Bebeğim Duru’yu doğurduktan sonra

Bir gözü mavi, diğeri neredeyse siyahtı.

“Demek Duru…”

“Evet,” dedi dedem. “Onu görünce yıllar önce gördüğüm bir yüzü hatırladım.”

Bir anda Murat’ın neden ortadan kaybolduğunu düşündüm.

“Dede, Murat bütün bunları biliyor olabilir mi?”

“Bilmiyorum. Ama neden kaybolduğunu öğrenmek zorundasın.”

O gece sabaha kadar uyuyamadım.

Ertesi sabah dedemin verdiği numaradan Murat’ı aradım.

Telefon uzun süre çaldı.

Tam kapatacakken açıldı.

Karşı taraftan yalnızca nefes sesi geliyordu.

“Murat?”

Sessizlik.

“Benim. Bebeğimiz doğdu.”

Bir süre sonra titrek bir ses duyuldu.

“Onu gördün mü?”

“Evet.”

“Gözlerini?”

Kalbim duracak gibi oldu.

“Sen Duru’nun gözlerini nereden biliyorsun?”

Murat sustu.

Sonra çok alçak bir sesle konuştu.

“Çünkü seni bırakmamın sebebi bebeğiniz değildi.”

“Öyleyse neydi?”

“Babanın ölümünü araştırdım.”

Elimdeki telefon titremeye başladı.

“Ne öğrendin?”

“Babanın kazası değildi.”

Dedem de karşımdaki konuşmayı duyuyordu.

Murat devam etti:

“Babanın ölümünden önce görüştüğü son kişi benim babamdı.”

Gözlerim doldu.

“Peki sen neden ortadan kayboldun?”

“Çünkü babamın hâlâ hayatta olduğunu öğrendim.”

O anda dedem ayağa kalktı.

“Telefonu bana ver,” dedi.

Murat’ın sesini duyunca dedemin yüzü değişti.

“Sen kimsin?” diye sordu.

Karşı taraftan birkaç saniye sessizlik geldi.

Sonra Murat tek bir cümle söyledi:

“Ben sizin yıllardır öldü sandığınız adamın oğluyum.”

Dedem sandalyeye çöktü.

Ben ise olduğum yerde donup kaldım.

Fakat asıl şok bundan sonra geldi.
Reklamlar