Bir süreden beri TCMB’nin faiz indirimleri yaparak ‘alışılmışın dışında’ bir faiz politikası izlemeye başlaması ile birlikte Türkiye’ye finansal saldırının şiddeti arttı. Son iki ay içinde dolar/TL’de yükseliş yüzde 50’lere kadar ulaştı. Fakat geçen hafta içinde Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayın Devlet Bahçeli ve MGK açıklamalarının arka arkaya gelmesi “mandacı iktisatçıları” şaşırttı. Bazı yabancı bankaların saldırının doruk noktasına ulaştığı geçen pazartesi ve salı günü içinde Türkiye’yi tehdit eden bir üslupla kısa notlar yayınlaması çok manidardı. Söz konusu bankaların bazılarının Türkiye ile iş yapıyor olması düşündürücüdür. Bu bankaların manipülasyonlarına karşı gerekli düzenlemelerin yapılacağına inanıyorum.
TCMB’nin yeni para politikasının çerçevesi zaman içinde netleşmeye başlıyor. Fakat yeni politika uygulanmaya başladığı andan itibaren karşılaşılan en büyük sorun döviz fiyatlarının büyük oranda artmasıdır. Döviz artışının arkasında Atlantik cephesinin finansal saldırısı olduğu açıktır. Muhalefet, “mandacı iktisatçılar” ve çeşitli odakların elbirliğiyle yarattığı panik ortamında çok sayıda yerli küçük ve büyük yatırımcıların alımlarının da yükselişte etken olduğunu söyleyebiliriz. TL’de değer kaybı ve aşırı dalgalanma sorunun acil şekilde çözülmesinin en önemli adımı, serbest kur rejiminin sona erdirilip sabit kur rejimine geçilmesidir.
IMF’nin 2020 tarihli ‘Kur Rejimleri ve Kur Sınırlamaları’ isimli raporuna göre geleneksel sabit kur rejimini uygulayan 65 adet ülke bulunuyor. Bu ülkeler içinde dikkat çekenlerden bazıları şunlar; Danimarka, Hong Kong, Katar, Suudi Arabistan, Türkmenistan, BAE. Daha esnek bir sabit kur rejimi uygulayan toplam 64 adet ülke bulunuyor. Bu ülkeler arasında Çin, Singapur gibi büyük hacimlerle ticaret yapan ülkeler dikkat çekiyor. İçinde Türkiye’nin de bulunduğu 63 ülkede ise serbest kur rejimi uygulanıyor.
Sabit kur rejimi bir ülkenin para biriminin değerinin başka bir para biriminin sepetinin veya altın gibi başka bir değere bağlandığı kur düzenidir. Kur merkez bankası tarafından belirlenir ve uygun gördüğünde fiyatta değişiklik yapabilir. Uygulamada üç farklı türde sabit kur sistemi uygulanır; düz çizgide tam sabitleme, dar sabitleme (crawling peg) ve dar bantlı sabitleme (crawling band). Tüm bu uygulamalar çeşitli alt kategorilere ayrılıyor ve çok sayıda ülkenin özgün uygulamaları var. Fakat genel olarak bugün dünyada üç temel kategoride uygulamalar devam ediyor.
Dar bantlı sabit kur rejiminin nasıl uygulandığına daha yakından bakalım. Merkez bankasının belirlediği bir bant içinde (genellikle günlük yüzde 2 olarak uygulanır) para biriminin dalgalanmasına ve işlem görmesine izin verilir. Açılış ve kapanış fiyatları merkez bankası tarafından belirlenir ve sabitlenir. Sabitleme genellikle bir döviz sepetine dayalı olarak veya sadece belirli bir para birimine (örneğin ABD doları) dayalı olarak yapılır. Bazı uygulamalarda sabitlemenin yapıldığı döviz sepetinde bir veya birkaç para birimi daha fazla ağırlığa sahip olabilir.
Dar bantlı sabit kur rejiminin uygulamada sağladığı çok sayıda avantaj vardır;
***
Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu olağanüstü koşullar altında en uygun kur rejimi sermaye kontrolleri çerçevesinde uygulanmak koşuluyla dar bantlı sabit kur rejimidir. Türkiye’ye karşı artan saldırılar ışığında dar bantlı kur rejimine geçilmesi elzemdir. Uygulamanın detayları başta TCMB olmak üzere ekonomi bürokrasisi ve politika uygulayıcıları tarafından belirlenerek netleştirilecektir. TL’nin istikrarını sağlayacak ve finansal saldırılara karşı kalkan işlevi görecek olan bu uygulama “Ekonomik Kurtuluş Savaşı”nda güçlü bir mevzinin kazanılmasını sağlayacaktır.
Serhat Latifoğlu Aydınlık
Kaynakça;
Atatürk bugün bedenen yaşasa, iç işimize karışan, yargımıza emir veren, milli egemenliğimize kast eden büyükelçileri10 izlenme
FETÖ, Birleşmiş Milletler raporuna da sızdı mı?4 izlenme
Belgeler, yazışmalar İmamoğlu’nu yalanlıyor9 izlenme
Dünya hiperenflasyona doğru koşuyor. Bu kadar para basmanın bedeli ödenecek elbette.11 izlenme
Kıraç, Erdal Beşikçioğlu ve 'anti-militarist' zevzekler14 izlenme
Armağan Kuloğlu:Rusya’nın Kıbrıs’ı tanıması için Türkiye'nin Suriye politikasında değişiklik gerekiyor12 izlenme
Herkes bir gün ‘Türkiyeli solu’ tadacaktır10 izlenme
PKK ve FETÖ birlikte hareket ediyor13 izlenme