Gazeteci Seyhan Avşar’ın haberine göre, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Teftiş Kurulu dosyasına giren tanık ifadesi, cezaevinde tahliye süreçlerinde rüşvet iddialarını gündeme taşıdı. İddialara göre, Bayğaralar suç örgütü soruşturmasında tutuklanan bir kişi, para karşılığında kısa sürede tahliye edildiğini öne sürdü.

“BİR YOLU VAR SENİ TAHLİYE EDERİZ” İDDİASI

2023 yılında Adana’da Bayğaralar suç örgütü kapsamında tutuklanan Vedat Çelik, HSK müfettişlerine verdiği ifadede, vekaletli avukatı Kasım Yaraşır’ın kendisine şu sözleri söylediğini iddia etti:

“Suçsuz bile olsan en az 18 ay tutuklu kalırsın. Eğer istersen bir yolu var seni tahliye edebiliriz”

Çelik, bu süreçte bir hakime iletilmek üzere 50 bin dolar talep edildiğini ve ailesinin bu parayı temin ederek avukat aracılığıyla teslim ettiğini öne sürdü.

“EVİMİ İSTESELER EVİMİ DE VERİRDİM” SÖZLERİ

Çelik ifadesinde, özgürlüğüne kavuşmak için tüm imkanlarını seferber ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Ben avukatımla yaptığım görüşme sonucu özgürlüğüme kavuşmak için bu ödemeyi yaptım. Ailem cari hesap olarak çalıştığımız döviz bürosundan bu parayı temin ederek aracı avukatlara verdi”

Çelik ayrıca, tahliyesinin 18 gün sonra gerçekleştiğini, paranın ise “emanet” olarak avukata verildiğini söyledi.

“Evimi isteseler evimi de verirdim”

PARA TRAFİĞİ BÜYÜDÜ: 200 BİN DOLARA KADAR ÇIKTI

İfadeye göre yalnızca kendi dosyasıyla sınırlı kalmayan süreçte, Çelik’in ağabeyi için 75 bin dolar, başka bir yakını için ise 46 bin dolar ödendiği iddia edildi. Böylece toplam para trafiğinin 200 bin dolara kadar ulaştığı ileri sürüldü.

WHATSAPP KAYITLARI VE TELEFON GÖRÜŞMELERİ SUNULDU

Çelik, iddialarını desteklemek amacıyla telefon kayıtları ve WhatsApp yazışmalarını da HSK Teftiş Kurulu’na teslim ettiğini belirtti. Bu dijital delillerin, para trafiğinde aracılık yaptığı öne sürülen isimleri ortaya koyabileceği ifade edildi.

HSK SORUŞTURMASINDA KRİTİK SÜREÇ

HSK Teftiş Kurulu dosyasına giren ifade, yargı sistemi içinde rüşvet ve aracılık iddialarını yeniden gündeme taşıdı. İddiaların doğrulanması halinde, yalnızca aracılar değil, kamu görevlileri açısından da ciddi disiplin ve ceza süreçlerinin gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.

yenicaggazetesi.com