“16 Nisan 2017’deki referandumdan sonra cumhurbaşkanının tarafsızlığının hukuken ortadan kalktığına” işaret eden mahkeme yargıcı, kararın gerekçesinde, “sanığın Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığı sıfatıyla yaptığı icraatlarından dolayı değil, siyasi bir kişilik, parti başkanı olarak gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle hakaret suçunu işlediğini” kaydetti.
K.D. adlı bir yurttaş, 2018 yılında, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Erdoğan’ın seçimleri usulsüz şekilde kazandığını ima ederek, “Atatürkçü en az yüzde 30’un, Erdoğan’ı ‘hırsızlıklarıyla’ anacağını” öne sürdü. K.D. paylaşımında, “Al, seçim senin olsun iblis” ifadesini kullandı. Savcılık K.D. hakkında “cumhurbaşkanına hakaret” suçundan dava açtı. Ankara’da başlayan davanın duruşmasında sanık avukatı Doğan Erkan, “Resmiyette dahi olsa partiler üstü cumhurbaşkanı için düzenlenmiş TCK 299 maddesi, 16 Nisan referandumundan sonraki Cumhurbaşkanlığı’nın yeni statüsü karşısında uygulanamaz” dedi. Mahkemenin kıdemli yargıcı, 25 Şubat’taki duruşma sonunda sanığın “iblis” sözüyle hakaret suçunu işlediğine karar verdi. Ancak sanığı, savcının istediği “cumhurbaşkanına hakaret” maddesinden cezalandırmayan yargıç, bunun yerine sanığa TCK’nin 125. maddesindeki normal kişilere uygulanan “hakaret” suçundan 5 ay hapis cezası verdi.
Kararın gerekçesinde, “Söz konusu suçun, katılanın Cumhurbaşkanlığı sıfatı ile ilgili değil, iktidar partisinin genel başkanı olması sıfatıyla, seçimde ‘hile’ yapıldığından söylendiğinden anayasa değişikliğinden sonra cumhurbaşkanının tarafsızlığı en azından hukuken ortadan kalktığından ve de cumhurbaşkanı aynı anda yürütmenin başı ve de iktidar partisinin lideri olduğundan, bu husus TCK 299. maddesinin kabul edildiği dönemde öngörülmediğinden, eylemine uyan TCK’nin 125. maddesinden 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi” denildi.
Cumhuriyet'ten Alican Uludağ'ın haberine göre; sanığın “hırsızlıklar” sözünün ağır bir eleştiri olduğunu, bu nedenle ceza verilmeyeceğini belirten mahkeme, sanığın “Al, seçim senin olsun iblis” sözüne ilişkin de şu değerlendirmeyi yaptı:
“Burada sanık, katılanın parti başkanı olarak seçime hile karıştırdığını düşünerek (doğru ya da yanlış mahkemeyi ilgilendirmez), ‘iblis’ demiştir. Katılanın Cumhurbaşkanlığı ya da yürütmenin başı olarak yaptığı icraatlerinden dolayı değil, siyasi bir kişilik olarak, parti başkanı sıfatıyla yapmış olduğunu düşündüğü haksız eylemlerinden dolayı hakaret etmiştir ve ‘iblis’ sözü ‘hırsızlık’ biçiminde dahi olsa, herhangi bir eylemi içermeyip doğrudan doğruya kişinin sıfatına ilişkin soyut bir nitelendirme olduğundan, ağır eleştiri sınırları dışındadır.”
Kararı değerlendiren avukat Doğan Erkan ise mahkemenin bu kararıyla, “Erdoğan’ın cumhurbaşkanı sıfatıyla siyasi parti genel başkanı sıfatlarını ayırdığına” dikkat çekerek, kararın “Erdoğan’a yönelen her sözün onun cumhurbaşkanı sıfatına yöneldiği kümülatif yorumun terk edilmesi” açısından önemli olduğunu vurguladı.
FETÖ’cü Rubin’ten Türkiye’ye sokak çağrısı: ABD yeni Gezi istiyor!8 izlenme
Son anketlerde ilginç sonuç!7 izlenme
Cimbom’da Marcao operasyonu15 izlenme
Mansur Yavaş’tan dikkat çeken ‘Anıtkabir’ talimatı13 izlenme
İhale verildi: Devletin şirketi SADAT'a emanet!13 izlenme
AFAD açıkladı: Depremde can kaybı sayısı 41 bin 156'ya yükseldi10 izlenme
Sel felaketinden peş peşe acı haberler! Can kaybı 70'e yükseldi...16 izlenme
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum: ''9 bin 959 metreküp müsilajı bertaraf ettik''19 izlenme
23 yıl saklandı: Gizlenen 'Derin Devlet' Raporu
Keskinleşen uluslararası çelişmeler ve Almanya seçimleri
Siyasette kiminle yol yürüdüyse onu satmış birinin yeni hedefi Kemal Kılıçdaroğlu sanırım.
Güllü’nün ölüm bilmecesi çözülüyor! Sır dolu ölümün ardından itiraf gibi sözler