Muhalefet milletvekillerinin dönemin Adalet Bakanları Bekir Bozdağ ve Abdülhamit Gül ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a yönelttiği 32 soru önergesi ise yanıtsız kaldı. Sadece dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yöneltilen bir önergeye yanıt verildi.
Soylu, verdiği yanıtta Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın takip edildiğini belirterek, “Vali Tuncay Sonel hakkındaki iddiaların asılsız olduğu anlaşılmıştır” ifadelerini kullandı. Ayrıca Doku’nun en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü’nde görüldüğünün tespit edildiğini, telefon sinyalinin de burada kesildiğinin belirlendiğini aktardı.
2021 yılında Meclis Araştırma Komisyonu’nda konuşan Soylu, olayla ilgili tüm soruşturmaların yürütüldüğünü belirterek “Bu konuyu PKK, HDP siyasallaştırmaya çalıştı. Bu siyaset meselesi değildir” dedi. Aynı konuşmada olayda bir cinayet bulgusuna rastlanmadığını ifade etti.
Meclis’te yapılan görüşmelerde bazı milletvekillerinin kullandığı ifadeler de dikkat çekti. 1 Temmuz 2020 tarihli oturumda AKP Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, “Yeter artık. Her aşk intiharını burada mı konuşacağız?” ifadelerini kullanırken, AKP Denizli Milletvekili Cahit Özkan ise “Katillerin kolluk güçleri tarafından korunduğunu iddia etmek cinayete ortak olmaktır” dedi.
23 Şubat 2022’deki Genel Kurul görüşmelerinde ise AKP Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar, konunun gündeme getirilmesine ilişkin “HDP’nin yeni bir provokasyonu mu bu?” değerlendirmesinde bulundu. Aynı oturumda yapılan karşılıklı tartışmalar, dosyanın siyasi boyutunun da uzun süre gündemde kaldığını ortaya koydu.
Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturma ise kamuoyunda yanıt bekleyen sorularla birlikte önemini korumaya devam ediyor.