Cumhurbaşkanlığı sistemi vatandaşla birlikte devleti de borç batağına sürükledi. Cumhurbaşkanlığı sistemine ilk geçildiği 2018 yılında 1.1 trilyon TL olan kamunun brüt borç yükü bu yılın mart ayına gelindiğinde 4.2 kat birden artarak 5 trilyon liraya dayandı. Kamu borcunun milli gelire oranı da aynı dönemde yüzde 13.5'ten yüzde 17.1'e yükseldi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı resmi verilerine göre 2018 yılında kamu brüt borç yükünün 665 milyar lirası iç borçlar, 505.1 milyar lirası da dış borçlardan oluşuyordu. 2023'e gelindiğinde yaklaşık borcun 2.6 trilyon lirası iç, 2.4 milyar lirası dış borçlardan oluştu. Dış borçların daha yüksek artması yeni borçlardan çok kur artışlarından kaynaklandı. Aynı dönemde Merkez Bankası'nın brüt borcu da 426 milyar liradan 915 milyon liraya yükseldi.
TAHVİL BORÇLARI ARTIYOR
Bu dönemde merkezi yönetimin iç borç yükü de 586 milyar lira seviyesinden 4 kat artışla 2 milyar 348 milyar lirayı aştı. Aynı şekilde merkezi yönetimin dış borç stoku da 91 milyar dolardan 117 milyar dolara yükseldi. Üstelik iç borçların faiz ve TL yapısı da bozuldu.
Yeni sistemde kamunun uluslararası kuruluşlardan sağladığı krediler sadece yüzde 17 oranında artarak 22 milyar dolardan 25.8 milyar dolara çıkarken Hazine'nin tahvil yoluyla yaptığı dış borçlanmalar yüzde 32 artışla 69.2 milyar dolardan 91.5 milyar dolara yükseldi. Kredi musluklarının kesilmesi nedeniyle kredilerin dış borç stoku içindeki payı 5 yılda yüzde 24.1'den yüzde 22'ye geriledi, Hazine'nin tahvil borçlanmalarının payı yüzde 75.9'dan yüzde 78'e çıktı.
Merkezi yönetim, önümüzdeki mart ayında yapılacak seçimlere kadar olan dönemde 299 milyar TL faiz ödeyecek. Önümüzdeki bir yılda ödenecek faiz ise 384.5 milyar lirayı bulacak. Önümüzdeki bir yılda kamunun ödeyeceği iç borç anapara ve faiz tutarı ise 982 milyar lirayı aşacak.
Kamu sektörü brüt borç stoku içinde kısa vadeli borç 5 yılda yüzde 60 artarken uzun vadeli borç stokundaki artış yüzde 34.5 düzeyinde kaldı. Dolayısıyla kısa vadeli borçların toplam brüt borç yükü içindeki payı arttı, uzun vadeli borcun payı azaldı. Özel sektör de bu dönemde dışarıdan borç bulamadığı için net borç ödeyici oldu. Üstelik kısa vadeli borçları 66.4 milyar dolardan 88.3 milyar dolara yükseldi. Uzun vadeli borçları ise 210.3 milyar dolardan 150 milyar dolara geriledi. Bu durum, özel sektörün kısa vadeli borç bulmak zorunda kaldığını gösteriyor.
Sözcü
HSK üyeleri İmamoğlu davasından kendi istekleri ile ayrılmak istemişler(!)13 izlenme
Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a karşı Başbuğ ve Şener hamlesi!12 izlenme
Bir bu eksikti! İmam Hatip'e alacakları öğrencileri de mülakatla okula seçecekler24 izlenme
Bakan Koca açıkladı: 9.138 yeni vaka tespit edildi, toplam vaka sayısı 2.326.256'ya, can kaybı 22.807’ye yükseldi!12 izlenme
Ayçiçek yağına yine zam geldi! Fiyatları görenin gözleri fal taşı gibi açılıyor!14 izlenme
Ödenek olmayınca toprak suya hasret kaldı!6 izlenme
Balyoz mağduru Tümamiral'in tazminat tepkisi!11 izlenme
Prof. Dr. Celal Şengör'den Erdoğan'a çok sert sözler: "Her şeyi yanlış yaptı"13 izlenme