Bütün dünya Çin’i konuşuyor.
Çin’deki büyümeyi…
Dünya için önemini vurguluyor.
Trump Çin’e karşı savaş açtı.
Ancak sert kayaya çarptı.
Çin çoktan hazırlığını yapmıştı.
Aldığı kararlar…
Uyguladığı yüksek gümrük vergileri…
Çin’den daha çok ABD’yi vurdu.
Çin Halk Cumhuriyeti.
1949’da devrim gerçekleştirdi.
Sorunları o kadar çoktu ki!
Açlık, konut, sağlık, afyon savaşı, …
Aşılması gereken yüzlerce sıkıntı.
Mao önderliğinde mücadele…
Sosyalizm adım adım inşa edildi.
Devrimden bugüne 75 yıl geçti.
O yoksul ülke şimdi bambaşka bir yerde.
Dünyanın en büyük ekonomisi.
Çin ekonomisinin ABD’ye bağımlılığı…
Çok yüksek değil.
İhracatında ABD’nin payı düşüyor.
Geçen yılın rakamları yüzde 14-15.
Bu ihracatının azalmasından değil.
Çin’in pazar çeşitliliğinin artmasından.
Ancak ABD için durum farklı.
Sanayisi Çin’e bağımlı.
Bu bazı sektörlerde yüzde 50’nin üzerinde.
Trump esiyor, gürlüyor…
Kısa süre sonra vazgeçiyor.
Geri adım atmak zorunda kalıyor.
Üretmezse dünya duruyor.
Büyüme eksiye düşüyor.
Çin dünyanın üretim merkezi.
Peki bu nasıl oldu?
Herkes bunu merak ediyor.
İşin esası sistem…
Kamucu yönetimin, sosyalizmin başarısı.
Son günlerde bir video dolaşıyor.
Sosyal medyada çok izleniyor.
Çin’deki bir anaokulu anlatılıyor.
Öyle yıllık ücreti yüz binlerce lira değil.
Devletin ücretsiz anaokulu.
Çin’i anlamak için önemli.
Öğrenciler yoğun bir faaliyet içinde.
Çamaşır nasıl yıkanır…
Yemek nasıl yapılır…
İnşaatta harç nasıl hazırlanır…
Yazılım nedir, bilgisayarlar nasıl kullanılır…
Hepsi öğretiliyor.
Bunları yaparken etrafı da kirletiyorlar.
Ama temizliğini de…
Yataklarını da kendileri yapıyor.
Bulaşıkları da elleriyle yıkıyorlar.
Bizim özel anaokullarındaki gibi…
Veliler, “çocuğumun üstüne niye toz bulaştı” diye ortalığı ayağa kaldırmıyor.
Çocuklar el becerilerini geliştiriyorlar.
Öğretmenleri yeteneklerini tespit ediyor.
Başarılı olacakları alanlara yönlendiriyor.
Bütün bunlar bir disiplin içinde gerçekleşiyor.
Ağaç yaşken eğiliyor.
Çin mucizesinin sırrı buralarda…
Kreşlerde, anaokullarında…
Çocuklar yaparak, yaşayarak öğreniyorlar.
Üretimin neferleri oluyorlar.
Cumhuriyet Devrimimiz sonrası…
Türkiye içilen çizilen yol…
Kamucu yönetim anlayışı…
Okullardaki eğitim programları…
Hepsi üretime yönelikti.
1929 dünya krizinden büyüyerek çıktık.
Atatürk sonrası adım adım uzaklaştık.
Köy enstitüleri…
Dünyanın yapamadığını başardık.
Birileri rahatsız oldu, kapattık.
ABD ile temasa geçtik…
NATO’ya girdik, sonrası malum…
Başımız beladan kurtulmadı.
12 Eylül darbesi, Özal dönemi…
Elimizde ne varsa satmaya başladık.
Kamuculuğu tamamen terk ettik.
Arkasından duvara tosladık.
Şimdi izlenen politikalar…
Üretimle değil “sıcak para” ile çıkış arıyoruz.
Başarı şansımız yok.
Çin’in yükselişi…
Bizim için de örnek.
Sıcak para vurgunu!6 izlenme
Türkiye ve silahlanma politikaları9 izlenme
Türksoy'dan 'altın' sahtekarlık4 izlenme
İstanbul'da üstgeçitte korkunç tecavüz girişimi!8 izlenme
Beyazıt kuşatması! Saraçhane'ye yürümek isteyen öğrenciler ablukada8 izlenme
Kahvaltıda domates yiyorsanız, bunlara dikkat etmelisiniz.!9 izlenme
Kırşehir’de belediye binasına ‘T.C.’ geri geldi11 izlenme
Şehit olan askerimiz Recep Durak'ın naaşı Elazığ'daki baba evine böyle geldi9 izlenme