Türkiye'nin felahını ABD'de, IMF'de, Atlantik'te görülen ' Truva Atları ' gözlem geçmişiler.
Özellikle son seçin '' Milli Siyaset '' Aküt'den ayrılan ve kurucu ayarlara dönülmesini isteyenler için bilsin ki; o kurucu ayarlara asla dönmeyeceğiz.
ABD'ye, AB'ye, BOP'a, FETÖ'ye ve ihanete uğramış Çözüm Sürecine yüzümüzü dönmeyeceğiz artık.
İlkesel olarak haklı olabilirler.
Gerek Abdullah Gül , gerek Ali Babacan , '' Ak Parti kurucu ayarlarından uzaklaştı '' derlerken, '' doğru uzaklaştı '' kabul ediyorum. Ama ne idi, uzaklaştırma bu kurucu ilkeler veya ayarlar?
ABD, AB, IMF ve politikaları değil mi?
Bu saydıklarımdan ve bunlara ek edebileceğimiz bilhassa Çözüm Süreçlerinden ihanete uğramadığımız bir kurucu ayar, var mı acaba?
Pekiyi, aynı deliklerden bir kez daha geçmenin anlamı var mı?
2012 yılının 7 Şubat’ında ilk defa kendini gösteren ve kamuoyunda MİT krizi diye adlandırılan ilk saray içi darbe teşebbüsü ve sonra 2013 Gezi Olayları ile gelişen 1725 Aralık’ta emniyet ve yargı susturuculu darbe girişimi ile, 15 Temmuz 2016 askeri darbe teşebbüsleriyle zirve yapan olaylar manzumesinden hiç ders çıkarmamız gerekmiyor muydu?
Bize bunları yaşatan, ilaveten onlarca küresel finans saldırıları ile ekonomimizi felç etmek isteyen, gelişmemize defalarca çelme takan emperyalist figürlerle, sırf kurucu ayarlarımızda iyi geçinmek var diye, artık beraber yürüyebilir miydik?
Bu adeta ülkemizi, emperyalist işgalcilere anahtar teslimi peşkeş çekmek olmaz mıydı?
Türkiye Atlantik ötesi politikalarla yönetilemeyecek kadar bağımsız, müstakil, bir devlet halini almak istemiştir.
Bunu da başarmaktadır...
Yolu da sadece Atlantik ötesine değil, menfaatimize gelecek olan tüm dünya ülkeleriyle bilhassa yakın komşularımızla düzgün münasebetler kurmakla mümkün olabilir.
Hem aradan 18 sene geçmiş, hem dünya hem de Türkiye çok değişmiş bir haldeyken...
Hâlâ kurucu ayarlarda kalınabilinir miydi?
Hele de o kurucu ayarlar dönemsel şartlar gereği Batı’ya adapte edilmişse?
Nasıl devam edecekti AK Parti, o fabrika ayarları ile yola?
Türkiye’yi emperyalist politikalarla yıkmak, bölmek ve bitirmek sureti ile de olsa, o kurucu ayarlardan vaz geçmeyecek miydi?
Burada yapılacak olan ve ölçü kabul edilebilecek tek husus vardır: “Türkiye’nin âli menfaatleri.”
Evet, bu menfaatler nereden daha iyi sağlanıyorsa, ülkemiz yüzünü oraya çevirir.
Ülkemiz, soğuk savaş yıllarının Türkiye'si olarak kalamazdı.
Ak part; Türkiye ne de Türkiye'yi idare eden Ak Parti; değişime, gelişime bigane kalamazdı ve kalmadı da ...
Bu nedenle Ak Parti içerisinde yaptığınız yeni oluşumlar, siyasi figürler boşuna duygu istismarı yapmasınlar.
AK Parti'nin milli ve müstakil politikaları gütmesi, ülkemizin yüce menfaatlerine gayet münasiptir.
İşte, milli savunma sanayimizin geldiği nokta. Şayet Batı'yı dinleseydik bu güce erişebilir miydik?
Tümünde göz ardı etmeden, milli bağımsız çizgimizden taviz vermeden yolumuza devam etmeliyiz. ( Müzakerat Haber, 12 Mart, 2020. )
Son dakika: Pfizer koronavirüs aşısından ne kadar kazanacağını açıkladı!13 izlenme
Akşener'e HDP ve FETÖ tepkisi gösterip istifa eden Ümit Özdağ partisinin kuruluş tarihini açıkladı22 izlenme
AKP'li Cengiz'in 160 milyonluk otel açılışına Erdoğan da katılacak!15 izlenme
Nagehan bildiğiniz gibi "Öğrencileri tokatlayan öğretmen Kemalist"8 izlenme
Faiz düşürme kararı nasıl okunmalı17 izlenme
Trump imzaladı: 19 yaşından küçüklerin cinsiyet değiştirmesine yönelik destek durduruldu13 izlenme
Ve YSK kritik kararını verdi11 izlenme
HDP'ye şok! Onlarca HDP üyesi AK Parti'ye geçti14 izlenme
CHP'li Murat Bakan açıkladı: "Polis Meslek Yüksek Okulları'nın tüm personellerine seçim gecesi görev talimatı"
Bilim Kurulu üyesinden korkutan sözler! "Ümit ediyorum ki bu sayılarla geçiştiririz ama…"
Sağlık Bakanı açıkladı: 5.955 yeni vaka tespit edildi, toplam vaka sayısı 5.342.028’e, can kaybı da 48.879’a ulaştı!
BM'nin İsrail'i kınamasına ABD engel oldu