ABD’de yaşananlar dünya ve ülkemiz gündemini işgal etmiş durumda. ABD’nin mevcut görevde başkanı Trump şu anda ABD’de neredeyse “halk düşmanı” ilan edilmiş durumda. Öyle ki Facebook ve Twitter bile Trump’ın görev süresi bitene kadar hesaplarını dondurdu. Zaten Trump, Amerikan medyasıyla başından beri kanlı bıçaklı olması nedeniyle bugün medya da karşısında. Amerikan medyası Trump’ın derhal görevden alınması yönünde kampanya başlatmış durumda.
Peki madalyonun öteki yüzüne baktığımızda Trump kimlerin ayağına bastı dersiniz? Kimler neden Trump’ı sevmedi? Trump, göreve geldikten sonra hemen her fırsatta mevcut politik geleneğin bir parçası olmadığını söylüyordu. Medyanın politikayı ve ülkeyi yalan haberlerle manipüle ettiğini hatta kontrol etmeye çalıştığını düşündüğü için ana medya akımına meydan okuyordu.
Trump, göreve gelir gelmez Amerikan demokrasisine ve müesses nizamına meydan okudu. Trump, kurumları ve bürokrasiyi atlayarak doğrudan ABD’yi yönetmeye kalkışmasıyla ABD’deki en güçlü iktidar gücü olan bürokratik oligarşiye savaş açtı. İşte ipler burada koptu. ABD, dünyada bürokratik oligarşinin en güçlü olduğu ülke dersek yanılmayız, zira bir ülkede kurumsallaşmadan ve güçlü kurumlardan bahsediliyorsa, bir ülkede seçilenler olmasa bile ülkenin kendi kendini kurumlar üzerinden yönetebileceğinden bahsediliyorsa, orada güçlü bir bürokratik oligarşinin olduğu açıktır, yani her şeyi atanmışlar yapar seçilmişler bunun keyfini sürer deniyorsa siyasal sistem iflas etmiş demektir.
Trump, başkanlık görevine diğer başkanlar gibi siyasetin içinden değil iş dünyasından gelmesi nedeniyle Washington’daki siyasete farklı bir pencereden bakmayı başarabildi. Trump’ın bu pencereden gördüğü şey ABD’yi aslında halkın iradesi değil aksine bürokratik oligarşinin yönettiği gerçeğiydi. Bu nedenle, Trump Amerikan siyasi ve bürokratik geleneğini yerle bir ederek bu duruma bir karşı çıkış taptı. Örneğin başta dış politika olmak üzere ABD’yi Beyaz Saray’dan değil Twitter’dan yöneterek geleneğe meydan okudu. Bürokrasinin kendisini yönetmesine izin vermedi. Bürokrasinin kontrolüne giren kabine üyelerini derhal değiştirdi. ABD tarihinde Trump, bir dönem içinde en fazla kabine üyesi değiştiren başkan oldu.
Biden, seçimi kazanır kazanmaz ilk söylediği şey ABD’nin yeniden kurumlar üzerinden yönetileceği oldu. Bir başka deyişle Trump’ın gücünü elinden aldığı bürokratik oligarşi tekrar iktidara dönüyordu.
Sonuç olarak ABD’deki seçimlerin galibi Biden’dan çok bürokratik oligarşidir. Biden seçilir seçilmez zaten bürokratik oligarşinin zaferini ilan etmişti. Şimdi, sırada bürokratik oligarşinin Trump ile hesaplaşması var…
Mersin-Gaziantep demiryolunun Çeliği İngiliz’den kârı Rönesans’ın15 izlenme
Mehmet Boynukalın’dan tepki çeken 23 Nisan paylaşımı!17 izlenme
Hibe ettiği ev Suriyelilere kiraya verildi!13 izlenme
BU ŞEHİR NEDEN GELİŞMİYOR? İŞTE NEDENİ..!7 izlenme
Depremde yıkılan evleri 'depreme dayanıklı' diye satan emlak komisyoncularının hukuki sorumluluğu var mı? Avukat Ömer Yılmaz merak edilen soruya cevap verdi15 izlenme
2021 ''Yeniden Asya'' yılı olacak12 izlenme
Mehmet Şimşek içimize su serpti! Boşuna üzülüyormuşuz2 izlenme
Dilipak'tan AKP'lilere: Allah topunuzun belasını verecek12 izlenme