Gazeteci Barış Pehlivan Silivri Cezaevinden yazdığı yazıda, 2011 yılında Ergenekon kumpas davasında tutuklanmasına neden olan ‘delil’lerin virüs yoluyla bilgisayarına yerleştirdiği bilimsel raporlarla kanıtlanmasına rağmen 19 ay hapis yattığını ve bu süre içinde suçsuz olduğunu katlamaya çalıştığını anlattı.
Pehlivan gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklanmasıyla ilgili de “AKP yine iktidarda. Ben yine tutuklu gazeteciyim. Ve yine aslında dışarıda olmam gerektiğini anlatmaya çabalıyorum” ifadelerini kullandı.
“Ben bu belgeleri ilk kez görüyorum.”
İlk tepkim bu oldu. Sorgumun yedinci saatindeydim. Savcı Zekeriya Öz masasındaki mavi klasörü açtığında gözlerime inanamadım. Hayatımın en zor günleri başlayacaktı. Hâkim, “Ben anlamam, itirazınızı yaparsınız” dedi. Tutuklandım. 2011’di.
Gazete manşetlerinde “Gazeteci değil, terörist” olduğum yazıyor, 37 yıl hapsim isteniyordu. Tek “delil” ise bana ait olmayan ama bilgisayarımdan çıkan sözde gizli belgelerdi.
İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Boğaziçi Üniversitesi’ne, uluslararası bilişim mühendislerinden resmi bilirkişilere birçok saygın kurum ve uzman rapor üstüne rapor yazdı. Hepsi aynı tespiti yapıyordu: Bu belgelerin bir bölümü virüs yoluyla uzaktan yüklenmişti. Yüklenemeyenler içinse evime gizlice girilmiş ve kalan belgeler bilgisayarıma fiziki yolla yerleştirilmişti.
İki gün sonra da gözaltına alınmıştım. 19 ay hapis yattım, 6 yıl sonra beraat ettim. Devlet “Pardon, seni boşuna hapsetmişiz” dedi.
Bu yazdıklarımı belki biliyordunuz. Ama anlatmak zorundaydım.
Zira, aradan yıllar geçti…
AKP yine iktidarda. Ben yine tutuklu gazeteciyim. Ve yine aslında dışarıda olmam gerektiğini anlatmaya çabalıyorum.
Prof. Dr. Adem Sözüer’in hakkımda hazırladığı bilimsel mütalaayı okuyunca bunları düşündüm. Görmüşsünüzdür, duayen hukukçu yeniden hapsedilmemin yasaya aykırı olduğunu tane tane anlatmış.
Ama işte kendi çıkardığı yasaya sahip çıkmayanlar ve arkasında durmayanlar var. Ben de yıllardır bilirkişi raporlarıyla ve bilimsel mütaalarla aslında devletin yapması gerekeni üstleniyorum.
12 yıl önce evime kimin girdiğini halen bilmiyorum. Bildiğim; siyah kölelerin yargılandığı bir düzen bu. Beyaz olsaydım, zengin olsaydım, dalkavuk olsaydım içeride olmazdım.
Tele1
Atatürk'ün hediye ettiği bayramda gençler hapiste14 izlenme
AVM'lerde korkutan tablo: "Vakalar yağmur gibi geliyor!"11 izlenme
Altılı masanın gizli ortağı HDP adayını açıkladı: Koşulsuz destek verecekler10 izlenme
10 ve 20 TL'nin hükmü kalmadı, bankamatiğe gidenler tomar tomar para çekecek: Vatandaş ve esnaf isyanda!16 izlenme
Herkes dolara ne olacağını tartışırken, ekonomist Selçuk Geçer iktidarın dolar planını açıkladı11 izlenme
Staj seferberliğine 17 bin başvuru11 izlenme
Diyanet'e ve Erdoğan'a para dayanmıyor... Yedek ödenek de sıfırlandı!11 izlenme
Jeotermale karşı çıktı, başına gelmeyen kalmadı!13 izlenme