Hayretler içindeyim. Aslında şaşıracak bir şey yok. Her olayda bir kez daha yaşıyoruz. Holding medyası, vatandaşa haber vermek için değil, haberi gizlemek için görevli.
18 Ocak 2021 Pazartesi günü Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)’nun düzenlediği “Yeniden Asya: Türkiye’nin Asya Ülkeleriyle Ticaretinin Geliştirilmesinde Yeni Perspektifler” konferansı tarihsel önemdeydi. Konferansta Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da konuşma yaptılar. Stratejik birer bildiri değerinde olan bu konuşmalar, dün ve önceki gün Aydınlık gazetemizde yayımlandı.
Dışişleri Bakanımız, 5 Ağustos 2019 günü Cumhurbaşkanı’nın tensibiyle “Yeniden Asya Açılımı”nı ilan etmesinden sonra 26 Aralık 2019 tarihinde ve 2020 yılında bu tarihsel yönelişi açıklamayı sürdürdü. Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan ise, 22 Eylül 2020 günü Türkiye’nin Asya’ya yönelişini Birleşmiş Milletler kürsüsünden bütün dünyaya ilan etti.
Dışişleri Bakanımız, üç gün önceki konuşmasında, Yeniden Asya Açılımı’nın stratejik temelini ortaya koydu. Sayın Çavuşoğlu, 19. yüzyılın “Avrupa asrı”, 20. yüzyılın “Amerika asrı” ve 21. yüzyılın da “Asya Asrı” olduğunu vurguladı. "Biz de Asyalıyız” diyerek, Türkiye’nin yalnız yerküredeki yerini değil, daha önemlisi uygarlık kimliğini belirledi. Sayın Bakan, bütün dünyanın Asya Asrı’nın bilincinde olduğuna ve buna göre siyasetler geliştirdiğine dikkat çekiyor.
Asya, 21. yüzyılda yalnız anakaranın adı değil, çağdaş uygarlığın adıdır. Uygarlık, Göbeklitepe’ye bakarsanız MÖ 10 binde Asya’da doğmuştu. Mezopotamya, Anadolu, Çin, Hindistan, Mısır, Orta Asya, İslam Dünyası, tekrar Anadolu ve Çin, 1617. yüzyıllara kadar uygarlığın merkezi oldu. “Yeniden Asya” kavramı bu tarihsel birikime dayanıyor.
“Yeniden Asya Açılımı”, bir uygarlık seçimidir. Çağdaş uygarlığa yönelişin stratejik ifadesidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, çağdaş uygarlığın ön mevzilerinde yer alma kararı vermiştir.
Şimdi Büyük Devrimci Önderimiz Atatürk’ün “çağdaş uygarlık” hedefi güncellenmiş bulunmaktadır. Atatürk, hiçbir zaman “Batılılaşma” hedefi koymadı. Çağdaş Uygarlık davası, uygarlığın merkezinin tarih boyunca yer değiştirdiği bilinciyle açıklanmıştır.
Atatürk, 2 Mart 1922 günü İstiklâl Savaşı’nın ateşi içinde, Türkiye’nin konumunu açık ve kesin bir dille belirlemişti: “Biz Türkiyalılar Asyaî bir milletiz, Asyaî bir devletiz.” (Hakimiyeti Milliye, 5 Mart 1922. Atatürk’ün Bütün Eserleri, Kaynak Yayınları, c.12, s.297)
Ve şimdi Türkiye, Asya Çağı’nın ön mevzilerindeki stratejik atağı için yeni bir tarihsel dönemin kapısından girmiştir.
Atlantik Çağı, yalnız dünyada değil, Türkiye’de de kapanmıştır.
Türkiye, Asya’nın uygarlık mirasını temsil eden Çin, Rusya, İran ve Hindistan ile birlikte Çağdaş Uygarlığın öncü ülkeleri arasında yeni ufuklara yönelmektedir.
İçine girdiğimiz süreç, bir devrim sürecidir. Türkiye, ekonomik gelişme ve güvenlik nedeniyle dünyadaki konumunu değiştirmenin ötesinde, çağ atlayacağı mevziye yerleşmektedir.

YARIN: ABD YOL AĞZINDA6
Aydınlık
Fransız nükleer uçak gemisi Charles de Gaulle, Atlas Okyanusu’nda karantinaya alındı16 izlenme
Mustafa Tuna da Gökçek'in izinden gitmiş!16 izlenme
Uzman Çavuş Halil İbrahim Yiğit şehit oldu13 izlenme
Aytunç Altındal yıllar önce uyarmıştı 'ABD çok gizli birim kurdu HASTALIK politikası !'14 izlenme
Zorunlu trafik sigortasına büyük zam: Primler 290 bin TL'ye dayandı!4 izlenme
Yılanların Yol Ortasındaki Büyüleyici Çiftleşme Dansı Görüntülendi11 izlenme
Vatandaştan ABD’ye sert tepki: “İncirlik kapatılsın, Millet Bahçesi yapılsın”.12 izlenme
Böylesi ancak filmlerde olur! İstanbul’da Suriyeli organ şebekesi çökertildi16 izlenme
Kim ‘Artık Rusya’ya ihtiyacımız yok’ diyorsa, Türkiye’nin başına çorap örecek planın parçasıdır
Devlet Bahçeli'nin Sağlık Durumu Hakkında
Bebekleri ölüme göndermişti, aylık geliri 400 bin liraymış! Vicdansızlar için hesap vakti: İşte istenen cezalar
İzmir adaylığı sonrası 'açılım'lar yapan Zeybekci, gençleri haremlik-selamlık oturttu!