Home
14 Mayıs 2026 ( 0 izlenme )
Reklamlar

İBB Davası 38. gün: Etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Murat Kapki'den MASAK raporuna suç duyurusu


İBB Davası’nda “etkin pişmanlık” ifadesini “ailesini korumak için” verdiğini söyleyen reklamcı Murat Kapki savunmasına, "önceki ifadelerimi bir kenara bırakın" diyerek başladı.



İBB Davası'nda reklamcılık sektöründeki başarılarından dolayı Cumhurbaşkanı'ndan 2021 yılında ödül aldığını belirten Murat Kapki, şirketi hakkında düzenlenen MASAK raporunun hatalı olduğunu ve bunun bilinçli bir şekilde yapıldığını öne sürerek suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 77’si tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 38’inci gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 Nolu Duruşma Salonu’nda görülmeye devam ediyor.

İmamoğlu’nun da katıldığı duruşmada Kültür AŞ çalışanı Gökhan Köseoğlu’nun avukatının savunmasının ardından iş insanı reklamcı Murat Kapki’nin savunmasına geçildi. Hakkında tamamen yalan ve uydurma haberler yapılarak olumsuz algı yaratıldığını dile getiren, şirketi hakkında düzenlenen MASAK raporunun hatalı olduğunu ve bunun bilinçli bir şekilde yapıldığını öne süren Kapki, şunları söyledi:

MASAK RAPORUNA SUÇ DUYURUSU

“Şirketim hakkında düzenlenen MASAK raporunda, 2024’te kârlılık oranımız, üç yıldan sonra bir anda 0.21’den 2.53’e çıkmış. 2020-2023 arasında net kâr bölü satış işlemi yapmışlar. 2024’te ise ciro bölü kar yapmışlar. Doğru işlem yapsalardı kârlılığımız 0.30 olacaktı. Yani bazı işlemleri terse çevirip matematiksel olarak karlılık katımı 2 katına çıkarmışlar. Avukatlarım sağolsun onlar bunu buldu. Sözde biz ciromuzun 2,5 katı kâr etmişiz. Hangi şirket cirosunun 2,5 katı kâr eder? Sırf ‘burada olağanüstü bir varlık artışı var, bu para suç örgütüne gidiyor’ diyebilmek için yapmışlar. Savcılar bu raporu olduğu gibi almış, hiç inceleme ve araştırma yapılmamış. Televizyonda yine o bazı kanallardaki arkadaşlar, ‘Kapki hakkında şöyle MASAK raporları var’ diye yırtınıyorlardı. Tek başıma izliyordum odamda, tek başıma konuşmaya başladım sinirden. Uydurma raporlarla suç üretiliyor. Savcı, benim lehime olan raporları da toplamak zorunda değil mi? Elindeki raporların doğruluğunu kontrol etmek zorunda değil mi? MASAK raporuyla ilgili suç duyurusunda bulunacağız.”

15 AYDIR TUTUKLUYUM

“Hemen hemen 15 aydır tutukluyum. Bu 15 ay içinde beni olduğumdan bambaşka biri gibi tanıttılar. Kriminal bir adam gibi lanse etmeye çalıştılar. Ben her şeyden önce üç çocuklu bir aile babasıyım. Biri 3,5 yaşında, biri 8,5 yaşında iki küçük çocuğumun büyümesine tanıklık edemiyorum. Büyük kızım 28 yaşında ve hayatını kuracağı yaşlarda yanında olamıyorum. Ben hayatının merkezine ailesini koymuş bir insanım. İşten çıkınca oyalanmadan eve giden, ailesiyle vakit geçirmeyi çok seven bir insanım. Ben ailemin, evimin temel geçim kaynağıyım. Yalnızca çekirdek ailemin de değil; annemin, babamın, kardeşlerimin de geçim kaynağıyım ama 15 aydır ben özgürlüğümden; ailem benden, çocuklarım ise babalarından ayrı kaldı. Bu süreç çok zor geçiyor. İnsan bir suç işler, cezasını çeker; o zaman ‘Yaptım, karşılığını alıyorum’ dersiniz ama işlemediği suçlardan, uydurma iddialardan dolayı hapiste olmak insanın canını çok acıtıyor.

“TV’LERDE ANLATILAN ADAM DEĞİLİM”

Ben gerçekten televizyonlarda anlatılan adam değilim. Televizyonlarda muhabirler, gazeteler beni önce Sayın Ekrem İmamoğlu’nun kasası olarak ilan ettiler. Ağzını açan Ekrem İmamoğlu’ndan sonra benim adımı andı. Sonra rüşvetçi iş adamı oldum. Sonra baktılar rüşvet yok, İBB’den ihale alıp milyoner olmuş bir adam olarak lanse edildim. O bitti, naylon faturacı oldum. O bitti, daha geçenlerde duydum bunu, tarihi eser kaçakçısı olmuşum. Sonra lüks arabalarım, koleksiyoner olmam, sonra bir ara hepsi birden sustu. Ben ifade vermeye gittim, ek ifade vermeye gittikten sonra bir anda televizyonlar benimle ilgili artık haber yapmamaya başladılar ama 2 Mart’ta buraya dilekçe verdikten sonra kaldıkları yerden devam etmeye başladılar.

“23 YILDIR REKLAM SEKTÖRÜNDEYİM”

Ben inanıyorum ki siz elinizdeki dosyaya bakarak ve bizim gözümüzün içine bakarak karar vereceksiniz. Ben o inançla bugüne kadar hakkımda söylenenleri bir kenara bırakıyor, kendimi doğrudan doğruya savunabilmenin huzuruyla ve adalete olan inancımla savunmama başlıyorum. Hemen hemen 23 yıldır reklam sektöründeyim. Özellikle açık hava reklamcılığı alanında bu piyasada tanınan bir iş insanıyım. Bu işe başladığım ilk yıllarda bu işin gerçekten çok yoğun emek isteyen bir iş olduğunu fark ettim. Ben bu sektöre gökten inmedim, bir talimatla da girmedim. Bu işe en dipten, kazıya kazıya, emeklerimle geldim. Birçok reklam şirketim oldu. O şirketlerle birçok reklam ünitesi ve reklam alanı işlettim. Ekrem İmamoğlu’nun şirketi diye lanse edilen şirketin ilk kuruluş aşamasını anlatayım. Yaşım artık 52 olduğu için yeni bir şirket kurup kurumsal bir yapıya geçmek istemiştim. BVA’yı bunun için kurdum. Şirkete bir genel müdür koyup işleri ona bırakarak pazarlama, satış, hukuk ve ihale departmanı gibi birimler kurup yoğun beden emeğinden ziyade yönetici tarafımla kalmak, aileme daha çok zaman ayırmak istiyordum.

“İŞ İNSANI SİYASET YAPMAZ”

İddianamede bu şirketi Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla kurduğum söyleniyor. Bunun gerçekle hiçbir alakası yok. Benim o tarihlerden önce de ortak olduğum, yönetici olduğum ve danışmanlık yaptığım şirketler bulunmaktaydı. Bu şirketler sektörde daha bilinen şirketlerdi. Bunlarla yola devam edebilirdim ama ben az önce anlattığım gibi kurumsallaşma yönünde karar vermek istedim. BVA’dan önce de belediyeyle iş yapıyordum. Bütün belediyelerle iş yapıyordum. Belediye ihalesine girmek için yeni bir şirket açmama gerek yoktu. Ben kendi ismimin değil, şirket isminin ve markamız olan Advertcity’nin ön planda olduğu bir yapı kurmak istedim. Ben 23 yıldır açık hava reklamcılığı yapıyorum. Bu sektörün en bilinen iş insanlarından biriyim. Ben iş insanıyım. İş insanının partisi olmaz. Her parti ile çalışırım. Ben burada siyaset yapmak için söylemiyorum bunu. İş insanı siyaset yapmaz; CHP ile de çalışır, AK Parti ile de çalışır, MHP ile de çalışır.”

DAHA ÖNCE TAHLİYE EDİLENLER

Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun'un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu'nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya'nın tahliyesine karar vermişti.

tele2haber.com

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

İlyas Salman AKP’li vekil halka döviz satışının yasaklanmasını istedi Çin'in mücadelesi sınırları aştı Borsa çılgınlığına kapılan genç sayısı bir yılda dörde katlandı