Her yıl İstanbul’da,
Uluslararası Boğaz Yüzme Yarışması yapılır.
Yarışma Kanlıca Vapur İskelesi'nde başlar,
Kuruçeşme Parkı'nda biter.
Binlerce yüzücü Boğaz'ı geçmek için kulaç atar.
Bu yarışların birçoğunu tekneyle izledim.
Boğaz'da yüzmek öyle kolay bir şey değil.
Boğaz'ın kurallarını bilmezsen;
Olduğun yerde kulaç atar durursun.
Bir metre bile gidemezsin.
İşin sırrını uzmanına sordum.
Kürşad Tüzmen.
Eski Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı.
Aynı zamanda eski milli yüzücü.
Yarışmaların da müdavimi.
Kendi yaş grubunda çok sayıda birinciliği var.
Anlattıkları özetle şöyle:
“Boğaz'da yüzerken dış etmenler var.
En kritik konu akıntılar.
Hem Marmara’dan Karadeniz’e;
Hem Karadeniz’den Marmara’ya.
Akıntıları iyi bilmek lazım.
Karadeniz’den gelen akıntı üstten gelir.
Tuzu az olduğu için yukarıdadır.
Marmara’dan gelen akıntı alttadır.
Boğaz'ın girintili çıkıntılı yapısına göre;
Bazen akıntılar yön değiştirir.
Anaforlar yapar.
Yüzücünün tuz yoğunluğunu hissetmesi lazım.
Suyun sıcak ve soğukluğuna göre de,
Akıntının yönünü bulabilirsiniz.
Ama unutmayın;
Hiçbir zaman aynı suya girmezsiniz.
Aynı suda yüzemezsiniz.
Soğuk su yüzücüyü daha çok yorar.
Sıcak su bazen sizi ters istikamete götürür.
Dayanıklı olmak zorundasınız.
12 saat yüzme gücünüz olması lazım.
Burada başka bir şey devreye giriyor.
Yüzücünün psikolojisi.
6,5 km’lik zorlu bir mesafe.
Yüzmeye başlarsınız, zorlanırsınız;
İçinizden bir ses “bırak” der.
Diğer ses ise, “başarman lazım” diye bağırır.
Bu iki fikir sürekli gelir gider.
Toplama botlarını görürsünüz;
“Bırakayım artık” deyip;
Bota binmek istersiniz.
Sonra tekrar hedefe yönelirsiniz.
Bütün bunlar iç mücadelenizdir.
Sağınıza, solunuza yapışıp,
Acı veren deniz anaları da ayrı…
Boğazda 3 yunus ailesi vardır.
Bazen yanınızdan geçer, sizinle yüzer.
Martılar üstünüzde uçar.
Bir kıtadan diğer kıtaya yüzmek,
Müthiş bir duygu.
Kulaç atarken, birinde Asya’yı,
Diğerinde Avrupa’yı görürsün…
Yüzerken pes edenleri de,
Kepçeler toplar.
Yüzücüler için en kötüsü…”
Bütün mücadeleler aynı.
Bir sürü engeller, fırsatlar var.
İnsanların hayatı da;
Ülkelerin yaşaması da böyle.
Varlık mücadelesinde;
İç ve dış etmenleri iyi hesap edemezsen,
Hedefe ulaşamazsın.
Akıntıya kapılıp gidersin.
Ya da olduğun yerde çabalar durursun.
Türkiye kritik günlerden geçiyor.
Ekonomiden, pandemiye kadar,
Çok ciddi zorluklarla karşı karşıya.
Bu zorlukları aşmak için,
İç ve dış etmenleri iyi hesaplamak lazım.
Bunun yanında hem uzun soluklu,
Hem de kararlı olmak gerekiyor.
Bu süreçte başarıyı engelleyen,
Akıntılar, ters akıntılar,
Denizanaları, … hep olacaktır.
Yaşadığımız süreçte olduğu gibi,
İter gözüküp, geriye çekenler bulunacaktır.
Önemli olan durumu iyi tahlil edip,
Ona göre hareket etmektir.
Umarız Boğaz'ı geçme tecrübesi;
Herkese örnek olur.
Dedik ya;
Boğaz'ı geçmek zordur..!
Hele de bugünlerde..!
Ama hesaplar iyi yapılırsa,
Bütün engeller aşılır…
Aydınlık
Ankara Garı da 'Yap İşlet Devret' kurbanı oldu: Firmaya ödenen tutar 1 milyar TL'yi aştı23 izlenme
"Şeytan"la tehdit etti! Rusya devlet televizyonunda konuştu14 izlenme
Baykal parti kuruyor11 izlenme
Akit ve Beyaz TV'ye konuk olan kişi cinsel istismar suçundan tutuklandı!9 izlenme
Yılmaz Özdil'den Sisi ile el sıkışan Erdoğan için müthiş yorum!10 izlenme
MHP'li Özdemir: Sözcü’nün FETÖ metodlarına bürünmesi tesadüf değildir12 izlenme
Coronadan hayatını kaybetmeden önce uyarmıştı20 izlenme
Memleket Partisi'nden Kılıçdaroğlu'na "FETÖ'cü" suçlaması!10 izlenme
28 kişiyi infaz ettiler sonra şükür namazı kıldılar! 3 Hizbullahçı tetikçi daha serbest kalmış!
İYİ Parti dağılıyor! Bir istifa kararı daha! Pelin Gündeş Bakır sosyal medyadan duyurdu: Partinin iç yüzünü gördüğüm için istifa ediyorum
Ürünlerini ihraç da ediyordu: Türk gıda devi iflasın pençesinde
Alman yargısı Demirören'in kredi borcunu affetmedi