Türkiye ekonomisi, Orta Doğu’daki savaşın ardından CHP’ye mutlak butlan şokunu yaşıyor. Mutlak butlan kararı sonrasında piyasalardaki sert dalgalanma, yerini şimdilik toparlanmaya bıraktı.
Kamu bankalarından yapılan döviz satışları ile dolar kuru kontrol altında tutulurken, 9 günlük bayram tatiline girilecek olması nedeniyle de piyasalardaki dalgalanma sınırlı kaldı. Uzmanlara göre, artık olası seçim dönemine kadar enflasyonla mücadele programı fiilen sona ererken, geniş halk kitleleri açısından daha zorlu bir ekonomik ortam yaşanacak.
Ekonomi yazarı Uğur Gürses, butlan kararının zaten durgunlaşan ekonomi için olumsuz etki yaratacağını kaydederek, “Borsaya Varlık Fonu müdahale ediyor gibi görünüyor. Merkez Bankası zaten döviz kurunu boş bırakmıyor ve yoğun şekilde müdahale ediyor. Bu tabloya göre faizler de yüksek seyredecek. Türkiye’nin dışardaki varlıkları zarar edecek.
Eurobond’lar değer kaybedecek. Yatırımcıya ne kadar anlatırsanız anlatın, istediğiniz kadar parlak şey sunun. Yatırımcı olan bitene bakar. Dış yatırımcı açısından da parlak bir tablo yok. Şimdilik döviz satışıyla süreci götürecekler. Hemen faiz artıracaklarını düşünmüyorum. Döviz rezervleri azalmaya başlarsa o zaman faizleri artırma yoluna gidecekler. Bunun da çok fazla çözüm olacağını düşünmüyorum” dedi.
Merkez Bankasının işinin çok zorlaşacağını vurgulayan Prof. Dr. Serap Durusoy, “Enflasyon raporundaki hedeflerin şu konjonktürde tutturulamayacağı ortada. Hedeflere ulaşmak imkansız. Mevcut konjonktür enflasyon beklentilerinin çok daha kötüye gideceğini de ortaya koyuyor. Faiz artışı bile daha fazla konuşulacak. Başka makro ihtiyati tedbirler de hayata geçirilebilir. Toplumun bütün kesimleri etkilenecek ama dar gelirli bu süreci çok daha ağır ve sancılı geçirecek. Olan yine düşük gelir grubuna oluyor” diye konuştu.
Prof. Dr. Kamil Yılmaz’a göre, Erdoğan rejiminin ve ekonomi yönetiminin mevcut siyasal krizin ekonomideki yansımalarını kontrol altına alıp alamayacağını toplumsal muhalefet belirleyecek.
Prof. Dr. Şenol Babuşcu, mutlak butlan kararının piyasalara ciddi bir belirsizlik getirdiğini vurgulayarak, “Ekonomi açısından kötü sonuçlar doğuracak. Belirsizlikler kısa zamanda sonuçlanmadığı takdirde savaşa benzer bir etki daha görebiliriz. Enflasyon daha da yükselebilir. Enflasyonun yükselmesi, faizlerin de tırmanması demek. Vatandaşa yüksek faiz ve enflasyon olarak yansıyacak. Seçime kadar düşük kur, yüksek faiz politikası sürecek” diye konuştu.
DW Türkçe’ye konuşan Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu’na göre, AKP iktidarının önümüzdeki seçime ekonomide “pembe tablo” çizerek girmesi artık mümkün değil. Kozanoğlu, “Ortalama insanın yaşamdan şikayetlerinin daha da yoğunlaştığı karanlık bir döneme doğru yol alıyoruz” dedi.
NEFES
AB PARAMPARÇA! Fransa ve Belçika'dan sonra Hollanda!14 izlenme
Şühpeli Aracı Kovalarken Canından Oldu11 izlenme
Müjdat Gezenin Kötü Günü8 izlenme
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın baldızı hakkında karar4 izlenme
Biontech Kurucusu Uğur Şahin Müjdeyi Verdi13 izlenme
Sanayide kapasite kullanımı son 2 yılın en dibinde15 izlenme
Merkez Bankası’nın enflasyon tahmininde büyük artış10 izlenme
CHP SADAT’ı Meclis gündemine taşıdı!10 izlenme
AKP'li vekil Ayşe Böhürler'in dünyadan haberi yok! Tutuklu CHP’li başkana ‘AKP’ye hoş geldin’ dedi!
Türkiye'nin dev tekstil firması iflas etti.... 34 yıllık firmanın 300 çalışanı işsiz kaldı
Engelli kıza cinsel istismar ile ilgili iddianame kabul edildi!
İsa Yaşar Tezel’den suç duyurusu: Iğdır’da siyasi suikast var!