Büyükannem Nermin bana,

Fotoğrafın arkasında şu cümle yazılıydı:

“Sana gelmedim sanıyordun. O gün seni uzaktan izledim.”

Fotoğrafı göğsüme bastırdım.

Yıllarca büyükannemin beni önemsemediğine inanmıştım.

Oysa okul gösterime gelmişti.

Sadece benim görmemiş olduğum bir köşede durmuştu.

Belki de sevgisini göstermeyi hiç öğrenememişti.

Ama seviyordu.

Hem de kendi bildiği şekilde.

Garajdan çıkmadan önce avukata son bir soru sordum:

“Bana gerçekten hak ettiğim şeyi bıraktığını söylediğinde neyi kastetti?”

Avukat kapıyı kapatmadan önce bana baktı.

“Parayı değil,” dedi.

“Size kendi ayaklarınızın üzerinde durabileceğiniz bir hayat bıraktı.”

O gece eve döndüğümde yıllardır ilk kez büyükanneme kızgın değildim.

Masama oturdum ve mektubun son sayfasını tekrar okudum.

Son cümlesi şuydu:

“Benden miras kalan şey servet değil, kendi hayatını kurabilecek kadar güçlü olduğuna dair inanç olsun. Çünkü sana verebileceğim en büyük şey, bir gün benim param olmadan da iyi bir hayat yaşayabileceğini bilmendi.”

Mektubu göğsüme bastırıp uzun süre ağladım.

Nermin bana çocukluğumda istediğim masalları hiç anlatmamıştı.
Reklamlar