İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan, İmamoğlu’nun emniyetteki ifade işlemleri ile ilgili sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Pehlivan, “İfadenin bitmesinin ardından, biz avukatları olarak, daha hukuk büromuza gelmeden, ifade metninin ‘imzasız hali’ servis edilmiştir. Bunu yaparak soruşturmanın gizliliğini ihlal eden ilgililere bu sefer teşekkür ediyoruz (!) Kamuoyu onlar sayesinde gerçeği hızlı şekilde görmüştür” dedi.
GİZLİ TANIK TEPKİSİ
İfadenin günlerdir yaratılmaya çalışılan algıyı alt üst ettiğini vurgulayan Pehlivan “Gerçekleştirilen gözaltıyla önce Sayın İmamoğlu’nun toplum nezdinde itibarının sarsılması amaçlanmıştır. Ardından CMK’nın 58. maddesinde yer alan kimliği gizlenen tanık düzenlemesi tamamen suistimal edilerek ‘Gizli Tanık’ üretilmiştir. Üstelik bu tanıkların ifadeleri bir bütün halinde okunmak yerine, parça parça ve bir kurgu altında seçilip sunularak buralardan soru üretilmeye çalışılmıştır. Keza nasıl, nerede kaydedildiği belli olmayan sayın İmamoğlu’nun tarafı ve bilgisi dahi olmayan ses kaydı, son derece karmaşık olarak sunulan HTS kayıtları, kimler tarafından gerçekleştirildiği belli olmayan ve bütünden, bağlamdan koparılmış beyanların bu soruşturmanın ne denli hukuka aykırı olduğunu ve hukuki olmaktan çok politik kaygıları yansıttığını kesin ve açık olarak ortaya koymaktadır” dedi.
AVUKATLARA BİLGİ VERİLMİYOR MEDYAYA SERVİS EDİLİYOR

Dosyada şüpheli sıfatıyla yer alan kişiler ve avukatların dosya hakkında tek bir bilgi bile edinemezken soruşturma konusu olan neredeyse tüm olayların iktidara yakın medya tarafından gerçeklerden uzak bir şekilde servis edildiğini dikkat çekti. Pehlivan “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da soruşturma içeriğini bir basın bülteni haline getirerek isnat olunan suçlar kamuoyuna duyurmuştur. Hatta savcılık bir adım daha ileri giderek bahsi geçen basın bülteninde yasada ve hukukta yeri olmayan şekilde ‘suç örgütü lideri’ ifadesini kullanmış, sayın İmamoğlu’nun masumiyet karinesini ve lekelenmeme hakkını ihlal etmiştir. Tüm bunların hukuk devleti ilkeleriyle izah edilebilecek hiçbir yanı yoktur” dedi.
SAYIŞTAY VE DANIŞTAY DENETİMİNDEN GEÇTİ
“Yapılmak istenen, olmayanı var etme çabasıdır” diyen Pehlivan şunları kaydetti:
“Soruşturma dosyası, ilgisiz ve suç delili olamayacak evrakla doldurulmuş, kamuoyu nezdinde sanki kapsamlı bir soruşturma varmış gibi algı yaratılmaya çalışılmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi faaliyetleri bir suç örgütü faaliyeti olarak gösterilmeye çalışılmıştır. Örneğin Sayıştay tarafından denetlenen ve mevzuata uygun bulunan ihaleler ve Danıştay tarafından soruşturma izni kaldırılarak hukuka uygun bulunan ve yasalara uygun davranıldığı kanıtlanmış olan bazı işlem ve eylemler suçlama konusu yapılmıştır. Hatta kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş birtakım kişisel husumetlerden kaynaklanan mesnetsiz iddiaların dahi bu soruşturmaya konu edilmesi asla kabul edilemez.
“DEDİKODU VE DUYUM”
“Soruşturmadaki tanık beyanları tıpkı gizli tanık beyanlarında olduğu gibi bütünlükten ve bağlamından koparılıp özellikle seçilerek sunulmuştur. Gizli olmayan tanıkların tanık isimlerinin yer almaması da yasaya aykırı olduğu gibi Savcılığın da, yalnızca dedikodu niteliğinde duyumlara dayanarak beyanda bulunan tanıklarına güvenmediğini ve bu gözaltı sürecinde tanıklarını hukuka aykırı şekilde gizleme amacı taşıdığını göstermektedir. Tanıkların kişisel gözlemden ziyade önceden hazırlanmış bir dil ve kalıp içerisinde konuştukları da aleni bir şekilde görünmektedir. Bütün bunlar açıkça gerek ulusal gerekse uluslararası hukuka göre yasak sorgu usulleridir. Belirtmemiz gerekir ki bu yöntemler 2016 Temmuz ayından önceki yargı pratiğinin bire bir örneğini teşkil etmektedir. Sonuç olarak; yasal olmayan gözaltı, sözde kanıtlar, gizli tanıklar, normal tanık olmasına rağmen ismi belirtilmeyen ve bu sayede gizlenen tanıklar, yasal olarak elde edilmeyen ve sayın İmamoğlu’yla da ilgisi olmayan ses kayıtları gibi gerçek dışı iddialara dayanan bu soruşturmanın hiçbir mantıki, hukuki ve ikna edici bir yanı bulunmamaktadır. Bu soruşturma, adil yargılanma hakkının ihlalidir. Bu ihlal, hukukun ve adaletin Anayasaya, temel hak ve özgürlüklere aykırı olarak yargıya erişimin yargı eliyle önlenmesi ve hukukun ortadan kaldırılmasıdır.”
Nefes
Okul saldırganının polis başmüfettişi babası emekliliğini istedi!8 izlenme
Beşiktaş operasyonuna gerekçe gösterilen firma devlet ve AKP'den bu ihaleleri almış!19 izlenme
Türkiye'nin savunma devi milyonlarca dolara satışa çıkarıldı6 izlenme
Hayatını Kaybetti10 izlenme
Son anket yayınlandı11 izlenme
YARIN SABAH İÇİN13 izlenme
Emeklileri umutlandıran maaş teklifi Meclis'e sunuldu6 izlenme
TÜİK Başkanı Erhan Çetinkaya’nın kardeşi 'dolandırıcılık'tan gözaltına alındı14 izlenme
Bahçeli'den ikinci Öcalan çağrısı: "Sözümün arkasındayım, umut hakkından yararlansın"
Depremzede annenin çaresizliği! "İcralık durumdayız, telefonumuza sürekli kaldığınız yere icra memurları gelecek diye mesajlar geliyor"
Fıkranın sonuna acayip güleceksiniz
İBB davasında 60. gün! İmamoğlu'nun 'Sizi ihaleler için yönlendirdim mi?' sorusuna Ongun'dan 'Hayır' yanıtı