Nüfusu 500 binin üzerindeki Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinin Kaynartepe, Muradiye, Körhat, Yeniköy, Fatih, 5 Nisan ve Yunus Emre Mahallelerine yerleşen binlerce Suriyeli sağlık sektörünü de tıkamış durumda.
Bu mahallelerin değişik semtlerinde açılan Aile Sağlığı Merkezlerinde iki veya üç doktor görev yaparken, buna karşın her doktorun binlerce Suriyeli kayıtlı hastası bulunuyor.
Muradiye Mahallesi’ndeki aile sağlığı merkezinde görevli bir doktorun kendi kayıtlı hastalarıyla ilgili tuttuğu istatistikler sağlık sektörünün ne denli bir çıkmazın içinde olduğunu da ortaya koydu.

DÜZENSİZ ADRES SAĞLIK TAKİBİNİ DE ZORA SOKUYOR
ASM'de bir doktorun kayıtlı 3409 hastasından, 1151'inin Suriyeli olduğu, günlük 100'ün üzerinde muayene edilen hastadan 60'ının yine Suriyeliler olduğu öğrenildi.
Sığınmacı oldukları için sürekli adres ve şehir değişikliği yapmaları da sağlıkçıları ciddi sıkıntıya sokuyor.
İkamet değişikliği yapan kayıtlı hastaların bildirimde bulunmadıkları için doğum öncesi ve sonrası takibini yapamayan doktorlar il sağlık müdürlüklerince idari soruşturmalara maruz kalıyorlar.

Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Dr. Elif Turan
“TÜRKÇE KONUŞ’ DEDİM, BANA ‘SEN TÜRK MÜSÜN’ DEDİ”
Türkiye'de dünyaya gelen çocukların kendilerini Suriye'de sandıklarını belirten Aile Sağlığı Merkezinde görevli bir doktor, 7 yaşındaki bir Suriyeli hasta çocukla yaşadığı diyalogu şöyle özetliyor:
*Annesiyle tedavi için gelmişti. Şikâyetlerini Arapça dile getirince ben de ‘Sen okula gidiyorsun, Türkçeyi öğrenemedin mi? Neden Türkçe konuşmuyorsun' diye sorunca bana ‘Neden, sen Türk müsün?' diye cevap verdi.
*Yani çocuk okula gittiği halde halen Türkiye'de olduğunun bile farkında değil. Popülasyonları çok kontrolsüz ve buna rağmen vurdumduymaz davranıp sıklıkla ikamet ve telefon değiştiriyorlar” dedi.
“İŞLER ARAPSAÇINA DÖNDÜ”
Şehir, adres ve telefon değişikliği yaparken gerek bağlı oldukları aile hekimliğine, gerekse Göç İdaresine bilgi vermedikleri için o kişinin kendisinde kayıtlı göründüğünü ve bundan dolayı soruşturmalara maruz kaldıklarını belirten aile hekimi, şu ifadeleri kullandı:
*Gebe bir hastamın doğum öncesi ve sonrası takibini haliyle yapamadım. Bebeğin topuğundan kan alınması, aşılarının takibi ve annenin doğum sonrası kontrollerini yapamadığım için hakkımda soruşturma açıldı.
*Sonra bu kadının kocasıyla Diyarbakır'dan Samsun Canik'e taşındığını tespit ettik. Bir diğeri bende kayıtlı iken Trabzon'a gitmiş ve orada doğum yapmış.
*Aramızda dilden kaynaklı iletişim sorunu olduğu için bazen doğru tanı ve teşhiste konulamıyor.
*Bu da hem bizim, hem de hastalar için sorun oluyor. Hastaların yüzde 80'ini Halep ve İdlib'ten gelen Araplar oluşturuyor.
*Ben Arapça bilmediğim için aramızda iletişim sorunu oluyor. Bazıları Suriye'ye gidip dönmüyor, bazıları ölüyor, kayıtlardan düşümü yapılmıyor ve bu nedenle de her şey Arapsaçına dönüyor.
HASTA SAYISINDA TÜRK VATANDAŞINI GEÇTİLER
İlçedeki bir Aile Sağlığı Merkezinin verilerine göre, Suriyeli hasta sayısı Türk vatandaşlarından daha fazla. 2015 yılında kayıtlı hastalardan 6733'nün Türk vatandaşı 7055'inin Suriyeli, 2016'da 8422'sinin Türk vatandaşı, 11007'sinin Suriyeli, 2017'de 8264 hastanın Türk vatandaşı 10900'ünün Suriyeli olduğu ortaya çıktı.
2018'de 9952 hastanın Türk vatandaşı, 9140'ının Suriyeli, 2020'de 8318 hastanın Türk vatandaşı, 5446'sının Suriyeli, 2021'de 10256 hastanın Türk vatandaşı, 7688'inin Suriyeli, 2022'de 3359 hastanın Türk vatandaşı, 2420 hastanın Suriyeli olduğu tespit edildi.
GÖÇMEN SAĞLIĞI MERKEZİ AÇILINCA ASM'LERDE DÜŞÜŞ OLDU
Hastane ve ASM'lerin içinden çıkılamaz bir hal alması üzerine Bağlar İlçesine 2018'de Göçmen Sağlığı Merkezi açılmasıyla Suriyeli hasta sayısının bu tarihten itibaren T.C vatandaşlarının altına gerilediği bildirildi.
Bu merkezde ise Afganistan ve Suriye uyruklu üç doktor ile yine Suriye uyruklu hemşire ve sağlık memurları görev yapıyor.
EN ÖNEMLİ PROBLEM İLETİŞİM SORUNU
Rakamları SÖZCÜ'ye değerlendiren Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Dr. Elif Turan da, mültecilere sağlık hizmeti sunumunda en önemli problemin dilden kaynaklı iletişim sorunu olduğunu belirterek, “Sağlık hizmeti sunarken o kişiyle aynı dili konuşuyor olmak lazım ki, doğru teşhis konulabilsin. Aynı dili konuşamayınca sorun anlaşılamıyor. Sürekli adres değişikliğine bağlı olarak da iletişim kurulamıyor. Hasta takibi yapılamayınca sağlıkçılar soruşturmalara maruz kalıyor ve performans cezası olarak aile hekimlerimiz cezalandırılıyor” dedi.
Clinton istedi Demirel vermedi, Trump istedi Erdoğan yeşil ışık yaktı1 izlenme
Pakistan'da İmran Han'a destek eylemleri başladı! 'İmran Han bizim kırmızı çizgimizdir'10 izlenme
Eczacılar Amazon'a tepkili: TEB'den Bakan Koca'ya çağrı9 izlenme
ABD 19 MAYIS’TA TÜRKİYE’YE SALDIRIRSA12 izlenme
Rusya’dan Türkiye’ye kötü haber11 izlenme
Star yazarından skandal hakaret! "Türkiye'yi artık o çocukları yönetmiyor"9 izlenme
Durakta beklerken8 izlenme
Bir Akıl Hastası Diğer İnsanlara Yüzyılın Dersini Verdi19 izlenme