Home
21 Şubat 2026 ( 0 izlenme )
Reklamlar

CHP lideri Özgür Özel Erdoğan'a seslendi


CHP'nin "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 91'incisi Kocaeli'nde düzenlendi. CHP lideri Özel konuşmasında sanatçı Tarkan'a seslenerek "Kartepe’ye bir destek de Tarkan’dan bekliyor Kocaeli" diye konuştu. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve bazı ücretli otoyolların özelleştirilmesine dair konuşan Özel kendilerine belge ulaştığını kaydetti.


CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasıyla başlayan "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 91'incisi bugün Kocaeli'de yapıldı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in konuşması öncesi Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nden yazdığı mektup okundu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel miting alanında konuştu.

Özel'in açıklamaları bu şekilde:

"Hava döndü, işçiden işçiden esiyor yel. Dumanı dağıtacak yıldız poyraz başladı. Bahar yakın demek ki, mevsim böyle kışladı. Bu fırtına yarınki sütlimanlara bedel. Hava döndü, işçiden işçiden yana esiyor yel.

Emeğin başkentinde, alın terinin başkentinde, dayanışmanın, kardeşliğin başkentinde bu güzel meydanı saygıyla selamlıyorum, hepiniz hoş geldiniz. Kocaeli’nin, canım Kocaeli’nin yeşiline merhaba, denizine merhaba. Bu meydanı dolduran; her görüşten ama iradesine sahip çıkan, seçtiğine sahip çıkan, sandığa sahip çıkan, haktan, hukuktan, adaletten yana olan Kocaeli’nin bütün demokratlarına merhaba.

Kocaeli gibi bir yer, en çok verginin kişi başına toplandığı yerde, örneğin 5 dönemdir bir metro bitirmediler, bir metroyu bitirmekten acizler. Bu konuda Adalet ve Kalkınma Partisi’ne bir karşılaştırma yapmıştım; hem şehrin çok hoşuna gitti hem de AK Partililerin sinirlerini bozdu. Trabzon’a gittim, aynı böyle; 5 dönemdir belediye AK Parti’de, bir tane metro yok. Dedim "Bu nasıl iş? Bu nasıl iş?" İstanbul’da bir tane Trabzonlu 10 tane metro yapıyor; Trabzon’da dördü milletvekili, dördü bakan, biri büyükşehir, biri Ortahisar belediyesi, 10 tane AK Partili bir tane metro yapamamış."

"KARTEPE’YE BİR DESTEK DE TARKAN’DAN BEKLİYOR KOCAELİ"

"Burada da bir tane metro yapamayan, bu kadar oyu alan ama kente sırtını dönenleri Kocaelililer unutmasın. Şehirde o kadar boş arazi var ancak Kartepe gibi bir yerdeki tarım arazilerinin üzerine hat hane yapmaya karar vermişler.

Kartepe’ye hep birlikte şunu söylüyoruz: Kartepelilerin, çevrenin, doğanın arkasındayız. AK Parti’nin yandaşa verdiği sözü tutacak diye Kartepe’yi mahvetmesine izin vermeyeceğiz. Mücadeleyi yapın, yanınızdayız, arkanızdayız, sonuna kadar direneceğiz."

Konuşmasında jimmy jib operatörüne seslenen Özel "Tarkan'ı dinliyorsun biliyorum. "Ben de Tarkan’ı çok seviyorum, bizim ekip de çok seviyor da şurayı bir daha çek. "Oynama şıkıdım şıkıdım" çal bir yandan, ver müziği. Kartepe’yi Kansertepe, İzmit’i Kanserovası yaptırmayacağız. Tarkan da inşallah bunu duyar, bu akşam Kartepe’ye bir destek de Tarkan atar inşallah. Tarkan’a bir kocaman alkış. Yıllar sonra döndü geldi, harika konserler yapıyor. Atatürk’e çok saygısı var, bu ülkeyi seviyor, doğasını seviyor. Kartepe’ye bir destek de Tarkan’dan bekliyor Kocaeli."

ERDOĞAN'A SESLENDİ: ARTIK DÜŞECEKSİN MİLLETİN YAKASINDAN

Özel "Hükümet istifa" sloganları üzerine şunları kaydetti:

"Ülkenin Cumhurbaşkanını, yani yürütmenin başını istifaya davet ediyorsunuz. Haklı mısınız? Sonuna kadar haklısınız. Niye? Çünkü "Ben biliyorum" diyor, "Sorumlusu benim, ben" diyor. O zaman Dilovası’nın da sorumlusu sensin, diğer tarafta Gebze’de olanın da sorumlusu sensin; bu kadar açlığın, yokluğun, yoksulluğun, işsizliğin, buradaki susuzluğun, elektrik kesintisinin de sorumlusu sensin. Ve artık bunların hiçbir tanesinden Türkiye’nin kurtulma ihtimali kalmamıştır; Tayyip Erdoğan’dan kurtulmadan önce.

Bakın aslında acaba Sayın Erdoğan’a haksızlık ediyor olabilir misiniz? Ama rekortmen, beş tane madalyası var, vallahi var, beş madalya var. Yönettiği Türkiye yoksullukta Avrupa birincisi, yüksek enflasyonda Avrupa birincisi, yüksek faizde Avrupa birincisi, işsizlikte Avrupa birincisi, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisi. Beş madalya, beşi bir yerde takmış boynuna; beş kara madalya boynunda ama buradan kendisine sesleniyorum; meydanlar, meydanlar Türkiye’nin dört bir yanında sandık istiyorsa, seçim istiyorsa, istifa diye inliyorsa artık düşeceksin bu milletin yakasından!"

"MİLLETİN SEÇTİĞİ CUMHURBAŞKANI OLACAK"

Gelecek Cumhurbaşkanlığı seçimine dair konuşan Özel "Yapılacak ilk seçimler bir Cumhurbaşkanı belirlemek değil, bir devri kapatmak, bir devri açmak için yapılacak seçimlerdir. Biz hep beraber bakan evlatlarının devrini bitirip vatan evlatlarının devrini başlatacağız. Biraz önce İl Başkanımız konuşurken Cumhurbaşkanı adayımızın kaçıncı Cumhurbaşkanı olacağını söyledi. O gönlünden geçen; İl Başkanının demesiyle, partinin demesiyle Cumhurbaşkanı olunmuyor. Milletin demesiyle Cumhurbaşkanı olunuyor. Milletin seçtiği Cumhurbaşkanı olacak."

"TAYYİP BEY TARİHE GEÇECEK BİR MUCİTTİR"

Ekonomide yaşanan krize değinen Özel şöyle konuştu:

"Lidyalılar Manisa’da, Sardes’te bulmuş; vergiyi kim bulmuş? Vergiyi Sümerler Mezopotamya’da, eski Mısır’da... İlk vergiyi onlar toplamış. Peki Tayyip Bey neyi buldu biliyor musunuz? Vergiden vergi almayı icat etti, vergiden vergi!

Mesela cep telefonu alıyorsun, içinde çeşit çeşit para var: TRT kesintisi var, o Kültür Bakanlığı parası, o parası, bu parası... Toplama bir ÖTV koyuyor, bu toplamdan bir de KDV alıyor. Aldığı ÖTV’nin KDV’sini alıyor. O yüzden gerçekten Tayyip Bey tarihe geçecek bir mucittir."

"KÖPRÜLERİN SATIŞINA İLİŞKİN ELİMİZE BELGE ULAŞTI"

Dün elimize iki belge ulaştı. Bunlardan birisi 4 ay önce, 17 Kasım 2025; Ulaştırma Bakanlığı Karayolları Bölge Müdürlüğü’ne yazmış: 'Otoyolların bir kısmını özelleştirirseniz daha önce yapılan kiralama ve tahsisler kendiliğinden düşecektir.' Diyor ki: 'Sizin güzergahınızda birine tahsis verdin, kiralama yaptın otoyol üzerinde; ben bunları yakında özelleştireceğim, kendiliğinden düşecek. Bunu bilin, kiralama yaparsanız sözleşmeye bunu yazın.'

19 Kasım’da başka bir yazı yollamış köprülere: 'Yabancı bir danışmanlık firması gelecek, iki Boğaz köprüsünde, otoyollarda incelemede bulunacak; onlara yardımcı olun' diyor. Buradan bir kez daha soruyorum Kocaelinden, bu Ramazan mübarek günde Sayın Erdoğan’a soruyorum: İster iftarda yanıtla, ister yarın öğlende ama şunu yanıtla: Bu iki köprüyü, yedi otoyolun 25 yıllık gelirini, 5 yıllık kira karşılığında vermeye; bu milletin altın yumurtlayan tavuğunu yabancılara satmaya karar verdin mi vermedin mi? Buradan ifade ediyorum: Babasının malını böyle satmayana bu milletin malını bu şekilde sattırmam, sattırmam, sattırmam!"

"HANGİ KOLTUK HESABININ GEREĞİ YERİNE GETİRİLİYOR"

İmamoğlu mektubunda şunları yazdı:

Güzel Kocaeli’nin koca yürekli güzel insanları, kıymetli hanımefendiler, saygıdeğer beyefendiler, yiğit gençler, güler yüzlü çocuklar; her birinizi saygıyla, sevgiyle, hasretle selamlıyorum, gönülden kucaklıyorum. Bugün bir arada olmamıza vesile olan örgütümüzün güçlü iradesini temsil eden kıymetli il başkanım Erdem Arcan’a teşekkür ediyorum. Ramazan ayımız mübarek olsun. Ramazan’ın ruhumuza sevgi, sabır ve hoşgörüyle doldurmasını temenni ediyorum. Evlerinize, işlerinize bereket getirmesini diliyorum.

Maalesef ülkemizin dört bir yanında herkes bereketsizlikten şikayetçi. Az kazanan da çok kazanan da o eski bereketli günleri arıyor. Enerjisi tükenmiş, millete saygısı, sevgisi kalmamış bu iktidar, ülkenin bereketini kaçırıyor. Adaletten, faziletten o kadar uzaklaştılar ki hiçbir işleri vatandaşın hayrına olmuyor. Bereket kapısının iki anahtarı vardır: Gayret ve Adalet. Gayret göstermez, adaletli davranmazsanız hiçbir işinizde bereket olmaz. Gücünüz, zenginliğiniz size de başkasına da fayda getirmez.

İktidar işte tam bu durumda. Ülkenin sorunlarını çözmek için gayret gösterecek enerjisi de hevesi de kadrosu da kalmadı. Milletten o kadar uzaklaştılar ki kibir ve hırsa o kadar yenik düştüler ki vicdanlarını, adalet duygularını tamamen kaybettiler. Onlar artık ülkenin sorunlarını çözmek için iş başında değiller; onlar sadece iş peşindeler. Koltuklarını korumak için kirli ve karanlık işler peşindeler.

Demokratik koşullar altında asla seçimi kazanamayacaklarını bildikleri için milletin iradesini baskı altına alarak, zorbalıkla istediklerini elde etmeye uğraşıyorlar. Demokrasi tarihimizde rakibiyle adil bir seçim yarışına girmekten bu kadar çok korkan başka bir siyasetçi yoktur. Rakibini saf dışı etmek için devletin tüm imkanlarını bu kadar çok istismar eden başka bir yöneticiyi görmedi bu ülke.

Sosyal medya hesaplarımı, sesimi, görüntümü yasaklayan bu akıl şimdi de beni zindanda tamamen tecrit etmeye uğraşıyor. Yeni Adalet Bakanı göreve başladığından beri milletvekillerinin beni ziyaret etmesine izin vermiyorlar. Sırf beni tecrit etmek maksadıyla avukatların tutuklu müvekkillerini ziyaret etmesini zorlaştıracak düzenlemeler getirmeye çalışıyorlar.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dedikleri bu rejimde bakanlar, devletin ve milletin değil sadece bir şahsın bakanı konumundalar. İşte bu bir şahsın adalet bakanı; beni ve arkadaşlarımı yargılama müsameresinde her türlü figüranlığı bizzat üstlenmiş durumda.

Bu yargılama müsameresini yazıp yöneten şahsa sesleniyorum: Vaktiyle sen de yargılandın. Bir gün bile tutuklanmadan, bir sanık olarak bütün haklarına riayet edilerek yargılandın. Ne ailenle tehdit edildin ne milletvekilleriyle, avukatlarınla görüşmen engellendi. O gün senin için hukukun gereği yerine getirildi. Bugün benim ve arkadaşlarım için hangi siyasi projenin, hangi koltuk hesabının gereği yerine getiriliyor?

Sevgili kardeşlerim; hukuktan, demokrasiden uzaklaşan iktidarlar milletten de uzaklaşırlar. Çünkü hukuk ve demokrasi; milletin adalet ve hürriyetinin teminatıdır. Hukuk ve demokrasi; insanca yaşam ve güvenli gelecek garantisidir. Milletin talebini duymazdan gelip yok saymaya çalıştıkları o sandık kurulacak ve milletçe hukuka, demokrasiye, cumhuriyete sahip çıkacağız.

Türkiye bir daha asla hakkını arayanların yargı yoluyla bastırılıp zulme uğratıldığı baskıcı rejimlerden biri olmayacak. Türkiye bir daha asla gelir dağılımında utanç verici bir adaletsizliğin yaşandığı merhametsiz rejimlerden biri olmayacak.

Hukukun ve demokrasinin teminatı altında insanca ve hakça bir düzen kuracağız. Milletçe huzura, refaha, mutluluğa hasretimiz bitecek. Bu topraklarda artık sadece adalet, hürriyet, bolluk ve bereket, birlik ve kardeşlik hüküm sürecek.

Her şey çok güzel olacak."

Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi.

Sözcü

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Diplomaside çarkıfelek iflas getirdi: Enerjide kayıp Faik Öztrak kendisine yöneltilen soruları yanıtsız bıraktı Bakan: "Hayatında oradan geçmemiştir" dedi, Profesör ÇED Raporu ve tezleriyle yanıt verdi! Teke Tek Bilim programında ortam çok gerildi, doktorlar fena atıştı 'Milletin gözüne bakarak yalan söyleyen gerizekâlılar!'