CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından her hafta çarşamba günleri İstanbul’un bir ilçesinde, her hafta sonu ise Türkiye’nin farklı illerinde düzenlediği "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin bu haftaki adresi İstanbul'un Çekmeköy ilçesi oldu. Soğuk havaya rağmen mitinge on binlerce vatandaş katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kalabalığa seslendi. Özel, "Erdoğan bu akşam beni iyi dinlesin. Emekliler için Meclis'i terk etmeme eylemi başlattık. O gün bugündür CHP grubu Meclis'te. AKP hiç dokunmasa en düşük emekli maaşı 42 bin lira olacaktı... Bunlar çıkardıkları yasayla 0.7 en düşük asgari ücrete kadar düştü. Ülkenin Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiç utanmadan şu yalanı attı: 'Biz geldiğimizde en düşük emekli maaşı 66 liraydı. Asgari ücret 184 liraydı.' Kulaklarıma inanamadım. Erdoğan geldiğinde emekli maaşı 187 liraydı. En düşük emekli maaşı 257 lira alıyordu. En düşük memur 376 lira alıyordu. 66 lira kim alıyordu? Tarım rençberi bağkurlusu olan, devlete bir kere tarım mamülü satanların, nüfusun yüzde 0,1'ini aldığı bir dandik emekli maaşını bulmuş, en düşük emekli maaşı oydu diyor. Benim dediğim 4 milyon kişinin aldığı emekli maaşı. Buradan diyelim Erdoğan bitmiştir. Başbakan olsun, Cumhurbaşkanı olsun yalan rakam veriyorsa o çoktan bitmiştir. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum, bu tükenmişlik sendromudur. Millet senden zam değil sandık bekliyor!" dedi.

CHP'nin 19 Mart operasyonlarından sonra Şişli'den başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 83'üncü adresi Çekmeköy ilçesi oldu. Mitingin yapılacağı İBB Çekmeköy Spor Kompleksi arkasındaki alan polis barikatları ile kapatıldı. Miting alanına Türk Bayrağı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP bayrakları asıldı.
Saat 19.30’da başlayan büyük buluşmada, on binlerce vatandaşa seslenen Özgür Özel’in konuşmasından öne çıkan ifadeler şöyle:
- Buradan Türkiye'den tüm emekçileri, tüm çiftçileri, tüm esnafları, tüm işsizleri, tüm gençleri, Meclis'te emekliler için verilen mücadeleye destek vermeye davet ediyorum. Birazdan ben buradan inince hızla Meclise gideceğim. Ya bu gece sabaha karşı, ya yarın akşam saatlerinde Meclis'te o oylama yapılacak. AK Parti dışında herkes o ücrete 'sefalet ücreti' diyor. CHP'nin, DEM'in, Yeni Yol'un ve MHP'nin milletvekili sayısı tamamen emeklilerin istediği maaşı geçirmeye yetiyor. AK Parti'nin 275 milletvekili, MHP'nin 47. MHP, AK Parti'ye destek verince 300'ü onlar geçiyor, biz azınlıkta kalıyoruz. MHP, bu tarafa destek verse emekliler çoğunluğa geçiyor. Ben bir kez daha buradan herkesi sözünün arkasında durmaya, AK Parti'nin kara düzeninin değil, emeklinin haklı talebinin, zam talebinin arkasında durmaya davet ediyorum. Tüm emeklileri, dostu düşmanı ayırmak için Meclisi izlemeye, emekliye oy vermeyene artık sokakta selam vermemeye davet ediyorum.
"Bu bataklık kurumadan kimse kurtulmaz"
- AK Partili, MHP'li, CHP'li, İYİ Partili, DEM'li, Saadetli, Gelecekli, DEVA'lı hepsi bunlar kardeş, arkadaş. Onlara dostluk eden hepsinin dostudur. Emekliye düşmanlık eden partinin, emekliyle de işi yoktur. Madem ki hep beraber söylediniz, emekçinin de, çiftçinin de, esnafın da, işsizin de, gençlerin, emeklilerle birlikte ortak haraket etmesi gerekir. Çünkü kurtuluş yok tek başına ya hep beraber, ya hiçbirimiz. Bunun için hep birlikte mücadeleye devam edeceğiz. AK Parti'nin kara düzeni, Türkiye'yi yoksullukta, yüksek enflasyonda, yüksek faizde, işsizlikte, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa 1'incisi yaptı. Türkiye ittifakı olarak, AK Parti'nin kara düzenine karşı, Türkiye'nin bütün demokratları Türkiye'yi bu acımasız, haksız sarmaldan kurtaracağız. AK Parti'nin ne kadroları, ne becerisi, ne enerjisi bu sorunlara çözmeye yeter. Türkiye, herkesin her geçen gün biraz daha dibe göründüğü, boğulduğu bir bataklığa dönüştü. Bir yanda uyuşturucu, bir yanda sanal bahis, bir yanda sokakta çeteler, bir yanda yoksulluk, bir yanda işsizlik, bir yanda güvencesizlik. Bu bataklık kurumadan kimse kurtulmaz, hiçbir çözüm olmaz, sivrisineklerle uğraşmayı bırakın. Bataklığı kurutacağız. Bataklığı bu hale getiren kara düzenidir, ondan kurtulacağız.
"Bu düzen değişecek"
- Yargıya güvenin yüzde 20'lere düştüğü, AK Partili kadın seçmenin, çocuğunun aldığı eğitimden memnuniyetin yüzde 18'lere düştüğü, 19 Mart darbesinden beri 307 günde yüzde 15 olacak dedikleri enflasyonun, yüzde 30'larda çıktığı... Geçen sene 600 TL olan kıymanın 800 TL olacakken ki ona da isyan ediyoruz, bin TL olmasının sebebi bu darbe düzenidir. Yatırımcıları kaçıran, faizi azdıran, borcu çoğaltan, hayatı zorlaştıranlara karşı tek çare vardır, birlikte mücadele, birleşik mücadele. Kredi kartından yüzde 96 gecikme faizi alan düzen, AK Parti'nin kara düzenidir. Emekliyi açlığa mahkum eden, çocukların geleceğini çalan, çeteleri sokağa salan, devlet eliyle kumar oynatan, herkesin perişan olmasına sebep olan AK Parti'nin kara düzenidir. Bu düzen değişecek, bu düzen değişecek, hakça bir düzen, halkın düzeni kurulacaktır.
"Sen kaç, ben sandığa kadar kovalıyorum"
- Buradan Erdoğan'a sesleniyorum. Bak senden zam isteyen yok, senden iş isteyen yok. Millet senden bir şey istiyor. Aç kulağını da dinle. Ey Erdoğan, adayımı bırak, sandığı getir, adayımı yanımda sandığı önümde istiyorum. Duydun mu Erdoğan. Zam isteyen yok, iş isteyen yok, sandık istiyoruz. Millet kurtuluşu sandıkta görüyor sandıkta. Bu Erdoğan, 2025 yılı bitti ya, karne aldık. Bu Erdoğan karne almış. Türkiye'deki 9 anket şirketinin ortalamasında kararsızlar dağıtılmadan Erdoğan'ın notu 28,5'tan 29. Ne yapmış Erdoğan, çakmış. Şimdi buradan Erdoğan'a sesleniyorum, 28,5'tan 29 Erdoğan, seni orada oturtmam. Size soruyorum, bu Erdoğan'ı seçim sandığına kadar ben kovalayacağım, seçim sandığında siz kovalayacak mısınız? Erdoğan, milletle bu sıfır derecenin altında, Ocak'ın 21'inde görevleri paylaştık. Sen kaç, ben seni sandığa kadar kovalıyorum. Millet de seni sandıkta kovalayacak.
"Hesap soracağız"
- Ekrem Başkan'a yolsuz dediler, olmadı. PKK'lı dediler, casus dediler, tutmadı. Bütün yalanları ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Buradan boynumun borcu hatırlatacağım. Bütün baharı, bütün yazı, bütün sonbaharı geçirdik. Kara kışın ortasındayız. 560 milyar yolsuzluk diyorlardı, 560 kuruşu ispatlayabildiler mi? Şimdi onu ağzına alan var mı? Bin 200 cep telefonunu ispatlayabildiler mi? Para dolu çantalarla çıktılar, görüntüsü var diyorlardı, bu görüntüleri iddianameye koyabildiler mi? Çünkü, yok. İmamoğlu'nun lüks araçları dediler, MHP'li bir milletvekiline ait çıktı. Para dolu valizler var dediler, içinden jammer çıktı. Gaziosmanpaşa Belediyesi'nin kasasından dolar çıktı dediler, mühür çıktı. Bu iftiraları tekrar edebiliyorlar mı? And içerim ki o hesabı soracağız.

"Tutuklu yargılamayı bitir"
- Ekrem Başkanla baş edemediler, diplomasını iptal ettiler, bu kadar iftira ettiler, en son şimdi bir uçak yalanı çıkmıştı, duydunuz mu? Uçak yalanını attılar, haysiyet cellatlığı yaptılar. O uçağın sahibi AK Partili çıktı, 'Ben reisçiyim' dedi. Uçağı işleten AK Partili çıktı, 'İmamoğlu'na hiç vermedik, biz siyasetten uzak durduk' dedi. Sonra o uçakla gezen Murat Gülibrahimoğlu, İmamoğlu'nun adamı dediler, AK Partili çıktı. Önceki AK Parti İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe'nin 2019'a kadar ortağı çıktı. İstanbul Valisi'nin bu kişiye daha geçen yıl devletin koruma polisini verdiği çıktı. Cebeci Hafriyat Alanı'nın Enerji Bakanlığı'nda olduğu, Bakanlığın Gülibrahimoğlu'na, 'İstanbul Valiliği'ne destek olacaksın' dediği ortaya çıktı. Bu sorgulamalar sırasında Gülibrahimoğlu'nun elemanına sorular sorulurken, 4 milyon euroluk bir yere gelince atlandığı, 'Bunu niye sormuyorsun' dendiğinde, 'onu geç' dendiği, o paranın AK Partililere verildiği ortaya çıktı. Buradan şu kadar bizimle ilgisi olmayan konudan uçak yalanı uyduranlara söylüyorum, ne yaparsanız yapın. Çekmeköy'deyim, 21 Ocak gecesindeyim. Eksi 1 derece sıcaklıktayım, otobüsün üzerinde, insanların arasındayım. 1 ay sonra değil 11 ay sonra insanların yüzüne bakıyorum. Sen de cesaret var mı? Gelesin Çekmeköy'e, çıkasın meydana. Ben, arkadaşlarıma güveniyorum, Ekrem İmamoğlu masumdur, arkadaşlarımız masumdur. Kendine güveniyorsan, tutuklu yargılamayı bitir, tutuksuz yargılamayı getir, kendine güveniyorsan canlı yayını getir, TRT'den verilsin, isteyen kanallardan verilsin, kendine güveniyorsun, savcına güveniyorsan canlı yayına evet dersin biz kendimize güveniyoruz.
"Bilboardlar apar topar toplandı"
- Geçen hafta, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı haksız, hukuksuz kanuna aykırı bir şekilde kayyım atanan bilboardlara iftiralara doldurdu. Onlar dediler ki metrolar ilerlemiyor, metroların ışık hızıyla ilerlediği ortaya çıktı. Yandı dedikleri otobüslerin, film çekiyoruz diye kendilerinin yaktırdıkları ortaya çıktı. Metroların merdivenleri çalışmasın diye onları sabote ettikleri ortaya çıktı. Milletin tepkisi ayyuka çıktı, o bütün bilboardlar apar topar toplandı, kuyruğu kıstırdılar, bir kenara çekildiler.
- AK Parti'nin Türkiye'deki, İstanbul'daki insan kaynağı sıkıntısı, belediye başkanından istifa ettirip il başkanı bulmasındadır. Koca AK Parti, İstanbul'da İl Başkanı bulamamış, ilçe belediye başkanından il başkanı icat etmiş, o da panoyla, parayla siyasete kalkışmıştır. Bak benim İl Başkanım Özgür Çelik. Bak Erdoğan, il başkanı bulacaksan panoyla siyaset yapan, parayla siyaset yapan değil, bizim gibi yüreğiyle siyaset yapanları bulacaksın. Yüreksizlere, ciğersizlere, iftirayla pano doldurup bir gece yapıştırıp üç gece sonra kaçanlara söylüyorum. Kaçın, kaçın sandığa kadar kaçarsınız. Sizi elimizden hiçbir şey kurtaramaz, perişan olacaksınız. İstanbul susuz kalsın diye, yağmur yağmasın duası edenlere söylüyorum, rahmet geliyor. Millete aç bırakanlara söylüyorum, seçim geliyor. Gençlere kıyanlara söylüyorum, adalet geliyor. Korkmayan aslan gibi sizlere söylüyorum, zafer geliyor, zafer geliyor. Hep beraber AK Parti'nin kara düzenini yıkmaya hazır mısınız? Hep birlikte iktidara koşturmaya hazır mısınız? Ekrem Başkan yerine kapı kapı sokak sokak dolaşmaya hazır mısınız? Birlikte yürüyecek miyiz? Hadi o zaman yolumuz açık olsun.

- Bugün 4 emekli bir araya gelse yoksulluk sınırının üzerine çıkamıyor. Bu iktidar hem emeklileri hem emekçileri hem çiftçileri aylık 20 bin lira gelire sabitlemeyi başardı.
- Erdoğan bu akşam beni iyi dinlesin. Emekliler için Meclis'i terk etmeme eylemi başlattık. O gün bugündür CHP grubu Meclis'te. AKP hiç dokunmasa en düşük emekli maaşı 42 bin lira olacaktı... Bunlar çıkardıkları yasayla 0.7 en düşük asgari ücrete kadar düştü. Ülkenin Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiç utanmadan şu yalanı attı: 'Biz geldiğimizde en düşük emekli maaşı 66 liraydı. Asgari ücret 184 liraydı.' Kulaklarıma inanamadım. Erdoğan geldiğinde emekli maaşı 187 liraydı. En düşük emekli maaşı 257 lira alıyordu. En düşük memur 376 lira alıyordu. 66 lira kim alıyordu? Tarım rençberi bağkurlusu olan, devlete bir kere tarım mamülü satanların, nüfusun yüzde 0,1'ini aldığı bir dandik emekli maaşını bulmuş, en düşük emekli maaşı oydu diyor. Benim dediğim 4 milyon kişinin aldığı emekli maaşı. Buradan diyelim Erdoğan bitmiştir. Başbakan olsun, Cumhurbaşkanı olsun yalan rakam veriyorsa o çoktan bitmiştir. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum, bu tükenmişlik sendromudur. Millet senden zam değil sandık bekliyor!

Marmara Cezaevinde tutuklu bulunan İBB Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, "Hiç kimseyi piyasanın acımasız koşulları karşısında çaresiz bırakmayacağız. Herkes devletin adaletli, merhametli, güçlü elini yanında bulacak. Kimse kendini yalnız, güvencesiz ve bir başına hissetmeyecek. Devletin bütün yöneticileri, vatandaş karşısında haddini bilecek. Milletimiz, bu ülkenin ve devletin tek sahibi olduğunu bilecek, görecek, hissedecek. Ülkeyi şu ya da bu partinin evlatları değil, milletin evlatları yönetecek. Hepimiz için, hep birlikte başaracağız." dedi.
İmamoğlu, CHP'nin Çekmeköy'de düzenlediği mitinge bir mesaj gönderdi. İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik tarafından okunan mektubunda şunları söyledi:
- Ne güzelsin Çekmeköy, ne güzelsiniz Çekmeköylüler. İstanbul’un bir ucu Silivri’den, Çekmeköy’e kocaman bir merhaba. Değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, cesur gençler, canım çocuklar; sizlere özlemle sarılıyorum, her birinizi tek tek hasretle kucaklıyorum. Çekmeköy’ün öz evladı, Orhan Çerkez Başkanım, bu güzel ilçemizde Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı uygulamalarının en güzel örneklerini sergiliyor. Kendisine teşekkür ediyor, canla başla milletin hizmetinde olduğu için tebrik ediyorum. Cesur yoldaşlığını can-ı gönülden hissediyorum.
- Çekmeköylüler 2019’dan bu yana bizleri, bu güzel ilçeye yaptığımız hizmetlerle çok iyi tanıdı. Göreve geldiğimiz günden bu yana hiç durmadık, hiç yorulmadık. İstanbul’un her noktasına aynı özenle, aynı sevgiyle, aynı adaletle hizmet ettik. İstanbul ve Türkiye tarihinin en kapsamlı, en büyük metro yatırımını yapan yönetimiz. Bu çerçevede, Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli metro hattımızın ilk etabını hizmetinize sunduk. İkinci etapta çalışmalarımız hızla devam ediyor. Şile yolundaki önemli bir trafik problemini çözmek için, Taşdelen-Yenidoğan Kavşağı’nın temelini attık. Dere yataklarının, yeşil alanların imar rantına kurban gitmesine asla izin vermedik, Serindere Yaşam Vadisi’ni ve Rahmi Demir Kent Ormanı’nı açtık. Hamidiye ve Sultançiftliği mahallerimizde kreşlerimizi çocuklarımız ve aileleriyle buluşturduk. Merkez mahallemize de çok yakında bir Yuvamız İstanbul kreşi geliyor. Çocuklarımıza ücretsiz Halk Süt ulaştırdık. Annelerimiz Anne-kart sahibi oldu. Gençlerimize ve çocuklarımıza burs imkanları sağladık. Çiftçilerimize, üreticilerimize daha önce hiç görmedikleri destekleri sunduk. Hiçbir ayrım yapmadan darda olanın, zorda kalanın yanında olduk, olmaya devam ediyoruz.
"Yalnızca ve yalnızca milletin hakkını millete vermek için çalıştık"
- Bu hizmetleri bir kişiye yaranmak için, bir koltuğun sevdasıyla ya da bir makamın hevesiyle yapmadık. Tüm gücümüzle, tüm vatanseverliğimizle, yalnızca ve yalnızca milletin hakkını millete vermek için çalıştık. Çok daha fazlasını tüm Türkiye’de yapacağız. Her şeyden önce, temelini adaletten alan, bir kişinin değil, kurumların, kuralların üstün olduğu bir devlet yapısı kuracağız. Devlet, bazı kişilerin, kesimlerin değil, herkesin hak ve hürriyetlerinin güvencesi olacak. Her vatandaş insanca ve onurlu yaşama koşullarına sahip olacak. Herkes emeğinin, alın terinin karşılığını sonuna kadar alacak. Emekçiler de alacak, emekliler de alacak. Tarlada, atölyede, ofiste, fabrikada… Nerede olurlarsa olsunlar, bu ülkenin bütün üreticileri, girişimcileri en sağlıklı, en karlı üretim, yatırım ve ticaret koşullarına kavuşacak.
- Hiç kimseyi piyasanın acımasız koşulları karşısında çaresiz bırakmayacağız. Herkes devletin adaletli, merhametli, güçlü elini yanında bulacak. Kimse kendini yalnız, güvencesiz ve bir başına hissetmeyecek. Devletin bütün yöneticileri, vatandaş karşısında haddini bilecek. Milletimiz, bu ülkenin ve devletin tek sahibi olduğunu bilecek, görecek, hissedecek. Ülkeyi şu ya da bu partinin evlatları değil, milletin evlatları yönetecek. Hepimiz için, hep birlikte başaracağız. Herkes için, her yerde adaletin ve hürriyetin egemen olduğu, insanca, hakça bir düzen kuracağız. Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak; çünkü biz haklıyız, yılmayacağız. Her şey çok güzel olacak; çünkü biz çok çalışacağız. Kalın sağlıcakla. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı."
Sözcü
Beklenen Açıklama Geldi8 izlenme
Truva Atı’ndan sonra şimdi de Nitro Zeus! ABD’de kirli savaş, Evanjelikte oyun bitmez!7 izlenme
Borsa sert geriledi0 izlenme
Son dakika: İstanbul'da maske takmamanın cezası belli oldu!13 izlenme
Kılıçdaroğlu'ndan kendisine açtığı davayı geri çekme mesajı veren Erdoğan'a: 'Sen kimsin de kimi affediyorsun!'8 izlenme
Her Gece Beraber Uyuduğu Yılanı Yemek Yememeye Başladı – Veteriner Gerçeği Açıklayınca Kadın Şok Oldu15 izlenme
15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde skandal anlar: Bakan Soylu suç duyurusunda bulunacaklarını duyurdu9 izlenme
Türkiye bugün çıktığı an NATO çöker3 izlenme