2025’in ikinci yarısı için yüzde 5 toplu sözleşme zammı ve yüzde 6,85 enflasyon farkı ile birlikte memur ve memur emeklilerinin maaş artışı yüzde 18,6 oldu. Örneğin, 9/1 derecedeki bir öğretmenin maaşı yaklaşık 72 bin 519 liraya, 8/1 derecedeki bir polisin maaşı 80 bin liraya, 1/4 derecedeki bir şube müdürünün maaşı ise 90 bin liraya ulaştı. TÜRK-İŞ verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 20 bin liranın, yoksulluk sınırı ise 60 bin liranın üzerinde bulunuyor. Bu veriler, yapılan zamların dahi emeklilerin ve dar gelirli memurların günlük yaşam maliyetlerini tam olarak karşılamadığını ortaya koyuyor. Konut ve gıda harcamalarındaki artışın resmi enflasyonun üzerinde olması da, ücretlilerin gerçek alım gücünü olumsuz etkiliyor. TÜİK verilerine göre konut fiyatları yıllık yüzde 49’un, gıda fiyatları ise yüzde 28’in üzerinde arttı. Öte yandan ENAG verilerine göre Aralık ayında yıllık enflasyon yüzde 56,14 olarak hesaplandı. Altı aylık enflasyon bu ölçüme göre yaklaşık yüzde 20,3’e ulaşıyor. Bu durumda SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaş artışı yüzde 12,19 yerine yüzde 20 civarında, memur ve memur emeklilerinin artışı ise yüzde 18,6 yerine yüzde 27’nin üzerinde olacaktı. Ekonomi uzmanları, resmi verilerle desteklenen dezenflasyon söylemi ile alternatif ölçümlerin işaret ettiği tablo arasındaki farkın, yalnızca istatistiksel bir tartışma değil, milyonlarca kişinin yaşam standartlarına doğrudan yansıyan bir gelir meselesi olduğunu vurguluyor.