ya iş yerinden gelip alırlar ya da" dedi "ararlar". Ömerli bölgesine gittim bekledim ve aradılar. Ondan sonra, "Burada İstanbul'da olup olmadığımı" sordular. Ben de "buradayım" dedim. "Gelebilir misin?" dediler, "gelirim" dedim. Kalktım gittim Vatan’a. Önce gözaltına aldılar ama sonra gözaltı olmadığını söyleyip savcılığa yönlendirdiler beni. Oraya da gittim bağırdılar, işte tutuklandım.

İMAMOĞLU ATEŞ'E SORU SORUYOR | 11.11

Bugünkü celse Volkan Ateş’in savunmasıyla başladı.

Ateş, kantar sorumlusu olduğunu, aracın geçmesiyle sorumluluğunun bittiğini ifade etti ve "Her gün Sultangazi Belediyesi zabıtasının, belediye başkan yardımcısının, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın İstanbul Valiliği'nin uğradığı bir yerde kaçak işlem yapılacağını hiç düşünmedim" dedi. Savunmasını kısa tutan Ateş, "Benim söyleyeceklerim bu kadar" dedi.

Ateş'in savunmasının ardında duruşma savcısı "Ayda ortalama kaç tır gelirdi?" diye sordu. Ateş, yazın 5 bin, kışın 3 bin 500 civarında tır geldiğini söyledi. Savcının ardından İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, "Sizi denetime gelen kurumlar ile ilgili bilginiz var mı?" diye sordu. Ateş, "Ayda bir MAPEG, Çevre Bakanlığı gelirdi. Sultangazi Belediyesi ve zabıta da gelirdi" dedi. Bunun üzerine Ekrem İmamoğlu, "Cebeci üzerinden uydurma şeklinde organize edilen bir eylem yarattılar. Bu eylem yok hükmündedir. Bu insanları bir an önce evine yollayın" dedi.

Ekrem İmamoğlu, Ateş'e sorular yöneltti. Diyalog şöyle yaşandı:

İmamoğlu: Sizin burada olmanızı ben doğru bulmuyorum; burada olan diğer arkadaşlarımın olmasını doğru bulmadığım gibi. 7-8 milyon metrekarelik bir alana giriş çıkışın tek noktadan olmasının sağlanmasıyla ilgili organize edilen bu alandan sorumluydunuz, değil mi?

Ateş: Evet.

İmamoğlu: Hangi kurumlar sizi denetlemeye gelirdi ya da gelir miydi?

Ateş: MAPEG, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı gelirdi. Orman Bakanlığı devriye atardı, Sultangazi Belediyesi’nden devriye atarlardı.

İmamoğlu: 560 milyarlık bir yolsuzluk diyerek bir operasyon yapıldı. Sonra savcılık, dosyayı önünüze yollarken 160 milyar liralık bir rakam koydu dosyaya, tespit yaptı. Bu 160 milyarın 110 milyarı Volkan Bey’in savunma yaptığı konu. Acil talebimdir; 2018 yılında, az önce iddia makamının sorduğu sorunun muhatabı Volkan Ateş değildir. Az önce sordum, sizi kim denetlerdi diye; dördünü beşini saydı. Ben de sizden Cebeci meselesinin temel sorunları olarak izin belgelerini veren, denetleyen, hesap soran dönemin valilerini, MAPEG Genel Müdürü’nü, TEİAŞ Genel Müdürü’nü, ilgili vali yardımcılarını, yani buradan memnuniyetini bizzat bana iletenleri, Sultangazi Kaymakamı’nı, İlçe Emniyet Müdürü’nü, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nı acil dinlemek ve çağırmak zorundasınız Sayın Heyet. Acil talebimdir. Yoksa dinlediğiniz masumlarla bir adım dahi ileri atılamaz. Bu saçma hesabın kitabın altında yatan da “560 dedik, bulamadım; 160 yazalım, 110 milyarını da Cebeci’ye yedirelim, boca edelim” anlayışıdır. Bu makamları buraya davet etmediğiniz sürece böyle bir eylem yok hükmündedir. Yazık etmeyin bu masum insanlara, bir an önce evine yollayın.

MAHKEME HEYETİ GELDİ, İMAMOĞLU'NDAN 6 MAYIS MESAJI | 10.50

Mahkeme heyeti salona geldi. Sanatçı Zülfü Livaneli de duruşmayı takip ediyor.

Tutuklular gelirken biri Ekrem İmamoğlu'na bugün 2019'daki seçimin iptal edildiği gün olan 6 Mayıs olduğunu hatırlatıp, "Kolları sıvadığınız gün"dedi.

Ekrem İmamoğlu da “kollarımız hep sıvalı” dedi. daha sonra yine izleyicilerden biri "Yusuf burada Hüseyin burada Deniz burada" dedi, İmamoğlu da “Hepinizi çok seviyorum iyi ki varsınız Zülfü abi hoşgeldin ey özgürlük diyoruz” dedi

DÜN NELER YAŞANDI?

32. celse, Cebeci maden sahasına ilişkin iddialar nedeniyle tutuklu yargılanan Ahmet Güldü’nün savunmasıyla başladı. Murat Gülibrahimoğlu’nun çalışanı olan Güldü, savcılık ifadesinde söylediklerinin bağlamından koparıldığını belirtti.

Güldü, şirketle ilgili özel vekâletinin olup olmadığının kendisine sorulmadığını, çek bozdurma işlemlerini ise kendisinin anlattığını söyledi. Güldü, bu beyanlarının daha sonra aleyhine kullanılacağını düşünmediğini ifade etti.

Ekrem İmamoğlu da duruşmada söz alarak tutukluluklara ve etkin pişmanlık beyanlarına tepki gösterdi. İmamoğlu, çok sayıda kişinin yalnızca beyanlara dayanılarak tutuklu bulunduğunu savundu.

İmamoğlu, Ahmet Güldü’ye kendisini tanıyıp tanımadığını sordu. Güldü, İmamoğlu’nu yalnızca televizyondan gördüğünü ve belediye başkanı olduğunu bildiğini söyledi. Bunun üzerine İmamoğlu, mahkeme heyetine dönerek, “Yahu Sayın Başkan bu nasıl örgüt üyeliği? Yazık değil mi bu insana? Şimdi bu insan burada üç ay tatil mi yapacak Sayın Başkan? Sizin vicdanınıza bırakıyorum.” dedi.

İmamoğlu, tutukluluk kararlarının yalnızca dava dosyasını değil, Türkiye’deki adalet algısını da etkilediğini söyledi. Enflasyon ve ekonomik tabloya da işaret eden İmamoğlu, “Bu ülkede enflasyon düşmüyorsa, bu ülkede millet fakirse, şurada alacağınız kararların etkisi olacak Sayın Başkan.” ifadelerini kullandı.

Duruşmanın dikkat çeken savunmalarından birini, İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı Hakan Karanis yaptı. Karanis, iddianamede yer alan “İmamoğlu ile Murat Gülibrahimoğlu arasında köprü olduğu” iddiasını reddetti.

Karanis, Murat Gülibrahimoğlu ile 13 Haziran 2020’de tanıştığını, iddianamede ise 2019’da örgüte dahil edilmesine aracılık ettiği yönünde çelişkili bir anlatım bulunduğunu söyledi. Karanis, baz kayıtlarının da bu iddiayı desteklemediğini savundu.

Karanis, “Benim ‘köprü’ vazifesi yapabilmem için Murat Gülibrahimoğlu’nun, Ekrem İmamoğlu’nun ve Hakan Karanis olarak 0 metre baz vermem lazım. Dosyada böyle bir veri de yok.” dedi.

Karanis’in savunmasında telefon görüşmeleri ve eski tanışıklıklar da gündeme geldi. Cevat Kaya’nın avukatı Murat Öksüz’ün sorularını yanıtlayan Karanis, Kaya’yı uzun yıllardır tanıdığını belirtti.

Kaya ile dört buçuk yılda dokuz kez görüştüğünün örgüt üyeliği delili gibi sunulduğunu söyleyen Karanis, “Adamın 70 senelik dedesini tanıyorum, sülalesini tanıyorum. Ne örgütü? Bizim tek örgütümüz var: Türkiye Cumhuriyeti.” dedi.

Karanis, etkin pişmanlık ifadelerindeki “söylendi”, “demiş”, “miş”, “muş” gibi anlatımlara da tepki gösterdi. Murat Gülibrahimoğlu ile para ilişkisine dair iddiaları reddeden Karanis, hesabına gelen paraların borç olduğunu ve kayıtlarının bilgisayarında bulunduğunu söyledi.

AVUKATTAN SAVCIYA TEPKİ

Hakan Karanis’in avukatı Ahmet Kurtuluş da savunmasında dosyaya ilişkin sert eleştiriler yöneltti. Yaklaşık 50 yıllık avukat olduğunu belirten Kurtuluş, “Çok ağır dosyalara girdik, bu kadar zorlandığım bir dava hatırlamıyorum.” dedi.

Kurtuluş, soruşturmayı yürüten savcılardan biriyle yaşadığı diyaloğu da anlattı. Savcının kendisine “Müvekkiline söyle paraların yerini söylesin. Ekrem’e söyle paraların yerini söylesin.” dediğini aktaran Kurtuluş, bu üsluba karşı çıktığını söyledi.

Kurtuluş, müvekkilinin talimat aldığına ilişkin somut delil bulunmadığını belirterek, “Somut delillerle kurulmayan iddianameyle yargılama yapılmaz. Bu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ve adil yargılanma hakkının ihlalidir.” dedi.

Duruşmada daha sonra Hasan Tahsin Sönmez savunma yaptı. Cebeci köyünde 100 yılı aşkın süredir yaşayan bir ailenin üyesi olduğunu söyleyen Sönmez, hakkında beyanda bulunan Şükrü Kaynar’ı tanımadığını belirtti.

Sönmez, kendisine ait olmayan bir şirket ve işlemediğini söylediği bir suç nedeniyle 10 aydır tutuklu olduğunu ifade etti. Şirket hakkında Vergi Usul Kanunu’na aykırılıktan düzenlenmiş bir belge bulunmadığını belirten Sönmez, “Kendimi bu iddiaya dair savunmaktan utanıyorum.” dedi.

Cezaevi koşullarına da değinen Sönmez, örgüt üyeliği iddiası nedeniyle haklarının kısıtlandığını söyledi. Sönmez, kızını her gün arama hakkının kısa süre sonra geri alındığını anlatarak, “O, her gün elinde telefonla beni bekliyor. Bize bunları neden yaşatıyorsunuz?” ifadelerini kullandı.

Sönmez’in avukatı Serhat Aydoğan, müvekkilinin örgütün varlığından dahi haberdar olmadığını savundu. Aydoğan, “Karşısında Bakanlık, Valilik ve İBB vardır. Bir örgütten bahsediyorsak bu Türkiye Cumhuriyeti’dir.” dedi.

Tutuklu sanık Turgay Tokdemir de savunmasında, Sönmez Su adlı şirketin kendisine ait olduğunu söyledi. Tokdemir, bütün mal varlığının şirketi üzerine olduğunu belirterek tahliyesini talep etti.

Sönmez ve Tokdemir’in avukatı Halil Bostancı ise mevcut delil durumunun ortadan kalktığını savundu. Bostancı, “Vergi raporu gelsin, aleyhte olursa tekrar tutuklansınlar.” diyerek iki müvekkilinin de tahliyesini istedi.

Kaynak:Halk TV

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

İBB'deki PKK'lılar hakkında CHP'den skandal açıklama! İnkar etti Yolun sonunda ne görünüyor? ... İNANILMAZ GÜZEL OLDU İkizi Sema Aydemir'in Survivor'a geleceğini öğrenen Seda Ocak dakikalarca dil döktü: Aynı takımda olalım