Ergenlik Çağındaki Oğlum Sınıf Arkadaşı İçin Gitarını Gizlice Sattı

Kemal yerdeki gitar kutusunu alıp Ferhat'a uzattı. "Bu senindir oğlum," dedi gururla. "Sen bu gitarı satarak sadece bir arkadaşının yüzünü güldürmedin; sen koskoca bir teşkilatın, yorgun ve umutsuz insanların kalbindeki o iyilik ateşini yaktın. Sen o gitarı çalmasan bile, yüreğinden kopan o merhamet melodisi bu sokağın en güzel şarkısı oldu." Ferhat gitarına sarılırken, Kemal bana döndü. Beni belimden kavrayıp anlımdan öptü. "Bana böyle aslan gibi, merhamet dolu bir evlat verdiğin için sana ne kadar teşekkür etsem azdır," diye fısıldadı. Sabahın o soğuk ayazı yerini, sokağımızı ısıtan parlak bir güneşe bırakmıştı. Komşular verandalarına çıkmış, gözyaşları içinde olan biteni alkışlıyordu. Hayatımın en büyük korkusuyla uyandığım o sabah, aslında hayatımın en büyük hediyesiyle taçlanmıştı. Bir kadının kalbini çalan adamın sadece ona değil, onun geçmişine ve çocuğuna da nasıl gerçek bir baba olabileceğini o gün o verandada gördüm. Aile olmak aynı kanı taşımak değil, aynı merhameti yüreğinde büyütebilmekti. Ve biz o gün, sadece kapımıza dayanan polislerle değil, iyiliğin o bulaşıcı ve iyileştirici gücüyle sonsuza dek birbirimize kenetlenmiştik.
Reklamlar