Burcu Köksal'ın Skandalı

Yeni gelmiş bakana dört elle sarıldılar. Kirli ilişkiler ağı var. Soylu ve Yönter... Özgür Özel'i yalanlamak, rezil etmek, siyasete mat etmek istemezler mi? Neden çünkü tapular Ağrı Dağı kadar gerçek. Bir basın toplantısı daha gelecek haftaya ya da öbür haftaya. Bir bakanın görevini sürdürmesine imkan vermeyecek. Gürlek'in şahsıyla ilgili hiçbir şeyim yok. Tanımam, görmem. Bizim cumhurbaşkanı adayımıza kendince bir vehimle AK Parti'nin geçmişteki iktidara yürüyüşünü... Ben partinin genel başkanıyım, sistem diye bir şey duymadım. Meğer AK Parti'nin geçmişinde varmış.



Bugünkü iktidar, yarının iktidarına darbe yapıyor, futuristik bir darbe."



(BURCU KÖKSAL'A) "GEREKİRSE BOŞA KOCAYI AMA PARTİNE, KENDİNE BUNU YAPMA DEDİM"



"Ölümden gayrı beni durduracak bir şey yok. Görecek Türkiye, AK Parti nasıl biriyle bu operasyonu yürütmüş. Bakanlıklar dağıtılırken en dikkatli olunması gerek yer Adalet Bakanlığı. En büyük ihtiyaçtan mahrum kalınır. Adalet olmayan bir ülkede hiçbir şey düzgün gitmez. O yüzden haftaya ya da ondan sonraki haftaya olur. Erdoğan'a 'Hadi bakalım tut biraz daha bakanlıkta' dediğimiz zamanı bekliyoruz.



Burcu'ya oy verdi şimdi bunlar oluyor diye bu kara düzenin devam etmesine izin vermesinler. Çocukluktan beri arkadaşlarım, kardeşlerim gibi olan belediye başkanlarımın tabutlarına bayrak sardık, defnettik. Öyle kolay olmuyor ama ayakta durmaya çalışıyoruz. Ailelere taziye ziyareti sonra cezaevinde ziyaret sonra akşamına Ankara... Sonuçta mücadele. Ben Burcu'ya oy vermiştim, tehdit etti, teslim oldu. E ne yapalım? Yenimahalle Belediye Başkanımıza gidiyor, örgütümüzle sorun kalmadı diyor, bunu Fethi Yaşar'a söylüyor. 'Çok mutluydu. AK Parti'ye geçmesi mümkün değil' diyor.

O günlerde AK Parti medyası kocasının birtakım işlerini söylüyordu. Ben dedim ki 'Senin arkanda sonuna kadar dururuz. Ben kendisine gerekirse boşa kocayı ama partine, kendine bunu yapma varsa bir yanlışlığı hırsızlığı, parti senin arkanda durur' dedim. Sonra beni aradı ağladı, bağırdı, çağırdı ama örgüt içi meseleler... Şu bana şunu dedi, bu bana bunu dedi dedi.' Bir daha bir daha anlattım. 'Benim bir yere gideceğim yok' dedi. Ama bu sefer durum biraz daha farklı görünüyor.



İBB dosyasında somut bir kanıt var. Eğer böyle somut bir şey varsa bunu bize yedirirler. Murat Gülibrahimoğlu, bu da dekont. Yaptığı ödemeler; Kalyon Ajans'a iki sefer toplam 50 milyon liralık bir ödeme yapılıyor. KDV düşünerek 41 milyon 666 lira Gülibrahimoğlu tarafından Kurum'un ajansına belediye seçimlerinden bir ve iki hafta önce yapılmış.

185 ton kaçak hafriyat demişler. Yedi buçuk kamyon demek. Günde iki bin kaçak kamyon demek. hiçbir şey olmasa uydu görüntüsünden yakalarsın. Yine İlim Yayma Cemiyeti'ne para gönderiyor. Firmanın AK Partili olduğu buz gibi ortada. Dökülen yerin Enerji Bakanlığı olduğu ortada. Protokolde de bunu dökme karşılığında yüzde 10 artı KDV tutarın İSTA'ya ödeneceği -İstanbul Valiliği'nin anonim şirketi- yüzde 10 da valiliğin şirketine ödeyeceksin diyerek işlemi yapmışlar. Sanki biz bunları ortaya çıkaramayacağız diye düşünmüşler. Bunu Ekrem'e yıkarız, aradan kaçarız demişler. Gülibrahimoğlu yurt dışındaymış. Gel, ifadeni ver demişler. Kendisi çıkmış ve şunu söylemiş: Ben esas parayı AK Parti'ye verdim, Murat Kurum'un tüm masraflarını ödedim. Böyle açıklamalarda bulunuyor. Öyle bir yere geldi ki artık mızrak çuvala sığmıyor."
Reklamlar