Megakent İstanbul’un çöpü yaşanan ekonomik krizin ulaştığı boyutu da gözler önüne seriyor. Zenginle fakir arasındaki gelir uçurumu çöp kutusunda kendini net olarak gösteriyor. Artık yoksul semtlerde çöpte ekmek bulmak imkansız.
Üst gelir grubunun yaşadığı semtlerde marka elbiseler, az kullanılmış ayakkabılar, kargo siparişleri nedeniyle karton paketler ve plastik poşetler yoğun olarak çıkıyor. Alt gelir grubunun yaşadığı semtlerde nadir de olsa hazır yoğurt plastikleri var. Yoksul mahallelerde yaşayanlar, sebzeyi meyveyi dahi taneyle alırken artık onun atığını bile çöpe atmıyorlar.
Gelişen teknolojiyle birlikte artık çöplerde gazete kâğıdı ve dergi, kitap da çıkmıyor. Yoksul mahallelerde son dönemlerde kadınlar evde kağıt ve plastik atık toplayıp ayrıştırma depolarına götürüp bir ekmek parası kazanmaya bile başladı.
İstanbul günde 23 bin ton atık üretiyor. Bunun 18 bin tonunu belediyeler topluyor. 5 bin tonu ise gece gündüz, kar kış denmeden atık toplayıcıları namı değer çekçekçiler tarafından toplanıyor. Çöplerden kağıt, plastik ayrıştırmak öyle kolay bir iş değil. Her gün 15 kilometre yol yapmanız, çekçeki yokuşlara çıkarmanız, doldurmanız, aç susuz çalışmaya razı olmanız gerekiyor.
Öyle gidip lokantada oturup sıcak bir çorba içeyim, akşam eve gelip sıcak bir duş alıp ayaklarımı uzatayım demek yok. Günde 500 ile 1.000 TL arasında para kazanmak için bir barakada 10-15 kişi yaşamaya razı olmak zorundasınız. Aylarca ailenizin yüzünü görmemeyi, sıcak bir yemek yememeyi, musluktan su içmeyi, hastalandığınızda güvenceli bir işiniz olmadığı için hastaneye gitmemeyi göze almak zorundasınız.
Ayrıca emekli olma hayalini de kurmamanız gerekiyor. İstanbul’da binlerce geri dönüşüm işçisinin yaşadığı zorlukları konuşmak için buluştuk Geri Dönüşüm İşçileri Derneği Başkanı Ali Mendillioğlu ile atık toplayıcısı Ferhat ve Bedri ile. Kadıköy Yenisahra’daki atık toplama deposu hem evleri hem iş yerleri olmuş.
Ali Mendillioğlu’na göre, çöplerden kâğıt ve plastik toplamak için adeta iyi bir atlet olmanız gerekiyor. Öyle her yiğidin harcı değil yüzlerce kiloluk çekçeki çekmek. Mendillioğlu, “Ağır bir iş bu. İklim koşulunu düşüneceksiniz. Genç erkek nüfusa ihtiyaç duyan bir alan. Sadece atıkları toplamakla da iş bitmiyor. Depolarda onu ayrıştıracaksınız. Satış noktalarına taşıyacaksınız…” dedi.
Mendillioğlu’nun verdiği bilgilere göre, İstanbul’da atık çöplerin toplandığı binlerce depo var. Her depoda en az 10-15 kişi kalıyor. Oralar onların evleri. Mendillioğlu, “Bu işin iyi tarafı şu; depoda kaldığınız için kira ödemiyorsunuz. Benim şu an üstümdekiler dahil tüm arkadaşlarımız kıyafetlerini çöpten topluyor. Çoğu zaman ekmek bile oradan geliyor. Bu depoda kalanların ambalajı su alma imkânı yok. Musluktan su içiyor. Bu işi yapanların tamamının aileleri burada değil. İyi para kazanıyor muyuz derseniz, bu çalışma koşullarına razı oluyorsanız bir memur kadar birikim yapabilirsiniz” diye konuştu.
Geri dönüşüm işçilerinin herhangi bir sosyal güvenlik sigortası yok. Aslında atık toplayıcılığının bir iş tanımı bile yok. Geri Dönüşüm İşçileri Derneği Başkanı Ali Mendillioğlu, “Bir iş tanımımız olacak ki güvenceli bir işimiz olsun.
Sadece Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Mart 2022’de çıkan bir genelgesi var. Burada önce valiliğe başvurun, sizin bir GBT’nizi çıkartsınlar. Valilik uygun bulursa belediyeye bildiriyor ve bize çalışma izni veriyorlar. Ama bu izinle işçi miyiz esnaf mıyız belli değil” ifadelerini kullandı.
Çocuk işçi çalıştırılmasına da karşı olduklarını anlatan Mendillioğlu, toplumda çöp toplayıcılarına olan bakışın da değişmesi gerektiğini aktardı. Mendillioğlu, “Kendi içimizde de kriterlerimiz var; tecavüz suçu olanlar, nefsi müdafaa dışında şiddet uygulayanlar ve uyuşturucu satanlar... Bu üç grubu içimizde barındırmıyoruz” diye konuştu.

Türkiye adeta Avrupa’nın kağıt atık üssü haline geldi. 3 yıldır atık kağıt fiyatlarının yerinde saydığını anlatan Ali Mendillioğlu, “Avrupa’daki atığın 14 milyon tonu Türkiye’ye geliyor. Avrupa bu alandaki stoğunu yok pahasına buraya yolluyor. Bu durum bizim işi bitiriyor. Kağıt toplayıcıları artık para kazanamadığı için alandan çekiliyor. Bu durum böyle devam ederse biz de atık kağıt toplamamayı gündemimize alacağız. Bu konuyu arkadaşlarla oturup ciddi ciddi konuşuyoruz” dedi.
Çöpü ayrıştırma konusunda halkta bir bilinç de olmadığını anlatan Mendillioğlu’na göre, kağıtla yemek atığı aynı poşete dolduruluyor. Bu da ayrıştırmayı imkansız hale getiriyor.

Vatandaş ağırlıklı olarak çöpünü akşam atıyor. Gelir seviyesi düşük semtlerde kadınlar çocuklar, özellikle üç harfli zincir marketlerin tarihi geçmiş gıdalarını toplamak için sıra oluyor.
Geri Dönüşüm İşçileri Derneği Başkanı Ali Mendillioğlu’nun verdiği bilgilere göre, “Akşamları marketlerin gıda atığı, sebze meyve atığı, son kullanma tarihi gelen ürünlerinin atıldığı çöp kovalarında, daha fazla kadın çöp toplar hale geldi. Aileler bu ürünlerle yemek pişirmeye, karnını doyurmaya çalışıyor. Biz bunu anlıyoruz” diye konuştu.

Son yıllarda İstanbul’un mahalle, mahalle semt semt çöplerinin de değiştiğini anlatan Mendillioğlu, “20-30 yıldır bu işi yapıyorum. Eskiden her çöpün yanında illa ki bir ekmek poşeti olurdu. Artık ekmek bulamıyoruz. Dar gelirlilerin yaşadığı yerlerde artık yemek atığı daha az çıkıyor. Üst gelir seviyesinin olduğu semtlerde kargo paketleri çok. Eğlence mekanlarının olduğu yerlerde daha fazla atık çıkıyor. Artık çöpte gazete, dergi çıkmıyor” dedi.
Ali Mendillioğlu, Yoksul semtlerde artık kadınların evlerde daha fazla atık biriktirdiğini ve bir ekmek parası çıksın diye getirip depolara sattığını da ifade etti.
Bedri Yaşar, Harran Üniversitesi’nde Maliye okumuş. Çok sınava girmiş ama atanamamış. 15 yıldır atık toplayıcılığı yapıyor.
Yaşar, “Şartlar beni bu işe ve zor yaşam koşullarına mecbur etti. Burada hayal bire kurmak zor. Ailem Diyarbakır’da 3 ay çalışıp gidip onları görüp geliyorum. Eşimi buraya getirmem mümkün değil, bu barakada yaşayamaz. Yağmur yağınca su basıyor. Kışın ısıtmak çok zor, rutubet çok fazla. Hayal bile kurmak zor artık. Çalışmazsam açım. Hükümet istese bu iş için de bir kanun çıkarır, biz de sigortalı oluruz” ifadelerini kullandı.
Lise mezunu Ferhat Yaşar’ın günü daha çok depoda geçiyor. O gelen atıkları ayrıştırmakla görevli. Kazandığı parayı ailesine yolladığını anlatan Ferhat Yaşar, “Bu şartlarda çalışmak zor ama alıştık. Dışarıda yemek yemek, kahve içmek bizim için lüks. Bu şartlarda yaşamak çok zor ama her zorluğa alışıyorsunuz” diye konuştu.

NEFES
Antalya'da teleferik kazası: 1 kişi öldü, mahsur kalanların tamamı kurtarıldı11 izlenme
Organizasyon ihalesi Olçoklara verildi: Üç günlük toplantıya 4,5 milyon TL!11 izlenme
Koronavirüsle nefes nefese mücadele5 izlenme
Yunanistan'ın başkenti Atina'da üniversite öğrencileri ayaklandı!10 izlenme
FETÖ’cüler Ordu'ya sivil liselerden sızmış6 izlenme
Türkan Şoray gençliğini, sinemaya giriş öyküsünü ve unutulmaz anılarını paylaştı8 izlenme
SON DAKİKA... 81 İLE BİRDEN SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI10 izlenme
İran gemiye el koymuştu: Tüpraş 1 milyon varil petrolü geri aldı12 izlenme