Tunceli’de 6 yıl önce kaybolan ve akıbeti bir sır perdesi olarak kalan üniversite öğrencisi Gülistan Doku cinayeti soruşturmasında dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de aralarında bulunduğu 13 şüphelinin gözaltına alındı.
Soruşturmaya giren MASAK raporları ve gizli tanık ifadeleri, delillerin örtbas edilmesi için yapılan ödemeleri ve para kaynağı olarak kamu kaynaklarının kullanıldığını işaret etti.
DELİLLERİ KARARTIP PARASINI DA VATANDAŞA ÖDETMİŞ
Sözcü^'nün haberine göre, cinayet sonrası yürütülen karartma faaliyetlerine ilişkin en çarpıcı veri ise MASAK raporlarından geldi. Dönemin valisi Tuncay Sonel’in koruma polisi Şükrü Eroğlu ile daha sonra ihraç edilen polis Gökhan Ertok arasındaki düzenli para trafiği mercek altına alındı.

İddiaya göre, delillerin örtbas edilmesi karşılığında Ertok’a yapılan ve 10 bin doları aşan ödemeler, bizzat İl Özel İdaresi’nin banka hesabından karşılandı. Bu paraların kayıtlara “Tunceli ve köylerini tanıtma harcaması” olarak geçirildiği ve Umut Altaş’ın ailesini susturmak için kullanıldığı ileri sürüldü.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 kişiden biri olan ve sosyal medya hesabına sızarak delil sildiği belirlenen Gökhan Ertok, "olayla ilgili ilk tutuklanan isim" oldu.
Tunceli Kadın Platformu ise yaptığı eylemde, suça ortak olan kamu görevlilerinin korunduğunu savunarak dönemin valisi Tuncay Sonel’in de soruşturmaya dahil edilmesini talep etti.

GÜLİSTAN DOKU CİNAYETİNDE "PES" DEDİRTEN DETAYLAR GELMEYE DEVAM EDİYOR
Sır perdesi aralanan soruşturmaya, bir gizli tanığın kan donduran ifadeleri damga vurdu. İddiaya göre, dönemin valisinin oğlu Mustafa Türkay Sonel, Zeynal Abakarov ve Umut Altaş’ın sık sık uyuşturucu kullandığı; Gülistan Doku’nun darbedilerek cinsel saldırıya uğradığı ve bu olay sonrasında hamile kaldığı öne sürüldü.

Gizli tanık, cinayetin detaylarını vererek Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında "uzi-akrep" tipi silahla başından vurarak öldürdüğünü, cesedin ise valinin koruması Şükrü Eroğlu ve bir korucu tarafından gömüldüğünü iddia etti.
Dosyadaki bilgilere göre, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ise olaydan iki yıl sonra yaptığı açıklamalarda çözüme odaklanmak yerine muhalefeti hedef aldığı ve "insanüstü gayret gösterildiğini" savunduğu hatırlatıldı.
