Sanatçı özgürdür…
Hazır malzemeler kullanılarak tuvaller de farklı formlar tercih edebilir. Sprey boyalar kullanabilir. Ayrıca, hazır imgelerden de yararlanabilir…
KADINLARIN HER YERDE OLMASI GEREKTİĞİNE İNANIYORUM
Çalışmalarında kadın figürünü bolca görüyoruz. Bunun özel bir nedeni var mı?
Evet, özellikle de Snapshot koleksiyonumda bolca kadın var. Kadınların her yerde olması gerektiğine inanıyorum. Ayrıca zaten kadın imgesi pop sanatın başlıca konularından da biri.
ATATÜRK’TEN BAŞKASININ TABLOSUNU YAPMAM!
Kadın figürünün yanı sıra, Popart'ın popüler imge dağarcığının siyasi anlamını göz önünde bulundurursak, daha önce hiç bir siyasiyi resmetmiş miydin?
Bir tek Mustafa Kemal Atatürk'ün tablosunu yapmıştım. Bir başkasını da yapmam zaten!
Resim yaparken dijital araçlar ve en son endüstriyel tekniklerden faydalanıyor musun?
Evet, kanvasın ötesine bakarak gerçekliğimizi farklı yorumlamak için; bir çok farklı tekniği birden kullanıyorum. Çoğunlukla çizimlerimi ilk olarak dijital ortamda gerçekleştiriyorum. Daha sonra da onları kanvasa aktarıyorum.
Eserlerimde kullandığım dijital sanatlar, algımızın sanallığını yansıtırken; akrilik, varak ve ‘epoxy' gibi kullandığım klasik sanat araçları da, gerçekliğimizin yaratılmış ve dokunulabilir tarafını yansıtıyor.
Akrilikleri farklı aletlerle kullanmayı seviyorum. Ne yeni medyayı kullanmaktan, ne de eski medyayı kullanmaktan vazgeçebiliyorum.
YAPMAK İSTEDİKLERİMİZİ YAPAMIYORSAK ASIL SORUMLU BİZLERİZ
Ressam olarak hayatta kalmak zordur, hem de çok zor… Sense 10 yılda yerli yabancı birçok önemli sergide yer almayı başardın. Bravo!
Evet, özellikle de ‘Türk' olarak dünya metropollerinde, en saygın galerilerde sergi açmaya kalkınca hiç kolay değil ressam olmak…
Fakat imkansız da değil! Ben eserlerimle Türkiye dışında New York, Miami, İrlanda, Londra ve son olarak da Fransa'daki galerilerde sergilere katıldım. Açtığım sergilerde oldu.
Bana göre; hayatta yapmak istediklerimizi yapamıyorsak, bunun asıl sorumlusu çevresel faktörler değil bizleriz. Engelleri aşmak için pes etmemeli ve sınırlarımızı zorlamaya devam etmeliyiz.
TÜRKİYE’DE BAŞARILI SANATÇILAR YOK MU ZANNEDİYORSUN?
Sence ırkçılık ‘en modern' gözüyle baktığımız sanat dünyasını da mı ele geçirmiş durumda?
Tam olarak ırkçılık demeyelim fakat sen de en az benim kadar iyi biliyorsun ki Türklere karşı inanılmaz bir ön yargı var. Türkiye'de başarılı sanatçılar yok mu zannediyorsunuz? Var! Bir çok başarılı sanatçımız var. Fakat bunların kaçı yurtdışına gidip tutunabiliyor?
Bana göre bunun tek bir nedeni var. O da bizlere karşı olan ‘ön yargı'…
Tekrar hatırlatmak gibi olacak ama Taksim'deki saldırı nasıl gerçekleşti?
Güpegündüz yaz ortasında oldu. Taksim gibi merkezi bir yerde! Çok korkmuştum.
Olay, Taksim The Marmara’nın yanından çıkan yokuşun ucunda Metroya doğru yürüyorkrn gerçekleşti.
10 yaşlarındaki bir çocuk yerde oturuyordu, yanından geçtikten sonra kalçama ‘pıt’ diye birşey batırdı.. Batırıp batırmadığından, beni ellemek mi istediğini.. ne yaptığını anlamadım bile.. dönüp baktığımda yokuş aşağı koşarak kaçıyordu.
Uğraşmak istemedim, ‘çocuklar bile sapıklaştı' diyip bir an evvel metroya gitmek istedim.
Sanki birşey batırmışdı… Ama kalçamı ellediğimde bir ıslaklık da vardı.
Hızlıca metroya doğru yürüken başımın döndüğün fark ettim.
Metro’nun merdivenlerinden inerken çok net bacağımın uyuştuğunu ve bilincimin gitmek üzere olduğunu anladım.
Bana bir uyuşturucu verildiğini hemen idrak ederek ilk güvenli yere koştum, çünkü artık bayağı bacaklarımı hissedemez oldum.
Toplam 34 saniye de oluyor tüm bu anlattıklarım.
Merdivenlerin solunda bir kitapçı var, oradaki bayanlardan panik içinde yardım istedim, elimden geldiği kadar anlattım olayı.
O sırada başım ciddi anlamda dönüyor ve nefes alamıyordum. Kalp krizi yaşıyor gibiydim ama aynı zamanda el ve kolumdaki hissiyat gidiyordu.
Bir saniye sonra ayakta duramıyordum ve beni kasanın arkasınadaki bir sandalyeye oturtup güvene aldılar.
Güvenlik görevlisi hemen geldi. Eşimi aradılar cünkü konuşamıyordum ve cep telefonunu tutamaz oldum. Elim ayağımı hissedemedim ve kafamı duvara dayayarak şok içinde orada kalakaldım.
Görevli ve çalışan bayanlar inanılmaz yardımcı oldular. Su içemiyordum kafamı tutarak içirdiler bir iki yudum, kolonya sürdüler. Bu arada eşim geldi (çok yakın bir yerde çalışıyor.. o yüzden hemen gelebildi).
Metro görevlisi tekerlekli sandalye getirdi ve o şekilde beni hastaneye kaldırdılar. .. uyuşturucunun tam sistemimden çıkması birkaç saat aldı.
Başımdan geçen bu olayları kendi Facebook hesabımdan arkadaşlarımı uyarmak amacıyla yazdım. Dikkatli olsunlar diye…
Sen de alıp haber yapmışsın. Ben haber olsun diye yazmamıştım…
Sonrasında tüm basın mensupları peşime düştü. İnananlar inanmayanlar…
Gerçekten korkunçtu…
Psikolojik destek alarak atlattım o günün ben de bıraktığı izleri… Ama şimdi iyiyim. Ve daha iyi olacağım.
https://www.sozcu.com.tr/hayatim/kultursanathaberleri/tuvallerikadarkullandigimalzemeleriyledeyaraticiolanpinardupreilepopartruzgariesmeyebaslayacak/
Rusya'nın Ukrayna'yı işgali petrolü vurdu! 2014'ten sonra yeni zirve8 izlenme
ABD : " Türkiye için Elimizden Geleni Yapacağız"13 izlenme
Mahallelinin mücadelesi sonuç verdi! Caferağa'da tepki çeken ihale iptal edildi0 izlenme
11 ayda 24 bin kepenk indi8 izlenme
SON DAKİKA: MİT'ten Duhok'ta nokta operasyon! PKK'lı teröristler etkisiz hale getirildi28 izlenme
Banka hesaplarına anında bloke konulacak0 izlenme
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'dan YKS ve Kurban Bayramı mesaisi! Ek tedbirler mi gelecek?10 izlenme
İmamoğlu İBB zabıtasını Davutoğlu'nun karşısına dikti! Belediyenin parası neye harcanıyor?8 izlenme
Sedat Peker 'seni dakika dakika takip ediyorum' demişti: Bilgi sızdıran Bakan kim?
Cumhuriyet düşmanı gerici Fatih Tezcan'dan infial yaratan Atatürk mesajı!
Jeoloji Profesörü Prof. Dr. Şükrü Ersoy deprem riski en fazla olan o ili açıkladı
Karadeniz’in gazı Tuz Gölü'nde depolanacak! Vatandaşa gaz indirimi müjdesi