Home
13 Temmuz 2026 ( 0 izlenme )
Reklamlar

Hakan Bahçetepe 13 ay sonra hakim karşısında: Adliye ablukaya alındı, ailesine bile izin verilmedi


Gaziosmanpaşa Belediyesi davası başladı, Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe ilk kez hakim karşısına çıkacak. Erdal Celal Aksoy ise cezaevinde felç geçirdiği için boyunlukla ve oturarak savunma yaptı.


31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP'den Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı seçilen Hakan Bahçetepe, tutuklanmasından tam 343 gün sonra hazırlanan iddianameyle hakim karşısına çıktı. Bu uzun tutukluluk sürecinde belediye meclisinde yapılan oylamayla belediye yönetimi resmen AKP'ye geçerken; İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davada Bahçetepe ile birlikte, cezaevinde felç geçiren İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy ve CHP PM Üyesi Baki Aydöner 'tutuklu sanıklar' olarak yargılanıyor.

Bahçetepe hakkında 24 yıla kadar hapis istenen davanın temeli, başka bir suç örgütü davasında etkin pişmanlıktan yararlanıp serbest kalan Aziz İhsan Aktaş'ın iddialarına dayanıyor. İddianamede; belediyeden alınacak kazı izni karşılığında 300 bin dolar rüşvet verildiği öne sürülürken, Bahçetepe'nin kayınpederi tarafından 3 milyon 70 bin liraya satın alınan aracın da bu haksız kazançla finanse edildiği savunuluyor.

AYDÖNER SAVUNMASINI TAMAMLADI

Baki Aydöner, savunmasının sonunda İBB Davası kapsamında tutuklu yargılanan kardeşi Bulut Aydöner’e de seslenerek sözlerini şöyle noktaladı:

“Eğer kanunun bana yüklediği herhangi bir kusur varsa, bir kişinin malına haksız şekilde el uzatmışsam, bir kuruş dahi haram kazanç elde etmişsem, bunun hesabını hukuk önünde vermekten hiçbir zaman kaçınmam, bugün de kaçmıyorum. Ancak tek bir kişinin kendi kurtuluşu için ortaya attığı gerçek dışı iddialarla benim ve canım kardeşim Bulut’un özgürlüğünün elimizden alınması kabul edilebilir değildir.

En büyük temennim, hem onun hem de benim bir an önce özgürlüğümüze kavuşmamız, yarım kalan hayatlarımıza kaldığımız yerden devam edebilmemizdir. Ben bu inancımı ve umudumu hiçbir zaman kaybetmedim. Allah’a şükür, başımız dik yaşadık. Dürüstlüğümüzden ve onurumuzdan hiçbir zaman ödün vermedik. Haram lokmaya el uzatmadık. Senin gibi dürüst bir kardeşe sahip olmaktan gurur duyuyorum. Canım kardeşim, seni çok seviyorum. Elbette son sözü Yüce Türk yargısı söyleyecektir. Buna olan inancımı koruyorum.“

“BİNLERCE SİYASİYE SUÇ İSNADI YAPILABİLİR”

Gözaltı ve tutuklanma sürecini anlatan Baki Aydöner, savcılığın yürüttüğü soruşturmayı sosyal medya üzerinden öğrendikten sonra kendi iradesiyle İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gittiğini vurguladı. Aydöner, “Vicdanım rahattı. Kaçmayı ya da saklanmayı hiç düşünmeden kendi irademle teslim oldum” dedi.

Aydöner, nezarethaneye girdiğinde çok sayıda belediye başkanı ve belediye yöneticisiyle karşılaştığını aktardı. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe ve farklı belediyelerden isimlerin de gözaltında bulunduğunu gören Aydöner, operasyonun kapsamını o anda fark ettiğini belirtti.

Gaziosmanpaşa Belediyesi ile hiçbir ticari veya idari ilişkisinin bulunmadığını vurgulayan Aydöner, CHP’de uzun yıllardır siyaset yaptığını ancak belediyede görev almadığını, belediye meclis üyesi dahi olmadığını hatırlattı. Sadece parti üyesi olduğunu ifade eden Aydöner, savcılığın soruşturmayı neden kendisine yönelttiğini anlamakta güçlük çektiğini söyledi. Emniyet güçleri kendisini savcılığa sevk ettikten sonra burada da benzer sorularla karşılaştığını belirten Aydöner, İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği'nin kendisini 3 Haziran 2025’te tutukladığını kaydetti.

Hakan Bahçetepe ile ilişkisinin siyasi faaliyetlerden kaynaklandığını belirten Aydöner, Bahçetepe’yi belediye başkanı olduktan sonra değil, yıllar önce CHP’deki görevleri sırasında tanıdığını söyledi. Aydöner, 2015 ve 2018 yıllarında partinin farklı kademelerinde birlikte görev yaptıklarını ve İstanbul İl Başkanlığı döneminde çok sayıda il yöneticisiyle birlikte seçim çalışmalarına katıldıklarını ifade etti. Siyasi faaliyetler nedeniyle aynı ortamlarda bulunmanın ve HTS kayıtlarında birlikte görünmenin suç delili sayılamayacağını vurgulayan Aydöner, aynı dönemde görev yapan onlarca il yöneticisi ve yüzlerce belediye başkanının benzer şekilde iletişim kayıtlarında yer almasının doğal bir sonuç olduğunu belirtti.

Aydöner, “Eğer yalnızca HTS kayıtları ve baz istasyonu verileri suç delili kabul edilirse, siyasi faaliyet yürüten binlerce kişi hakkında aynı yöntemle suç isnadında bulunulabilir” diyerek savcılığın iddianamedeki değerlendirmelerini somut delillerle desteklemediğini vurguladı.

Aydöner, savcılığın 8 Mayıs 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe ile aynı baz istasyonundan sinyal verdiğine ilişkin iddianame değerlendirmesine de yanıt verdi. Uzun süredir mide fıtığı ve reflü rahatsızlığı bulunduğunu, tutuklanmadan önce hastanede tedavi gördüğünü ve ameliyat planlandığını belirten Aydöner, 8 Mayıs 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Medical Park Hastanesi’nde muayene olduğunu açıkladı. Avukatlarının hastane kayıtlarını dosyaya sunduğunu hatırlatan Aydöner, söz konusu tarihte Gaziosmanpaşa’da bulunmasının tek nedeninin hastane ziyareti olduğunu ifade etti.

TAHLİYE TALEBİ

Aksoy’un çapraz sorgulamasının ardından avukatı savunma yaptı. Avukat, savcılığın müvekkiline yönelttiği suçlamaların ifadelerde dahi geçmediğine dikkat çekerek iddia makamına tepki gösterdi. Ortak baz sinyali kayıtlarının tek başına delil kabul edilemeyeceğini vurgulayan avukat, mahkemenin baz kayıtlarını ancak kişilerin aynı noktada bulunduğunu kesin olarak ortaya koyan başka delillerle birlikte değerlendirebileceğini söyledi.

Avukat, “Müvekkilimin rüşvet verdiği iddia edilen kişilerle aynı baz sinyali alanında bulunduğu nasıl ispat ediliyor? Gelmiş de olabilir, gelmemiş de olabilir” diyerek, 400 metrelik baz istasyonu kapsama alanının kişilerin fiilen bir araya geldiğini göstermeye yetmeyeceğini ifade etti. Avukat, Aksoy hakkındaki iddiaları reddederek tahliyesini talep etti. Ardından dosya kapsamında tutuklu yargılanan CHP PM Üyesi Baki Aydöner savunma yapmak üzere kürsüye geldi.

"TEDAVİYE İHTİYACIM VAR, KALICI HASAR OLACAK"

Aksoy, iddianamede savcılığın yönelttiği suçlamaları reddetti. 30 yıllık kamu görevlisi olduğunu belirten Aksoy, tutuklu yargılandığı davanın iddianamesine kadar rüşvetle ilgili bir suçlamayla karşılaşmadığını vurguladı. Aksoy, “Hukuka uygun alınan bir belgenin sanki bir suçmuş gibi kaleme alınmasını takdirlerinize bırakıyorum” dedi.

2020 yılında İBB’de çalışmaya başladığını hatırlatan Aksoy, 300 bin dolar rüşvet suçlamasına dair ortada hiçbir delil bulunmadığını belirtti. İddianamede yer alan HTS-baz kayıtlarına da itiraz eden Aksoy, hazırladığı dövizleri önce heyete gösterip savunma yaptı, daha sonra incelemeleri için heyete teslim etti.

Aksoy savunmasını şu sözlerle tamamladı:

“Tutuksuz yargılanma esastır, ben neden içerideyim? Onlar tutuksuzken ben neden 14 aydır içeride bu sağlık sorunlarıyla baş etmek zorunda kalıyorum? 4 ay önce bir ameliyat oldum, sağ kolum ve bacağım felçli, çok zor şartlarda fizik tedavi görüyorum, öz bakımımı dahi yapamıyorum. Ciddi anlamda ve acil olarak tedaviye ihtiyacım var yoksa kalıcı hasar olacak. Tutuklu olduğum süre, az önce yaptığım savunma ve delil durumu göz önüne alınarak tahliyemi talep ediyorum.”

Aksoy’un savunmasını tamamlamasının ardından hakim-savcı sorgulamasına geçildi.

AKSOY KÜRSÜYE GELDİ

Yaşadığı ağır sağlık sorunlarına karşın tutukluluğu devam eden Erdal Celal Aksoy duruşmaya katılarak savunma yapmak üzere kürsüye geldi. Aksoy, boynunda boyunlukla ve oturarak savunma yapıyor

HAKAN BAHÇETEPE DURUŞMA SALONUNDA

Mahkeme heyeti, Hakan Bahçetepe'yi duruşma salonuna aldı ve duruşmaya kimlik tespiti ile başladı. Aziz İhsan Aktaş da duruşmaya katıldı. Aktaş, aylık gelirini 250 bin TL olarak beyan etti ve bu duruma malvarlıkları üzerindeki tedbiri gerekçe gösterdi

Kaynak: Halk TV

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Suriyelilerle İlgili Doğru Sanılan Yanlışlar Alarm verildi,, Yalı Çapkını dizisi PUTİN'DEN HAKAN FİDAN'A İLGİNÇ SÖZLER !