Göç konusunda AB'den beklentilerinin sadece adil yük ve sorumluluk paylaşımından ibaret olduğunu dile getiren Erdoğan, 18 Mart Mutabakatı'nın göç yönetimine ilişkin boyutu güncellenmediği sürece bu alanda derinlikli bir iş birliğinden söz etmenin mümkün olmayacağını söyledi.
Vize serbestisinin, turizm ve ticaret yanında Türkiye'nin tam üyeliği önündeki önyargıların kırılmasına da katkı sağlayacağına dikkati çeken Erdoğan, Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin ise ortak menfaat olduğunu vurguladı. Sürecin siyasi saiklerle engellenmesinin tüm taraflara zarar verdiğini ve müzakerelerin başlatılmasının birçok konuda uzlaşmanın yolunu da açacağını belirten Erdoğan, "Avrupa Birliği'nin, 2022 yılında stratejik miyopluktan kurtularak Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesinde daha cesur davranmasını ümit ediyoruz. Mevcut kısır yaklaşımın, birliğin bölgesel ve küresel güç olma iddiasına zarar verdiği ve hiçbir sorunu çözmediği ortadadır. Birlik içi dayanışma bahanesinin özellikle ardına sığınılarak TürkiyeAvrupa ilişkilerinin sabote edilmesinin önüne geçilmelidir. Bunun için de bazı üyelerin Türkiye ile problemlerini birlik koridorlarında çözme çabasından vazgeçmesi gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
Geçen yıl Yunanistan ile diyalog mekanizmalarının birçoğunu yeniden canlandırdıklarını ve gerilimin düşürülmesi için büyük gayret gösterdiklerini dile getiren Erdoğan, ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirmek amacıyla pozitif gündem oluşturulması yönünde mutabık kalarak çalışmalara başladıklarını bildirdi.
İki komşu ülke olarak doğrudan ve yapıcı diyalogla aralarındaki meseleleri halledebileceklerine samimiyetle inandığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Türkiye'nin Kıbrıs meselesine ilişkin duruşu da nettir. Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik 50 yılı aşkın süredir devam eden müzakere süreçlerinin neden başarıya ulaşmadığı hepinizin malumudur. Rumlar, kendilerini adanın tek sahibi olarak gören, Kıbrıs Türklerini yok sayan zihniyetten bir türlü kurtulamadı. Maalesef Avrupa Birliği, körü körüne Rum tarafının sözcülüğünü yaparken aynı coğrafyanın ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türklerinin hakkını, hukukunu görmezden geldi. Sergilenen çifte standartlar artık hepimizi dünün güneşiyle bugünün çamaşırlarını kurutmaya çalışmanın zaman kaybı olduğu noktasına getirdi. Kıbrıs meselesinin, adadaki gerçekler temelinde tüm tarafların yararına olacak şekilde çözüme kavuşturulması için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile birlikte çaba harcamaya devam ediyoruz. Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi çözümün önünü açacaktır. Böyle bir çözüm, Doğu Akdeniz'deki iş birliği ortamının gelişmesine de katkı sağlayacaktır."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Avrupa Birliği açısından artık samimi bir muhasebe yapma vaktinin geldiğini" söyleyerek "Şayet Avrupa Birliği çözüme gerçekten katkı yapmak istiyorsa 2004'te verdiği taahhütleri yerine getirerek Kıbrıs Türklerinin varlığını ve iradesini tanımalı, Cenevre'de sunulan çözüm önerisini değerlendirmelidir. Diğer türlüsü yeni bir oyalama, özellikle de taktik olarak görülecek, vakit ve enerji israfından başka bir anlam ifade etmeyecektir." dedi.
Mansur Yavaş açıkladı: KYK yurtlarında yer bulamayanlara barınma desteği8 izlenme
Muhalefet vekillerinden Sağlık Bakanı Memişoğlu'na 'istifa' çağrısı9 izlenme
Bakan Soylu açıkladı! İstanbul'da hücre çökertildi12 izlenme
ATATÜRKÜN YAVERİNDEN BİR ANI. KESİNLİKLE OKUYUN!13 izlenme
FETÖ'nün Darbe Girişiminin Arkasında En Başından Beri ABD Vardı8 izlenme
TÜİK’in sepeti Halkın sepeti8 izlenme
PKK AKP müşahidini direğe bağlayıp infaz etti10 izlenme
Evde yılbaşı sofrası 2.500 liradan başlıyor16 izlenme
Şahan Gökbakar'dan kendisine 'Sen maşa gibi kullanılıyorsun' diyen Hakan Ural'a yanıt!
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez: ''KKTC'nin enerjide arz güvenliğini kendi arz güvenliğimizden farklı görmüyoruz''
Rusya Kiev merkezine yaklaştı, çatışmalar şiddetleniyor
Kadınlar için verilmeyen koruma kararı Rektör Naci İnci için verildi!