Türkiye, gelmiş geçmiş en büyük yıkımlardan birini yaşamaktadır. Ulusal varlıklarımız, yer altı ve yerüstü kaynaklarımız yabancı sermayeye, yabancı madencilik şirketlerine pazarlanabilmektedir. Emperyalist Avrupa Birliği'nin dayattığı "uyum" adı altındaki yasalarla Türkiye, topraklarını, madenlerini ve zenginliklerini "işletme hakkı", "mülkiyet hakkı" gibi tartışmaların konusu haline getirebilmiştir. Türk mühendisleri, Türk şirketleri her türlü yerli çaba desteksiz bırakılmakta ve yabancı şirketlerin kapitalist hakimiyet alanlarında satılabilir değişkenler olarak, kaynaklarımız günübirlik politikalara hapsedilmektedir.
Çevresel sorunlar olarak dillendirilmeye çalışanların, "yapay gündemler", "ajitasyon politikaları" ve Türkiye'yi "kültürel Vandalizm"le suçlamak ötesinde bir anlamı bulunmamaktadır. Bilim insanları bağımsızlık bilinciyle çalışmalarını sürdürmekte ve ne yazık ki sabotajlarla, "elektronik harp" temelli yeni nesil suikastlarla yok edilebilmektedirler.
Hasankeyf yalanlarının ardında ne var: Çevre Emperyalizmi Ve Ilısu Barajı Örneği
Eylem Tok ve oğlu ABD'ye kaçmıştı: Hayatını kaybeden gencin babası konuştu9 izlenme
Sedat Peker davasında flaş gelişme! Mahkemede ilginç anlar: Benim tanıdığım tek reis...15 izlenme
Avrupa enerji krizini çözebilecek mi? Kömüre yönelen Avrupalılara yüzde 100 zam şoku10 izlenme
270 milyon Euro kredi böyle battı!10 izlenme
‘Lebaleb’ AKP kongresine tepkiler çığ gibi büyüdü11 izlenme
Enflasyonun faturası çıkıyor: Dolar yine rekor kırdı, faiz yüzde 15’i aştı!9 izlenme
PKK'daki çözülme hız kazandı: Kadın terörist 6 yıl sonra PKK'dan kaçarak ailesine kavuştu9 izlenme
Etki ajanlığı düzenlenmesinde geri adım13 izlenme