Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Yavuz, Gazete Duvar'dan İrfan Aktan'a verdiği demeçte Prof. Yavuz, "Bilim Kurulu’unun yaptığı öneriler iktidar tarafından dikkate alınmıyor mu?" sorusuna, "Hayır, eğer salgın yönetimi bizim kontrolümüzde olsaydı bugünkü durumu yaşamazdık.
Bilimsel Danışma Kurulu her türlü bilimsel gelişmeyi yakından izleyerek önerilerde bulunuyor. Ayrıca bizler de aktif olarak hasta takip ediyoruz. Dolayısıyla ortada bir bilgi eksikliği veya bilgileri resmi kurumlara aktarmayla ilgili sıkıntı yok. Nitekim biz kurul olarak daha önceden ilgili kurumları “varyant1 geliyor, buna karşı önlemlerin artırılması gerek” diyerek uyardık.
Ama salgının yönetimi ne Türkiye’de ne de başka bir ülkede bilimsel danışma kurulunun kontrolünde. Dünyanın her yerinde salgını, seçilmiş hükümetler yönetir. Onlar da yalnızca bilimsel danışma kurullarının tavsiyelerini değil bambaşka bir sürü parametreyi hesaba katarak karar alıyor" diye yanıt verdi.
Prof. Yavuz, "Salgının bu kadar yayılmasına, bireylerin tedbirlere uymaktaki zaafiyeti ve iktidarın aldığı yetersiz tedbirler nedeniyle hepimizin katkısı olduğunu düşünüyorum. Salgın yönetimi ancak birlikte hareket ederek ve dayanışmayla çözülür. DSÖ de başından beri bunu söylüyordu. Kurumlar, kişiler kendine sormalı, acaba gerçekten dayanışabildik mi?
Dayanışma konusunda en başından beri yetersiz olduğumuzu gözlüyorum. Salgın kontrolüne siyaset, her türlü iktidar hesabı veya bireysel istikbal hevesleri karışmamalıydı. Ama maalesef partilerin, kurumların, gazetelerin, televizyonların ve kişilerin büyük çoğunluğu bu hataya düştü" diye konuştu.
İktidarın önlemleri ve kısıtlamaları bir an önce artırması gerektiğini söyleyen Prof. Yavuz, "Bekleyecek durumda değiliz. Bireysel olarak insanlar da tedbirli davranmalı. Tehlikenin farkına varmalıyız.
Kimse kimseyle görüşmeyecek, arkadaş toplantısı, eğlence, restorankafe, cami gibi sosyal ortamların kesinlikle olmaması gerekiyor. Misafirliğe gidip gelmek, ev ziyaretleri olmamalı, el yıkamaya özen göstermeliyiz. Kesinlikle izole bir hayatımız olmalı. Kalabalık bir ortama girmeye mecbursak maskemizi, çay, kahve içmek için bile asla çıkartmamalıyız.
Eğer çok bunaldıysak, aynı evde oturduğumuz kişilerle yürüyüşe çıkabiliriz ama bunun dışında bir sosyalleşme önermiyorum. Gerçekten tehlikeli bir sürece doğru gidiyoruz. Hem vaka sayıları artıyor hem de bu varyantın daha öldürücü olduğunu biliyoruz. Bu nedenle çok fazla dikkat etmek zorundayız" diye konuştu.
Prof. Yavuz, Koronavirüs aşılarının ne kadar süre koruyacağına ilişkin ise, Bunun ön cevaplarını önümüzdeki dönemde aşı olmuş kişileri takip ederek verebileceğiz. Ama önümüzdeki altı ay veya bir yıl içinde ek dozlara ihtiyaç olacak gibi görünüyor. Bunun iki nedeni var. Birincisi antikor oluşumları zamanla düşebilir.
İkincisi de, bazı varyantlara karşı mevcut aşıların cevabı yetersiz kalabilir. Ama bunlar geleceğin problemleri, şu an yalnızca izlemek durumundayız" açıklamasını yaptı. Bilim Kurulu üyesi Prof. Yavuz: Salgın yönetimi bizim kontrolümüzde olsaydı bugünkü durumu yaşamazdık diye ifade etti.
https://www.gercekgundem.com/guncel/263903/bilimkuruluuyesindencokkonusulacaksalginyonetimiitirafi
'Siyasi cinayetler konusunda somut şüpheler var' demişti! Eski MİT'çi Öneş ilk ifadesinde kıvırdı7 izlenme
Atatürk’ü anmayan Diyanet’in personel ordusu 211 bini aştı6 izlenme
The Economist: 'Halkın yüzde 83'ü TÜİK enflasyonuna inanmıyor, Erdoğan daha çok bekler'10 izlenme
KKTC Başbakanı Ersin Tatar: Rum tarafı elindekini de kaybedecek!14 izlenme
Sıla’nın darp raporunda korkunç detaylar! Kan, ödem, morluk!15 izlenme
Eminönü'ndeki balıkçılar yürütmeyi durdurma kararı için mahkemeye başvurdu14 izlenme
İsrail-Hamas savaşı: Ölü sayısı 1000’i geçti, festivalde ölenlerin cesetleri yığıldı15 izlenme
AA: Suriye ordusu Münbiç'e girdi10 izlenme
İmamoğlu ‘mülteci’ sorununa dikkat çekti: İstanbul dramatik göçün tam göbeğinde
Ankara’da tarihi konak dinci vakfa verildi
Yeni Şafak birkaç gün arayla çark etti... İki farklı 'Bahçeli' manşeti
Netflix, Blutv, Puhutv gibi platformlar hakkında alınan karar yorum! "Özellikle Netflix'te pompalanan 'aşırı' cinsellik ve LGBT-İ içerikli diziler artık platform üyelerini tiksindirmiştir"