7 Eylül Pazartesi günü Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Sn. Zafer Sönmez’i Türkiye Sigorta A.Ş. kuruluşu dolaysıyla whatsaptan kutladığımda aldığım yanıt bu oldu.
"GİRİŞİMCİ DEVLETE DEVAM."
Pazartesi günü Cumhurbaşkanı, Hazine ve Maliye Bakanı’nın yaptığı konuşmalar ile Türkiye Varlık Fonu bünyesinde kurulan Türkiye Sigorta A.Ş.’nin tanıtımı yapıldı. Yeni bir şirket olmasına rağmen, aslında var olan üç kamu bankasına ait elementer ve hayat ve bireysel emeklilik şirketlerinin tek şirkette toplanmasından başka bir şey değildi.
Görüntü çok basit, ancak içerik o kadar basit değil.
Türkiye 1980 yılından bu yana başlayan neoliberalizm dalgasında tüm KİT’lerinin içinde kamu bankalarına ait dev sigorta şirketlerini de özelleştirdi. Bunlar arasında, bence en ilginci 2006 yılında Ak Parti iktidarında “babalar gibi satarım” furyasında Ziraat Bankası'na ait Başak Sigorta ve Başak Emeklilik şirketlerinin Fransızlara satılmasıdır.
Neden mi ilginç; çünkü bu kez yine Ak Parti iktidarında, 2020 yılında, uluslararası marka yapacağız iddiası ile daha önce özelleştirilen kamu sigorta şirketlerinin yerine, şimdiden Türkiye lideri, verilen önem ve söylenenlerden piyasa payının ciddi oranda artacağı kesin olan yeni bir sigorta şirketi kuruluyor.
Türkiye’nin yeni rotasını çok net belirlemesi açısından bence kritik önemde.
Türkiye, PKK’yı hendeklere gömdüğünde, Suriye’nin kuzeyinde ABD tarafından oluşturulmaya çalışılan kukla Kürdistan devleti için koridorun önünü kesen ataklar yapıldığında, Türkiye’nin artık geri dönüşü olmayan bağımsızlık rotasına girdiğini tespit etmiştik.
Ancak Mustafa Kemal’inde belirttiği gibi askeri başarılar ekonomik bağımsızlık ile perçinlenmeden gerçek bağımsızlık hayaldir.
İşte Türkiye artık bu rotaya giriyor.
Sigortacılık sektörü 1980 yılından sonra yavaş yavaş yabancıların eline geçmeye başladı. Alman, Fransız, İsviçre gibi batılı ülkelerin şirketleri yerli sigorta şirketlerini alarak Türkiye’de hakim hale geldiler.
Sigorta sektörünün en önemli özelliği, müthiş bir fonun tepesinde oturmasıdır. Bu fon şimdiye kadar doğal olarak, ağırlıklı olarak yabancı şirketlerin kontrolü altında idi. Sektörden elde edilen karın büyük bölümü de yabancı şirketler aracılığı ile yurt dışına transfer ediliyordu.
30 Haziran 2020 tarihi itibarıyla TSB (Türkiye Sigortalar Birliği) verilerine göre, sigorta şirketlerinin elindeki nakit kaynak (Bankalarda ve çeşitli finansal varlıklarda tutulan paralar) 86 milyar TL. Toplam cari varlıklar ise 159 milyar TL.
Oluşacak sinerji, bu kaynağın önemli kısmının yabancı sigorta şirketlerinden, Türkiye Sigorta A.Ş. eline geçmesi sonucunu doğuracaktır.
Artık Türkiye Sigorta A.Ş. tarafından kontrol edilecek bu fonlar, kamu bankaları aracılığı ile, Sn. Cumhurbaşkanı’nın da ifade ettiği gibi reel sektöre ve yeni kamu yatırımlarına kanalize edilecektir.
Hakan Topkurulu
Aydınlık
Yalan bir haber CHP’liler tarafından nasıl hızla yayılıyor? Kaynak: Facebook’ta bir grup
Facebook, Instagram ve Whatsapp çöktü!6 izlenme
Eski Bakan’ın kardeşini Bakan yaptılar!10 izlenme
Erdoğan'dan Azerbaycan dönüşü kritik açıklamalar! AB ve ABD'ye dikkat çeken mesaj11 izlenme
'Özışıklar' operasyonu sonrası yandaş gazeteciler 'temizlik yapıyor' iddiası!6 izlenme
10 senedir süren hastalığının sebebini evini tamir eden usta buldu!12 izlenme
Almanya'da Müslüman mezarlığına saldırı9 izlenme
Rusya Hava Kuvvetleri geçit vermiyor: Fransız ve ABD savaş uçakları Karadeniz'den uzaklaştırıldı8 izlenme
İYİ Parti bir kez daha koltuk kavgasına sahne oldu! Kongre ertelendi9 izlenme
Muş Belediye Başkanı Asya, Muş'un geleceğini "Mega Projeler" programında paylaştı
Mevlüt Çavuşoğlu ile Bosna Hersek Bakanlar Konseyi Başkanı Tegeltija arasında kritik görüşme
Almanya'dan Afganistan ve Taliban açıklaması
Binlerce kişi Dolmabahçe'ye akın etti: Ellerine Türk bayrağını alan Dolmabahçe'ye koştu