Türkiye günlerdir asgari ücreti konuşuyor.
7 milyona yakın ücretlinin geleceği.
Asgari ücretin biraz üzerinde maaş alanlar var.
Onlarla birlikte on milyon emekçi.
Her ailede 45 kişi olduğu düşünülürse 4050 milyon.
Rakamlar da gösteriyor.
Dünyada asgari ücretle çalışanlar küçük bir kesim.
Bizde ise durum farklı.
Asgari ücret, temel ücret.
Daha önce de yazdım.
Türkİş ve Başkanı Ergün Atalay…
Değişik bir müzakere yürütüyor.
Birinci önceliği Türkiye.
İkinci de işçilerin hakları.
Esnek çalışmayla ilgili yasa teklifi Meclis’e gelmişti.
Bütçe Plan Komisyonu’ndan geçmişti.
Herkes “bu iş bitti” diyordu.
Atalay ise direniyordu.
Çok kararlı bir mücadele yürüttü.
Genel Kurul’a gelmeden geri çekildi.
Kıdem tazminatı yasası da aynı.
Meclis’e geldi.
Türkİş ve Atalay, “kırmızı çizgimiz” dedi.
İşçiyi arkasına aldı.
Meclis’te siyasi partilere tek tek anlattı.
İkna etti ve planı bozdu.
700 BİN İŞÇİNİN SÖZLEŞMESİ
Kamuda 700 bin işçiyi kapsayan sözleşme.
Süreç iğne oyası gibi işlendi.
Şov değil, sonuç odaklı bir müzakere yürütüldü.
O günlerde herkesin şapka çıkardığı bir toplu sözleşme imzalandı.
Sıra asgari ücrete geldi.
Türk İş’te,
2022 yılı asgari ücreti çalışmaları çok önce başladı.
Uzmanlar bütün verileri masaya yatırdı.
Asgari ücrete bin lira zam öngörüldü.
Ama, son dönemde ekonomide yaşananlar,
Türkİş’i yeni hesap yapmaya yöneltti.
Ergün Atalay’la sık sık görüştüm.
Detaylı bir çalışma yapmışlardı.
İşçilerle doğrudan birebir temas kurmuştu.
Müzakere yürütürken rakamı öne çıkarmadı.
Çalışanların durumunu anlattı.
Açlık, yoksulluk sınırını masaya koydu.
Kırmızı çizgisini belirledi.
“4 bin liranın altı olmaz” dedi.
İlk görüşme 1 Aralık’ta,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığındaydı.
Daha çok süreci başlatan toplantıydı.
İkinci görüşmede ev sahibi Türkİş’ti.
O gün hastanedeydim.
Bir tanıdığımın sağlık sorununa yardımcı oluyordum.
Sıra beklerken uzaktan Ergün Atalay’ı gördüm.
Bir telaşı vardı.
Ne olduğunu soramadım.
Aradan bir süre geçti.
Bir baktım Atalay televizyonda canlı yayındaydı.
Asgari ücretle ilgili açıklama yapıyordu.
Şaşırdım…
Hastanede işler uzun sürdü.
Koşuştururken Atalay’ı yine gördüm.
İyice meraklanmıştım.
Gazetecilik damarı işte…
Ne olduğunu anlamaya çalıştım.
Nihayet öğrendim…
Hastane görevlileri,
Atalay’ın oğlunun ameliyat olduğunu söylediler.
Atalay oğlunu hastaneye yatırmış, onu doktorlara emanet edip işçilerin haklarını savunmak için asgari ücret toplantısına gitmişti.
Toplantı biter bitmez yine oğluna koşmuştu.
Her mücadelede bilinmeyen öyküler vardır.
2022 yılı asgari ücret müzakerelerinin bilinmeyenlerinden biri de buydu.
Geçtiğimiz günlerde Ergün Atalay’ı ziyaret ettim.
Her zamanki gibi yoğundu.
Sendika yönetimi ile sürekli temas halindeydi.
Sonuç almak için çabalıyordu.
Gelişmeleri konuştuk.
Onu rahatlamış gördüm.
İşçiyi memnun edecek bir sonuca ulaşılmış gibiydi.
İşverenin itirazını sordum.
Ona da çözüm arandığını bildirdi.
Ama bir talebi vardı.
“Enflasyonu durdurmak lazım” dedi.
2022 yılı asgari ücreti dün açıklandı.
4 bin 250 lira.
Ekonomide Kurtuluş Savaşı’nın askerleri işçiler biraz rahatladı.
Umarız yeni ücretler birkaç ayda erimez.
Atalay’ın dediği gibi zamlar durmalı…
Aydınlık
CIA’nın LGBT çalışması11 izlenme
İsrail’in büyük korkusu16 izlenme
Kendine 'bağımsız' diyen medya ABD'den nasıl fonlandı? Halil Nebiler Yorumladı15 izlenme
Amerikancılar panikte, viraj alamayanlar şaşkın0 izlenme
ABD Başkanı Biden'ın "Erdoğan'ı devirmeleri için destek vereceğiz" dediği unsurlar kimler?11 izlenme
Merkez Bankası'nın bağımsızlığı16 izlenme
Firari FETÖ'cüler panikte!10 izlenme
Batı istihbaratı ve medya yalanları8 izlenme
CHP’nin 'hayır'ını sadece HDP değil İyi Parti de biliyordu
Yalanlar tek tek çöküyor
Mustafa Kemal Paşa, Samsun'a çıkmak yerine: Ülkem için üzgünüm ülke beni kaybetti, deseydi...
"APO'YU KOYSA, APO'YA Da VERİRİM" DİYENLER VE DEMESE DE, TÜREVLERİNE VERENLERLE GELİNEN SONUÇ!