birçok il ilçe dolaştıktan sonra, 2000 yılında tayinle Manisa'ya geldik.

Bir ay içinde geçimsizlik vs gibi bahaneler bulmalıydım. Hasta olduğum için boşanmak zorunda kalmak çok ağırıma gidiyordu.

28 yıllık eşim, bana hiç beklemediğim ağır bir darbe vurup gitti.

Birinci katta oturuyorduk. Apartmanın küçük bahçesine bakarken, yaşadıklarımın bir kâbus olmasını diliyor, sessiz gözyaşlarımı akıtırken, şifa ve dayanma gücü versin diye Allah'a yalvarıyordum.

O an Allah'ın izniyle iyileşip normal hayatıma dönebileceğime dair içime müthiş bir inanç doldu. Apartmanın küçük bahçesi, tohumlar, çiçek ve sebzeler benim yaşama sevincim olacaktı. Öyle de oldu.

Bu arada eşim giderken komşulara, yazlıktaki evi tadilat için gittiğini söylemiş.

Ben küçük bir çapa alıp işe başladım.

İlk günler on dakikada nefessiz kalıyordum, zamanla bu süre uzamaya başladı.


Bir aydan fazla bir zaman geçmişti, bu süre içinde kendimi boşanmaya, hayatı bir başına yaşamaya alıştırmaya çalışıyordum.

Arada bir, hastalığı yüzünden eşi tarafından terkedilen var mıdır, diye düşünüyordum.

Bahçem yeşerdikçe ben de iyileşiyordum sanki.

Mayıs ayının ortalarında telefonla hastaneye çağrıldım. Tahlillerle ilgilidir diye gittiğimde, hayatımın şokunu yaşadım.
Reklamlar