DUYGUSAL RAHATLAMA YÖNTEMİ
Çığlık terapisi, duygusal rahatlama sağlamak ve stresle başa çıkmak amacıyla uygulanan bir yöntemdir. 1970’lerin başında Amerikalı psikolog Arthur Janov tarafından geliştirilen bu terapi, bireylerin bastırılmış duygularını serbest bırakmalarına yardımcı olmayı amaçlar. Kişinin içindeki öfke, stres ve baskılanmış duyguların dışa vurulmasıyla zihinsel ve fiziksel rahatlama sağladığı düşünülmektedir.
ÇIĞLIK TERAPİSİ NASIL YAPILIR?
Bu terapi yöntemi belirli bir ortamda uygulanmalı ve kişiye zarar vermeyecek şekilde gerçekleştirilmelidir. İşte çığlık terapisi uygulama adımları:
Sessiz ve izole bir ortam seçilmelidir.
Derin nefes alarak vücut gevşetilmelidir.
Çığlık atmaya başlamadan önce gözler kapatılabilir ve odaklanılabilir.
Derin bir nefes alındıktan sonra karın kasları kullanılarak güçlü bir şekilde bağırılmalıdır.
Ses doğal akışında bırakılmalı, aşırı zorlamadan rahatça çıkmasına izin verilmelidir.
Çığlık atıldıktan sonra bir süre sessiz kalınarak vücudun rahatlaması beklenmelidir.
ÇIĞLIK ATMANIN FAYDALARI
Çığlık terapisi, psikolojik ve fiziksel olarak rahatlama sağladığı düşünülen bir yöntemdir. İşte bazı potansiyel faydaları:
Stresi azaltır: Biriken duygusal gerilimlerin dışa vurulmasını sağlayarak stres seviyesini düşürebilir.
Öfke kontrolüne yardımcı olabilir: Öfkenin sağlıklı bir şekilde dışa vurulmasını destekleyerek kişinin duygularını daha iyi yönetmesine katkı sağlayabilir.
Bastırılmış duyguların açığa çıkmasını sağlar: Geçmiş travmalar veya yoğun duyguların ifade edilmesine yardımcı olabilir.
Çığlık terapisi, bireysel olarak uygulanabilse de, bazı psikolojik destek programlarında da kullanılan bir yöntemdir. Ancak herkes için uygun olmayabileceğinden, profesyonel bir uzmana danışılması önerilmektedir.
ÇIĞLIK TERAPİSİNİN ORTAYA ÇIKIŞI
Çığlık Terapisi, 1970’lerde psikoterapist Arthur Janov’un öncülüğünde ortaya çıktı. Janov, bu yöntemi geliştirirken, insanların içlerinde biriken acıları ve bastırılmış duygusal yükleri dışarı atmasının iyileşme sürecinde kilit bir rol oynadığını öne sürdü. Terapist, danışanın duygusal patlamalarını gözlemleyerek onu çocukluk dönemindeki travmalara ve gizli kalmış acılara doğru yönlendirdi.
Janov, 1970’lerde yayımladığı The Primal Scream (İlkel Çığlık) adlı kitabıyla bu yaklaşımı geniş kitlelere duyurdu.
Kitap, bireylerin bastırılmış acılarını “çığlık” gibi yoğun bir ifadeyle açığa vurarak ruhsal rahatlama elde edebileceğini iddia ediyordu. Janov’un fikirleri, bazı psikoterapistler ve psikologlar tarafından merakla karşılansa da, birçoğu yöntemin etkinliği konusunda soru işaretleri taşıdı.
Zaman içinde Çığlık Terapisi ilgi çekip yaygınlaşsa da, bilim dünyasında tartışmalı bir konumda kaldı. Kimi terapistler, bu tür güçlü duygusal dışavurumların kişiye fayda sağlayabileceğini düşünürken, kimileri ise bunun yalnızca kısa süreli bir ferahlama sunduğunu, derin psikolojik sorunlara kalıcı bir çözüm getiremediğini savundu.
Gerçek Gündem