Cinsellik fizyolojik bir yapılanmanın üstünde yer almış, kültürel içerikten oluşmuş, şekil almış bir kültürel davranış olduğu yönündedir. Cinselliğin temeli, ait olduğumuz canlılar aleminin hemen hepsinde görülen içgüdüsel olarak tanımladığımız bir güdüden hareket etmektedir. Yani hayvanlarda da bu sistem tamamıyla dürtülerden yani güdülerden meydana gelmektedir.
Cinsiyet ne kadar fizyolojikse, cinsellik de o kadar kültüreldir. Dolayısıyla, cinselliğin ortaya çıkması içgüdüsel olarak kabul edilmekle beraber, cinselliğin ortaya çıkış biçimi, insan yaşamı içinde yer alışı, ne zaman, ne şekilde ve nasıl olacağı bireyin yaşadığı kültür kompleksinin öngördüğü kural ve yapılanmaların yönünde gerçekleşir.
Konuyu kısaca ve bütünüyle özetleyecek olursak, biyolojik kökenli bir kavram olan kadın ve
erkek sözcükleri, bireyin cinsiyetini, kadınlık ve erkeklik sözcükleri ise
bireyin cinsel kimliğini temsil eden kavramlardır. Cinsel rollerin oluşması ve
kazanılması bireyin biyolojik yapısı ile toplumsal adet ve geleneklerin etkisi
ile olmaktadır. Örneğin, kadının çocuk doğurması biyolojik yapı, çocuk bakımı
ise kültür ve toplum tarafından kadına verilen rol ile ilgilidir.
Nejat Eslen anlattı… İşte ABD’nin provokasyon haritası10 izlenme
Enflasyon düşmüyor dört nala koşuyor2 izlenme
511 bin kişiye FETÖ gözaltısı10 izlenme
BM'nin Türkiye kararını ABD ve Rusya veto etti8 izlenme
Binlerce öğrencinin hayali konsolosluk kapısında kaldı!6 izlenme
İşsizlik rakamları açıklandı! Geçen yıla göre işsiz sayısındaki artış şok etti!10 izlenme
Gain soruşturmasında 3 tutuklama5 izlenme
Koronavirüs nedeniyle 149 bin 382 iş yeri geçici süreliğine faaliyetlerine ara verdi10 izlenme