nefretle değil, sabırla kalacağım. Sana da kötü bir gözle bakmam. Sadece… beni anla.”
O an boğazım düğümlendi. “Ben seni incitmek istemedim,” diyebildim zorla.
“Biliyorum kızım,” dedi. “Kader bazen insanın önüne yol koyar, o da yürümek zorunda kalır.”
Sonra sustuk. Kandilin ışığı ikimizin gölgesini duvara vuruyordu. O gölgelerde ben gençliğimi,
onda da yılların emeğini gördüm.
Kapıya yöneldi, çıkmadan önce bir kez daha bana baktı.
“Allah yardımcın olsun Şerife. İyi kızsın sen, bunu anladım.” dedi ve gitti.
Kapı kapandığında içimde garip bir sessizlik kaldı. Gelin odasında yalnızdım, ama sanki bir
ömürlük yük kalmıştı üstüme. O an anladım ki, bazen evlilik bir mutluluk değil, iki kadının
sessizce paylaştığı bir kaderdi.