Türkiye, gelmiş geçmiş en büyük yıkımlardan birini yaşamaktadır. Ulusal varlıklarımız, yer altı ve yerüstü kaynaklarımız yabancı sermayeye, yabancı madencilik şirketlerine pazarlanabilmektedir. Emperyalist Avrupa Birliği'nin dayattığı "uyum" adı altındaki yasalarla Türkiye, topraklarını, madenlerini ve zenginliklerini "işletme hakkı", "mülkiyet hakkı" gibi tartışmaların konusu haline getirebilmiştir. Türk mühendisleri, Türk şirketleri her türlü yerli çaba desteksiz bırakılmakta ve yabancı şirketlerin kapitalist hakimiyet alanlarında satılabilir değişkenler olarak, kaynaklarımız günübirlik politikalara hapsedilmektedir.
Çevresel sorunlar olarak dillendirilmeye çalışanların, "yapay gündemler", "ajitasyon politikaları" ve Türkiye'yi "kültürel Vandalizm"le suçlamak ötesinde bir anlamı bulunmamaktadır. Bilim insanları bağımsızlık bilinciyle çalışmalarını sürdürmekte ve ne yazık ki sabotajlarla, "elektronik harp" temelli yeni nesil suikastlarla yok edilebilmektedirler.
Hasankeyf yalanlarının ardında ne var: Çevre Emperyalizmi Ve Ilısu Barajı Örneği
Mezar yerlerine zam komisyondan geçti!14 izlenme
Yaşanmış Gerçek Bir Olay8 izlenme
Emeklilere Bayram arifesinde ödenen10 izlenme
Erdoğan ve Bahçeli'yi üzecek anket sonucu: Cumhur ittifakı yüzde 50'nin altında, MHP baraj altı!13 izlenme
Bir Dev Daha Battı19 izlenme
Tek bir e-posta 5 milyarlık dev ağı çökertti3 izlenme
düğmeye basıldı....8 izlenme
Yeni Teklif Sevindirdi7 izlenme
Gözaltına alınan Tanju Özcan'dan mesaj: "Kimsenin başını öne eğdirecek bir iş yapmadım"
Macron'un akıl hocası Attali: NATO öldü!
İstanbul'da bir kadın daha kâbusu yaşadı: Evine gireceği esnada taciz edildi!
Türkiye'de koronavirüs salgını azalıyor derken Bilim Kurulu üyesi uyardı: Yeni dalga gelebilir