Yıllık zararı 5 milyar liradan fazla olan su kayıplarının azaltılması konusunda önemli bir çalışmaya imza atan Tarım ve Orman Bakanlığı, ABD Çevre Koruma Ajansı'nın geliştirmiş olduğu bir programı Türkçeye çevirerek belediyelerin kullanımına sundu.
Program ile her borudaki su akışı, her noktadaki basınç, her depodaki suyun yüksekliği gibi birçok konu takip edilecek.
Öte yandan Su Yönetimi Genel Müdürlüğünce, İçme Suyu Temin ve Dağıtım Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliği hazırlanırken, su kayıp oranlarının belirli oranlara indirilmesi yükümlülüğü getirildi.
Büyükşehir ve il belediyelerin su kayıp oranlarını 2023'e kadar yüzde 30'a, 2028'de ise yüzde 25'e indirmesi gerekiyor. Su kayıplarının yüzde 25'e düşürülmesiyle bir yılda yaklaşık 8 milyon metreküp suyun, 110 bin nüfuslu bir şehrin 1 yıllık su karşılayabilecek.
Yapılan araştırmalarda Türkiye'nin su kaynaklarını daha verimli kullanılmadığı takdirde, 2030'dan itibaren su sıkıntısı çeken bir ülke durumuna düşeceği belirtiliyor. Belediyelerin faturalandırdığı su kullanımı ile kaynaktan çektiği su miktarı dikkate alındığında, kayıpkaçak oranı yüzde 36 civarında. Bunun da yaklaşık 2 milyar metreküp suya yani yaklaşık 27 milyon kişinin bir yıllık su ihtiyacına karşılık geldiği ifade ediliyor.
.
Çocuklarda tik neden olur?13 izlenme
3 milyon liralık konuşan Gökçek robotu nerede?14 izlenme
TOGG'dan bir paylaşım daha13 izlenme
Kızılay Başkanı 13 maaş alıyor iddiası!19 izlenme
Sendikalarda düşmana karşı üç farklı tutum18 izlenme
Altan Ertürk, Artı 1 iddialarını Aydınlık'a anlattı: ''Dolandırılan benim!''13 izlenme
Siyasi sömürü ilkokullara kadar indi: Cumhur İttifakı’nın adayı okulda oy istedi!10 izlenme
Cumhuriyet gazetesindeki Berat Albayrak haberine yanıt: Tamamen asılsız ve iftiradan ibarettir17 izlenme
Narin Güran cinayetinde flaş gelişme: Baba Arif Güran'ın haberi varmış
'İntikam' yorumları yapılmıştı: İstanbul'un ardından Muğla'da da 'Cumhurbaşkanlığı onayı' verilmedi!
Emeklilikte yeni düzenleme ortaya çıktı: Yerel seçim öncesi duyurulacak
Ekrem İmamoğlu: Süreci bir seferberlik olarak kabul ediyorum