Görümcem üç küçük çocuğunu 68 yaşındaki emekli anneme bırakıp, “Zaten bütün gün evde oturuyor, hiçbir iş yapmıyor” diyordu. Ona öyle bir ders vermeye karar verdim ki, hayatı boyunca unutamayacaktı.

Ertesi akşam sofrayı özellikle kalabalık hazırladım. Kocam, kayınvalidem, kayınpederim, birkaç akraba ve tabii ki Nesrin de çocuklarıyla birlikte geldi. Herkes neşeyle sohbet ederken ben hiçbir şey olmamış gibi davranıyordum.

Yemekler yenildi, çaylar dolduruldu. Tam sohbet koyulaşmışken ayağa kalktım.

"Bugün sizlerle küçük bir teşekkür konuşması yapmak istiyorum," dedim.

Herkes bana döndü.

Önce anneme baktım.

"Hayatım boyunca bana fedakârlığın ne olduğunu öğreten kadın sensin. Sadece bana değil, başkalarının çocuklarına da sevgiyle yaklaşan bir annesin."

Annem utangaç bir gülümsemeyle başını eğdi.

Sonra elime önceden hazırladığım büyük bir zarfı aldım.

"Son üç ayın küçük bir hesabını yaptım."

Masadakiler merakla birbirlerine baktılar.

"Çocuklar hafta içi ortalama beş gün annemde kaldılar. Her gün yaklaşık dokuz saat. Toplamda yaklaşık altmış beş tam iş günü ediyor."

Nesrin'in yüzündeki gülümseme yavaş yavaş kaybolmaya başladı.

Devam ettim.

"İnternette çocuk bakıcılarının ortalama ücretlerine baktım. Çok mütevazı bir rakam hesapladım. Yemek, elektrik, su, temizlik malzemeleri ve yıpranan eşyaları bile eklemedim."

Sonra zarfı Nesrin'e uzattım.

"Bu da annenin bugüne kadar hak ettiği emeğin karşılığı."

Nesrin zarfı açınca içinden çıkan hesap dökümüne baktı. Sayfada kalem kalem her gün yazılmıştı. En altta ise ödenmesi gereken toplam tutar vardı.

Masadaki sessizlik ağırlaştı.

Nesrin sinirli bir kahkaha attı.

"Şaka yapıyorsun herhalde."

"Hayır."

"Ben sana bir kuruş bile vermem."

"Bana değil," dedim sakince. "Annemize."

Kayınpederim ilk kez konuştu.

"Kızım, gerçekten her gün çocuklarını bırakıyor musun?"

Nesrin cevap vermeden önce annem araya girdi.

"Boş verin, konu büyümesin."

Elini tuttum.

"Hayır anne. Bugün ilk kez sen konuşmayacaksın. Seni yıllarca susturdular."

Kocam da bana destek verdi.

"Ben de bunu yeni öğrendim. Ablam, bunu neden yaptın?"

Nesrin yine aynı rahat tavrıyla omuz silkti.

"Annem zaten evde. Çocukları seviyor."

Ben de masanın üzerine ikinci bir dosya koydum.

"Bu da doktor raporu."

Herkes şaşkınlıkla bana baktı.

Annemi bir gün önce fizik tedavi uzmanına götürmüştüm. Doktor uzun süre ayakta kalmaması, ağır yük kaldırmaması ve dinlenmesi gerektiğini söylemişti grsele do'kunun detaylar diger sayfda....
Reklamlar