29 Ocak'ta yapılan HDP Parti Meclisi (PM) toplantısının sonuç bildirgesi açıklandı: "Kürt sorununun çözümü için Öcalan’ın kendi fikirlerini kamuoyuyla paylaşmasının önü açılmalı." denildi. AYDINLIK / ANKARA
Bildirgede "İnkârı, siyasetsizliği ve baskıyı esas alan 90 yıllık Cumhuriyet politikaları, farklı isimler altında sürdürülmektedir." ifadeleriyle Atatürk ve Cumhuriyet hedef alındı.
HDP, Eş Genel Başkanlar Pervin Buldan ve Mithat Sancar başkanlığında 29 Ocak'ta yapılan Parti Meclisi toplantısının sonuç bildirgesini yayımladı. Bildirgede, “HDP, iki seçeneğe karşı mücadele birliğini büyüterek üçüncü yolu güçlendirmeye ve Türkiye halklarına gerçek bir seçenek sunmaya yönelik çalışmalarını büyüterek sürdürmektedir" ifadesi kullanıldı. Bildirgede, “Kürt Sorununun çözümü için PKK lideri Öcalan’ın kendi fikirlerini kamuoyu ile paylaşmasının önünün açılması gerektiği” vurgulandı.
Bildirgede, AK Parti ve MHP ittifakının siyasi denklemlerini sürdüremeyecek hale geldiği ve ekonomik yaşamın devamını sağlayamadığı iddia edilerek, milletin yoksulluk içinde olduğu savunuldu.
İktidarın “Kürt Sorunu başta olmak üzere Türkiye’nin demokrasi, hukuk ve özgürlükle ilgili yapısal sorunlarına karşı devletli dile, karanlık senaryolara, komplo teorilerine, geçmişte kalmış siyasi aktörlere sarılmaktan geri durmadığı” öne sürülen bildirgede şu ifadelere yer verildi:
“Kürt Sorununda ağırlaştırılmış tecrit ile barışın sözü kesilmek, savaş ve çatışma politikaları ile bir arada yaşama umudu söndürülmek istenmektedir. İnkârı, siyasetsizliği ve baskıyı esas alan 90 yıllık Cumhuriyet politikaları, farklı isimler altında sürdürülmektedir.
Kürt Sorununda çözümsüzlük politikalarına tüm muhalif kesimlerin baskı altına alınması eşlik etmektedir. Bu yaklaşım, Türkiye halkları ve demokratdevrimci güçler tarafından iyi bilinen çözümsüzlük politikalarından başka bir şey değildir. Çözümsüzlük politikaları, bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da bu ülkenin halklarına tek bir fayda sağlamayacaktır.
Bu tarihsel hakikate rağmen AKPMHP ittifakı siyasal sorunları derinleştiren ölüm politikalarında ısrar etmektedir. Hemen her ay bir genç zırhlı araçlarla katledilmektedir. Bu katliamlar asla teknik, tesadüfi, kazara meydana gelmemekte, her biri politik bağlamlara sahip katliamlardır. Nitekim zırhlı araçlarla yapılan katliamların cezasızlık politikaları ile karşılanması söz konusu katliamların politik olduğunu açıkça göstermektedir.”
“Türkiye halkları, iktidarı elde etmeye odaklanmış; milliyetçilik ve hamasette benzeşen iki seçeneğe mahkûm değildir. Bugün, Türkiye halklarının tarihsel sorunları olan Kürt Sorunu, demokratikleşme ve ekonomik adalet sorunlarına karşı farklı reçeteleri olmayan iki seçenekle karşı karşıyayız.
HDP, bu iki seçeneğe karşı mücadele birliğini büyüterek 3. Yolu güçlendirmeye ve Türkiye halklarına gerçek bir seçenek sunmaya yönelik çalışmalarını büyüterek sürdürmektedir.
Mücadele birliğini sağlayarak 3. Yolun genişletilmesinde ittifak çalışmaları tarihi önemdedir. Ezilenlerin bir araya gelmesi, genişlemesi ve güçlenmesi Türkiye halkları ve gelecek kuşaklar için en önemli hamle olacaktır. Bizler de bu tarihsel sorumluluğun bilincinde olarak Türkiye siyasetindeki denklemlerde belirleyici konumumuzu ittifak, çalışmalarımızı esas alarak güçlendireceğiz. Bizler genişledikçe ve güçlendikçe bir suç ve günah ittifakı olan AKPMHP iktidarı kaybedecek, siyasetsizliği esas alan farklı ittifaklar ise gerçek demokrasi tercihi ile karşı karşıya kalacaktır.”
“Kürt Sorunu başta olmak üzere Türkiye’nin tarihsel sorunlarına dair konuşmak siyasi çıkarı aşan ciddiyet gerektirir. Bu ciddiyeti taşımayan her söz ve hamle, başarısızlığa mahkumdur. Nitekim Sayın Öcalan ve Kürt Sorunu üzerinden yapılan tartışmalar, her iki blokun da demokratik çözümden uzaklıkta birbiriyle yarıştıklarını göstermektedir. Bizler, geldiğimiz noktada Kürt Sorununun gerektirdiği ciddiyetin farkında olan tek siyasi seçeneğiz. Bu kapsamda, Kürt Sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için Abdullah Öcalan üzerindeki mutlak tecridin derhal kaldırılması gerekmektedir. Sayın Öcalan tecrit altında tutuluyorken AKP Genel Başkanı’nın siyasi çıkar, oya ve sandığa endeksli ucuz hesaplar ile meseleye yaklaşması kabul edilemez. Sayın Öcalan yerine konuşmak kimseye fayda sağlamayacaktır. Tecrit kaldırılmalı ve Öcalan’ın kendisi konuşmalıdır. Vakit kaybetmeksizin İmralı’daki mutlak tecridin kaldırılması ve Kürt Sorununun çözümü için Sayın Öcalan’ın kendi fikirlerini kamuoyu ile paylaşmasının önünün açılması gerekmektedir."
Yalnız Kurt'ta Fethullah Gülen bombası Fettah Dahhak kimdir Dahhak ne demek?
Düşmanlık bildirisi5 izlenme
İBB Başkanı İmamoğlu PKK'nın derneği DİAYDER'in üyeleriyle buluşmuş9 izlenme
Soros’un vakfı TESEV’in kurucu üyesi Kılıçdaroğlu16 izlenme
SAĞLIK PERSONELİ NİYE FOTOĞRAF ÇEKTİRİYOR? İşte madde madde yanıtı9 izlenme
İmamoğlu Noel yemeği verecek Fener Patriği Bartholomeos da davetli10 izlenme
Onu intihara sürükleyenlerin bir kısmı hapiste, bir kısmı firari, hepsi KHK'lı.9 izlenme
Kazakistan'da ne oluyor? Aydınlık İki sene önce uyarmıştı: ABD, Kazakistan'da darbenin temelini atıyor20 izlenme
Boğaziçi Olaylarının arkasında kimler var? Ve bu kişilerin bağlantıları neler?10 izlenme
Batı medyası Biden'ın Afganistan yenilgisini affetmedi
ABD yine kaçıyor: Kabil'deki görüntüler akıllara ABD'lilerin Vietnam'dan kaçışını getirdi
Emekli Tümamiral Cihat Yaycı: ''PKK itiraf etti, ABD işin arkasında''
Enver Aysever: Andımız yerine Rakel'İn mektubunu okutalım, 10. yıl marşını bırakalım